Polislerin Bronz Çağında mevcut oldukları iddia edilmiş.A község már a bronzkorszakban létezett.
Polislerin yaptığı arama sonucunda arabasında belli miktarda uyuşturucu ve esrar bulunmuştur.A rendőrség az autóban egy baltát és több kést is talált.
Doğu tarafında motorsikletli ve yaya polisler ve köpekler de kontrol halindeydi.Kerékpár-, síléc- és szörftartók is jártak hozzá.
Polisler ise dışarıda Sucreyi beklemekteler.A rendőrség természetesen még mindig keresi.
Bir süre sonra beyaz polisler gelir ve Derek'i tutuklarlar.Ekkor rendőrök érkeznek és elvezetik Foley-t.
"Saçan'a 'Fethullahçı polisler' soruldu".Első nevezetes viszotagságokat szenyvede Ottokártól, a’ ki által elpusztíttatott.
Binanın yan tarafında polislerin kaldığı bölümler yıkıldı ve malzeme deposu alev aldı.A front közeledésére az állomás melletti katonai raktárát felgyújtották, a téglagyárat kiürítették.
Polis arabası, polisler tarafından resmi görevlerini yerine getirmek amacıyla kullanılan taşıttır.Poliisiauto on poliisien virkatehtäviensä suorittamiseen käyttämä auto.
Kalabalık, açık bir şekilde polisler ile alay etmeye başlamıştı.Mellakoijat pilkkasivat poliisia avoimesti.
Etrafında döndüğün her anda polisler bir tür rezalet çıkarmaya çalışıyordu."Joka kerta kun käänsi selkänsä, kytät olivat mukana yhdessä jos toisessa skandaalissa.”
Bütün polisler okulu çevreledi.Sotilaat piirittivät koulun.
Kate ve Tom kaçmaya çalışır, ama Tom kazada ölür ve Kate ise polislerden kaçar.Kate ja Tom pakenevat, mutta Tom kuolee poliisin luotiin.
Yıkımların çoğunu yapan polislerdi.Poliisi aiheutti suurimman osan tuhoista.
Polisler yaklaşmaktadır.Kosiomies saapuu.
Polisler olay yerine vardığında suçlular çoktan kaçmıştı.Poliisit saapuvat pian paikalle, mutta rikolliset ovat kerenneet jo karata.
Polisler Jin’e inanmaz.Kukaan ei usko Alexia.
Daha sonra Hurley yakalanıyor ve polislere kendisinin Oceanic 6'lısından biri olduğunu söylüyor.Hurley tunnustaa äidilleen, että Oceanic Six valehtelee.
Bir süre sonra beyaz polisler gelir ve Derek'i tutuklarlar.Hetkeä myöhemmin poliisit saapuvat ja Katherine pidätetään.
Polisler kapıları kapattı ve etrafı şaşkınlık kapladı.Poliisit telkesivät ovet, ja hätäännys kasvoi.
Polisler onu tutuklar.Mutta FBI vangitsee hänet.
Menezes önce otobüse biner, sivil polislerden bazıları da otobüse onunla beraber biner.Uuno aikoo opastaa heidät jalkaisin perille, vaikka muut lähtivät sinne jo bussilla.
Ozzie telefonla polisleri arayıp yardım ister.Walton kertoi soittavansa puhelinkioskista ja pyysi apua.
Bu baskında polisler 167 kişiyi tutukladı.Poliisi pidätti yhteensä 761 mielenosoittajaa.
Polisler Menezes’i 5 dakika boyunca takip ederler.Anderlechtissä Kouyaté pelasi kuuden vuoden ajan.
C.R.A.S.H olarak bilinen kirli polislerdendir.Hän esiintyy S.H.I.E.L.D.:iin kuuluvan iskuryhmän S.T.R.I.K.E. komentajana.
Polisler bunun intihar olduğuna karar verdiler.Poliisin mukaan kyseessä oli itsemurha.
Polisler madara edildiler.Lapset otettiin huostaan.
Karakoldan da polisleri soyarak kaçmayı başarmaktadır.Poliisiasemalta tulee lisää poliiseja, mikäli on onnistunut saamaan poliisit peräänsä.
Polisler ona kaçakların isimlerini sorar ve o da söyler.Poliisi neuvotteli ja kysyi protestoijilta, mitä nämä haluavat.
Olaylar sonucunda,arasında polislerin de bulunduğu 50 kişi yaralandı.Viisi ihmistä ehti loukkaantua ennen kuin poliisi puuttui asiaan.
Tünelin girişi, İsrail polislerince derhal örtüldü.Israelin poliisi muurasi käytävän nopeasti umpeen.
Polisler ve askerler müdahale etmemişlerdir.Poliiseilla ja sotilailla ei ole äänioikeutta.
Bütün yapabileceğimiz polislerin gelmesini beklemektir.Emme voi tehdä muuta kuin odottaa poliisia.
Tom polisler tarafından aranıyor.Poliisi etsii Tomia.
Ardından da oraya gelen polislere teslim olur.Κατόπιν παραδίδεται στους αστυνομικούς.
Polisler bunun intihar olduğuna karar verdiler.Η αστυνομία αποφάνθηκε ότι ήταν αυτοκτονία.
Daha sonra polisler onu merkeze götürür.Κατόπιν οδηγούνται όλοι στο αστυνομικό τμήμα.
Polisler sabah saat 5:00 civarı parktaki kalanlara müdahale etti.Στις 5 παρά 10 οι αστυνομικοί εισέβαλαν στο κτίριο.
Polisler ve askerler müdahale etmemişlerdir.Η αστυνομία και οι στρατιώτες απλώς κοιτούσαν.
Tom polislerin açtığı ateş sonucunda hayatını kaybetmiştir.Ο δράστης βρίσκεται νεκρός από τα πυρά της αστυνομίας.
"Fransa'da Polislere Tecavüz Soruşturması".«Γαλλική έρευνα για υποθέσεις διαφθοράς Αφρικανών προέδρων».
Tam o sırada polisler gelir.Σε λίγο, η αστυνομία καταφτάνει.
Devam filmi Liseli Polisler 2 (22 Jump Street) 13 Haziran 2014'te vizyona girmiştir.Ο Τέιτουμ έπαιξε τον ίδιο ρόλο στην ταινία 22 Jump Street, η οποία κυκλοφόρησε στις 13 Ιουνίου 2014.
Bu protesto silahlı polislerden oluşan filolar ile karşılandı.Η σφαίρα προερχόταν από τους αστυνομικούς!
Daha sonra Hurley yakalanıyor ve polislere kendisinin Oceanic 6'lısından biri olduğunu söylüyor.Under anholdelsen råber Hurley at betjentene ikke ved hvad de gør, og at han en af "the Oceanic Six."
Polisler onu tutuklar.Politiet fangede dem.
Shepard iki gün sonra hastanede öldü, Hartnell hayati tehlikeyi atlattı ve olayı polislere ve basına anlattı.Hun døde to dage senere, men Hartnell overlevede, og kunne fortælle om sin oplevelse til pressen.
Polisler bunun intihar olduğuna karar verdiler.Ifølge politiet var der tale om et selvmord.
Kate ve Tom kaçmaya çalışır, ama Tom kazada ölür ve Kate ise polislerden kaçar.Skudene slår Tom ihjel, og Kate løber væk umiddelbart efter bilen forulykker.
Polisler de Arthuru takip eder.Art er også kortformen af Arthur.
Oradaki polisler ölüdür.Militærstaten er død.
Bir yandan da polisler aşağıda konumlanmaktadır.Parallelt opleves politiets arbejde indefra.
Polisler sabah saat 5:00 civarı parktaki kalanlara müdahale etti.Partierne blev sat i gang kl. 15 på spilledagene.
Savcı kimlik tespiti için olay yerinde görev yapan polislerin bilgilerini istedi.Skatteministeriet har politianmeldt sagen for at afklare, hvem der har lækket oplysningerne.
Polis arabası, polisler tarafından resmi görevlerini yerine getirmek amacıyla kullanılan taşıttır.En politibil er et køretøj som er speciel tilpasset for politiets gøremål.
Karakoldan da polisleri soyarak kaçmayı başarmaktadır.Noen fra denne spesialkommandoen lykkes å flykte.
Polisler onu tutuklar.Politier kommer og arresterer ham.
Polisler yaklaşmaktadır.Sjørøverne kommer!
Polisler annesini tutuklar ve hapse atarlar.Politiet arresterer henne, og setter henne i fengsel.
Oradaki polisler ölüdür.Provinssetet er i Mati.