("Pigs!") ve "Nonoş polisler!"(Les hommes sont des porcs, mais les femmes aussi !).
Polisler katili yakaladı.La policía cogió al asesino.
Onun gibi polislerden nefret ederim.Odio a los policías como él.
Polisleri arıyorum.Llamo a la policía.
Polisler nerede?¿Dónde están los policías?
Polisleri aramalıydın.Deberías haber llamado a la policía.
Polisler onu tutuklar.La Policía los arrestó.
Kalabalık, açık bir şekilde polisler ile alay etmeye başlamıştı.La turba se burló abiertamente de la policía.
Yıkımların çoğunu yapan polislerdi.Era la policía la que hacía la mayor parte de la destrucción.
Polisler Rick'in bu teklifini kâbul eder ve Rick'in grubu Dawn ve onun adamları ile hastanede buluşur.Están de acuerdo y el grupo de Rick se encuentra con Dawn y sus oficiales en el hospital.
Ardından polisler gelir.Luego llegó la policía.
Polisler yaklaşmaktadır.Los asaltantes se acercan.
Daha sonra Hurley yakalanıyor ve polislere kendisinin Oceanic 6'lısından biri olduğunu söylüyor.Rápidamente los policía le detienen, mientras él grita que es uno de los Seis del Oceanic.
Oradaki polisler ölüdür.El Chef ha muerto.
Koridorda bağırarak koşan Charlie polisleri bir tüfekle vurur.Corriendo a lo largo del pasillo, gritando, Charlie le dispara a los detectives con una escopeta.
Polisler kapıları kapattı ve etrafı şaşkınlık kapladı.La policía bloqueó las puertas y la confusión aumentó.
Arabası polisler tarafından çevrildi ve arabanın içi dışına getirildi.Le permitieron pasar y el coche se alejó de la prisión.
Bu baskında polisler 167 kişiyi tutukladı.El incidente mató a 167 trabajadores.
Ardından da oraya gelen polislere teslim olur.Después se entregó a la policía.
Burası New York" şeklinde polislere bağırdılar.También apareció en "Policías de Nueva York" al año siguiente.
Karakoldan da polisleri soyarak kaçmayı başarmaktadır.Pero el atleta consigue escapar corriendo de la comisaría.
ABD askerî polisleri tarafından yakalandı.Fue capturado por el ejército de Estados Unidos.
Polisler ise dışarıda Sucreyi beklemekteler.Al salir los esperaba la policía.
Polisler Jesse'den şüphelenip onu gözaltına aldılar.La policía logra capturar a Jesse.
Tom polislerin açtığı ateş sonucunda hayatını kaybetmiştir.En algún momento, la policía abrió fuego contra sus helicópteros.
Ne çeteden birisi ne de polisler bu adamı yakalayamamışlardır.El autor o autores no fueron encontrados por la policía.
Daha sonra polisler onu merkeze götürür.Posteriormente, le habla a la policía.
Polisler burnu ele geçirirler; ona bir sopa çekerler ve Kovalyov'a geri verirler.Atrapan a la nariz, la pegan y se la devuelven a Kovalyov; sin embargo, es incapaz de volver a pegársela.
Polisler sabah saat 5:00 civarı parktaki kalanlara müdahale etti.Los policías llegaron al lugar a las 2h de la mañana.
Başarılı bir dövüşçü olduğundan polisler onu zor bir şekilde yakalamışlardır.Cuando esta fallece, los oficiales lo capturan sin dificultad.
Bunlar federal olarak atanan polisler olarak kabul edilmiştir.Ha sido reconocida como refugiado según las leyes federales.
Charlie'ye eşlik etmek için polisler gelir.El acompañó a Charlie en la visita.
Hatta bazı polisler bile göstericilerin safına geçmişti.También pude ver algunos hombres arropando a las mujeres en la cubierta.
Polisler babama, benim cep telefonu çaldığımı söylemişler.Flint llama a su padre para que envíe el código de bloqueo a su teléfono celular.
Buradan ayrılıyoruz. Polisler geliyor.Andiamo via da qui. Sta arrivando la polizia.
Biz polisler değiliz.Non siamo poliziotti.
Polisleri aramalıydın.Avresti dovuto chiamare la polizia.
Daha sonra polisler onu merkeze götürür.Viene portato poi in commissariato.
Polisler onu tutuklar.La polizia li arrestò.
Polisler yaralandı, ama dört militan yakalandı.Quattro militanti furono catturati, e cinque poliziotti rimasero feriti.
Tünelin girişi, İsrail polislerince derhal örtüldü.Il tunnel fu rapidamente sigillato con cemento dalla polizia israeliana.
Polisler yaklaşmaktadır.I Combine stanno arrivando.
Birkaç dakika sonra polisler gelir ve soyguncuyu kimin etkisiz hale getirdiğini sorar.Arriva la polizia che sorprende i ladri.
Bölgeye polisler gelir.La Guardia Nazionale arriva sul posto.
Burada yerel polislerle birlikte olayı aydınlatmaya çalışacaktır.Per farlo si scontra con la polizia locale.
Ardından polisler gelir.Ma arriva la polizia.
Oradaki polisler ölüdür.Muoiono tutti i poliziotti.
Ardından da oraya gelen polislere teslim olur.Poi si consegna alla polizia.
ABD askerî polisleri tarafından yakalandı.Catturato dagli americani del US Army.
Polisler yatı arar ve büyük miktarda kokain bulurlar.I Carabinieri perquisiscono il negozio e trovano una grossa quantità di eroina.
Karakoldan da polisleri soyarak kaçmayı başarmaktadır.Il dipartimento di Polizia riesce però a farselo sfuggire.
Kriminalpolizei - ('Kripo') Eyalet polislerinin dedektiflik branşıdır.Kriminalpolizei ("Kripo"): è l'unità investigativa che opera in borghese.
Olay yerine gelen polisler onları tutuklar.Inseguito interverranno le guardie che li fermeranno.
Polisler yaklaşırken bile gülmeye devam ederler.Quando se ne va, le ragazze iniziano a ridere.
Sonunda Dupondt biraderler ve bazı onlara yardımcı polisler gelir.Ad aiutarlo arrivano Terry e uno dei due poliziotti.
Genellikle askeriyede ve polisler tarafından kullanılır.Per motivi storici, sono impiegati soprattutto nell'esercito e nella polizia.
Polisler bunun intihar olduğuna karar verdiler.La polizia riconosce che si tratta di un suicidio.
Polisler 8 Şubat 1944'te onu ablukaya alır.Muore in battaglia l'8 febbraio 1943.
Tom polislerin açtığı ateş sonucunda hayatını kaybetmiştir.La polizia apre il fuoco uccidendola.
Polisler olay yerine vardığında suçlular çoktan kaçmıştı.L'arrivo della polizia mette in fuga i criminali.