Bunlar federal olarak atanan polisler olarak kabul edilmiştir.Den er beskyttet av Bundespolizei som er det føderale politiet.
Genellikle askeriyede ve polisler tarafından kullanılır.Det ble oftest brukt av politi og fengselsbetjenter.
Daha sonra polisler onu merkeze götürür.Betjenten får senere sparken fra politiet.
Burası New York" şeklinde polislere bağırdılar.For eksempel brukes betegnelsen newyorker om personer fra New York.
Polisler madara edildiler.Politiet ble varslet.
Ayrıca kardeşi Frank Capone da polislerin elinde öldü.Faren André og broren Jean døde også i fangenskap.
Polisler bunun intihar olduğuna karar verdiler.Polisi mengatakan bahwa mereka bunuh diri.
SS ve SD nin karışımı ve güvenlik polisleri, Ukraynalı polislere infazlar için yardım etti.Pembunuhan dilakukan oleh gabungan pasukan SS, SD dan Polisi Keamanan, serta dibantu oleh polisi Ukraina.
Daha sonra polisler onu merkeze götürür.Alhasil, ketiganya digiring ke kantor polisi.
Polisler onu tutuklar.Mereka ditahan oleh polisi.
Polisler Menezes’i 5 dakika boyunca takip ederler.Aleksander tinggal di Persepolis selama lima bulan.
Polislerde de her şey yolundadır, birçok mahkûm buzlandırılarak kalmaktadır.Pers menjadi jauh lebih merdeka, dan ribuan tahanan politik dan banyak pembangkang di bebaskan.
Oradaki polisler ölüdür.Korban tewas di tempat.
"Fransa'da Polislere Tecavüz Soruşturması"."Laporan Khusus: Kerusuhan di Prancis".
62 gün sonra polisler tarafından kurtarıldı.16 penyintas diselamatkan enam bulan kemudian.
Tüm polisler bu kaçış planının arkasında Franklin'in olduğunu düşünmektedirler.Gerilyawan asal Chechnya diyakini berada di balik serangan tersebut.
Ardından polisler gelir.Sau đó cảnh sát đã đến.
Polisler köprüden geçemez.Người đi bộ không được phép qua cầu.
Polisler yaklaşmaktadır.Quân địch sắp tới rồi.
SS ve SD nin karışımı ve güvenlik polisleri, Ukraynalı polislere infazlar için yardım etti.Ngoài ra còn có SS, SD và Cơ quan An ninh, được hỗ trợ bởi Cảnh sát bổ trợ Ukraine.
Colin McFarlane, Polis Müdürü Gillian B. Loeb rolünde: Gotham'daki polislerin müdürü.Colin McFarlane đảm nhiệm vai Gillian B. Loeb, Ủy viên cảnh sát của Gotham trước khi bị Joker sát hại.
Polisler de Arthuru takip eder.Quân Trần đuổi theo đánh đến Nghệ An.
Tam o sırada polisler gelir.Khi đó, xe cảnh sát tới.
Polislerde de her şey yolundadır, birçok mahkûm buzlandırılarak kalmaktadır.Thời tiết cũng khiến nhiều tù nhân chết cóng.
Gary Oldman, James Gordon rolüyle: Gotham şehrindeki dürüst polislerden biri.Gary Oldman trong vai James Gordon Một trong số ít những sĩ quan cảnh sát thanh liêm của thành phố Gotham.
Daha sonra polisler onu merkeze götürür.Anh ta bị chuyển về đồn cảnh sát.
Oradaki polisler ölüdür.Bọn Nhữ Hậu bị chết trôi.
Polisler onu tutuklar.Họ đã bị cảnh sát chặn lại.
Sonunda Dupondt biraderler ve bazı onlara yardımcı polisler gelir.Cuối cùng, bác sĩ Aibolit tốt bụng phải đến giúp hai chú.
("Pigs!") ve "Nonoş polisler!"("Hui Voyne", "Chiến tranh cái con cặc!").
Etrafında döndüğün her anda polisler bir tür rezalet çıkarmaya çalışıyordu."Nếu rút quân về, giặc nhất định thừa cơ đuổi theo".
Polislerin cenaze töreninde "Kahrolsun İnsan Hakları" sloganı atıldı.“Thi thể nữ sinh phân hủy trong Hồ Đá ‘tử thần’”.
A.C.A.B., "All Cops Are Bastards" (Bütün polisler piçtir) anlamına gelen polis karşıtı bir kısaltmadır.A.C.A.B.とは、英語で「全ての警官はクソ野郎」「ポリ公なんざクソ食らえ」を意味する"All Cops Are Bastards"のイニシャリズムである。
Pyro polislere saldırır.ピラニアは人を襲う。
Daha sonra polisler eve gelir ve katil adamı ateş ederek öldürür.警察が到着し犯人を射殺する。
Polisler de Arthuru takip eder.アーサー達を追いかける警官2人。
Bu olaya polisler, FBI gibi gruplar müdhale eder.そのため、警察はもちろん、FBIなどにもマークされている。
Bar çıkışında sarhoşken polislere yakalanır ve cezalandırılır.酔っ払って交番で警官に逮捕されそうになる。
Polisler yaklaşmaktadır.無数の警官が到着。
Radyo dinleyen polislerce gözaltında tutuldular.警察無線機で使われている。
Polisler bunun intihar olduğuna karar verdiler.警察は自殺と断定している。
Burası New York" şeklinde polislere bağırdılar.これらをニューヨーク断片という。
Daha sonra polisler onu merkeze götürür.その後、警察に補導される。
(Profesyonel keskin nişancı yoktu, gönüllü polisler vardı.)(知事は、「従軍はあったが(従軍)慰安婦はなかった。
ABD askerî polisleri tarafından yakalandı.米軍によって捕獲される。
Polisler onu tutuklar.警察はこの男を逮捕した。
Dan, polisler gelene kadar Daunte'nin ölümünü üstlenir.ミランはダディが亡くなる2年前にダディの後継者を探した。
Listede adını bulamadıkları için polisler tarafından salınır.警察は彼女の本名を記録に残さなかったため、警察がそのことを把握していたかは分からない。
Çaldığı arabayla kaçarken polislere yakalandı.捕まえたセミを運んでいる途中、車に轢かれてしまった。
Polisler eve giderek üzerinde hala daha kurumuş kan izleri olan bıçağı getirdiler.これに加えて、家の中から凶器とみられる包丁が血を洗い流した状態で見つかった。
C.R.A.S.H olarak bilinen kirli polislerdendir.ロスサントス市警にあるC.R.A.S.H.所属の悪徳警官。
Oradaki polisler ölüdür.調査員は死亡した。
Polisler Sivas taraftarının tepkisini çekmemek için müdahalede bulunmadı.スコットランド警察はショーを中断させる措置は行わなかった。
Polisler bunun intihar olduğuna karar verdiler.警方判斷為自殺。
Polisler eve giderek üzerinde hala daha kurumuş kan izleri olan bıçağı getirdiler.現場檢獲疑似兇器染血菜刀一把。
Bu baskında polisler 167 kişiyi tutukladı.警方逮捕了186人 。
Vagondaki polisler emrine itaat etti ve bir soyguncu tarafından kandırıldıklarını anlayamadılar.”马车里的副手遵命了,直到后来才发现被逃逸的劫匪欺骗了。
Arabası polisler tarafından çevrildi ve arabanın içi dışına getirildi.警察将流浪汉摇醒并带他上了警车。
Polis arabası, polisler tarafından resmi görevlerini yerine getirmek amacıyla kullanılan taşıttır.巡逻警车是各国巡警执行巡逻任务所使用的车辆。
Polislerle arasında geçen konuşmanın bir bölümünü Valjean'ın Fantine'i kurtardığı bölümde kullandı.他使用了与警方的部分对词来作为冉阿让救芳汀的剧情。