Ayrıca kendisi polisiye romanlar yazmaktadır.Il a également écrit des romans policiers.
Lenin, Rus polisinden saklandığında burada yaşamıştır.Il a connu Lénine pendant son séjour en Union soviétique.
Himmler göreve 3,000 Güvenlik Polisi, Gestapo, Kripo, SD ve Waffen-SS topladı.Au total, ces unités comptent 3 000 hommes, issus de la Gestapo, du SD, de la Kripo et de l'Ordnungspolizei.
Örneğin, Gotham polisindeki çürüme, Batman'in varlığına duyulan ihtiyacı doğurur.Le Bat-Signal est utilisé par la police de Gotham pour requérir l'aide de Batman.
Trendeki Kız, İngiliz romancı Paula Hawkins’in 2015 yılında yayımlanan gerilim, polisiye romanıdır.La Fille du train est un thriller psychologique écrit par l'auteur britannique Paula Hawkins, édité en 2015.
Charlie de trafik polisiyle tartışır.Pete se battra aussi avec les agents du train qui l'expulsent.
Birçok polisin şiddet kullanmaktan kaçındığı rapor edildi.Beaucoup d’entre eux se sont enfuis pour échapper aux violences.
Putları, düşünce polisi izler.Politik mit wachen Sinnen betreiben!
Kahramanı dedektif Maigret olan polisiye romanlarıyla tanınır.Elle est connue pour sa série de romans policiers ayant pour héroïne la policière Maud Graham.
Diğer çevirileri ise polisiye ve tarihi romanlar oldu.Elle écrit principalement des romans historiques et des romans policiers historiques.
Polisin sorgusu boyunca ondan hoşlanmayız.La réponse de la femme ne semble pas lui plaire.
Büyükşehir Polisi saldırıyı "terörist bir olay" olarak ilan etti.Le procureur de l'Oblast qualifie l'attaque d'acte terroriste,,.
Haziran 2008: Belucistan'da 16 İranlı polisin idamı.1986 : Vote par référendum de l'arrêt du nucléaire en Italie.
Şubat 2009'da Filistin'deki mülteci kamplarını ziyarete gitmiş ama İsrail Polisi tarafından tutuklanmıştır.En janvier et février, des manifestations ont lieu, mais elles sont interdites par l'Autorité palestinienne.
2000 yılında, İtalyan polisi uluslararası tutuklama emri yayımladı.En avril 2000, les autorités ougandaises ont délivré à son encontre un mandat d'arrêt international.
Bu dönem, polisiyede özellikle "Kim Yaptı?""Qui était-il et que faisait-il dans la vie ?" lui demande le policier.
Hindistan polisi tarafından “Militan Maoistler” olarak adlandırmıştır.Il est surnommé « Mac Do » par les policiers.
İsyan bir sürü sivilin ve polisin ölümüne sebep oldu ve dünyadaki öğrenci isyanlarını tetikledi.Ces bombardements provoquèrent de nombreux morts civils et la destruction de l'école des garçons.
Polisi arayın!¡Llame a la policía!
Ben bir polisim.Soy policía.
Lütfen polisi ara.Llama a la policía por favor.
Sanırım Polisi aramalıyız.Creo que deberíamos llamar a la policía.
Polisi aramak istemiyorum.No quiero llamar a la Policía.
Tom polisi aramalıydı.Tom debería haber llamado a la policía.
O, polisi görür görmez dışarı koştu.En cuanto vio al policía salió corriendo.
Dün gece polisi aramak zorunda kaldık.Anoche tuvimos que llamar a la policía.
Polisi neden aramadın?¿Por qué no llamaste a la policía?
Polisi beklememiz gerek.Tenemos que esperar a la policía.
Deniz polisinin 100 kıyı yakınında devriyesi ve 50 limanda tekneleri vardır.La policía de marines tiene 100 patrullas costeras y 50 barcos de puerto.
Gürcü ve Rus edebiyatları, Stalin ve onun gizli polisi üzerine kitaplar yazdı.Ha escrito sobre la literatura rusa y georgiana, y además, sobre Stalin y su policía secreta.
Tüm Zamanların En İyi 100 Polisiye KitabıAnexo:Las cien mejores novelas policíacas de todos los tiempos
Din polisi ise bu kuralların uygulanmasını sağlamakla görevli idi.Nosotros, los SS, somos los encargados de llevar a cabo esta orden.
Ancak, 1 Ağustos 1945 tarihinde ABD askeri polisi tarafından tutukladı.Fue detenido finalmente el 1 de agosto de 1945 por la Policía Militar estadounidense.
Sosyete Polisi 2 ya da özgün adıyla Beverly Hills Cop II, 1987, ABD yapımı aksiyon-komedi filmi.Beverly Hills Cop II, película de acción y comedia del año 1987, continuación de Beverly Hills Cop.
Londra Şehri'nin ise Londra Şehri Polisi (City of London Police) adında kendi polis teşkilatı bulunmaktadır.La «City de Londres» tiene su propio cuerpo policial, la Policía de la City de Londres.
Ben bir polisim...Gloria: es una policía.
Lenin, Rus polisinden saklandığında burada yaşamıştır.Políticos Vladimir Lenin vivió aquí escondido de la policía del Zar.
Polisin peşine düştüğü Batman farikadan çıkar.Batman inmediatamente escapa de la policía cojeando de una pierna producto de la caída.
Maskeli beş saldırgan, üç polisi ve şoförü öldürdü ve Schleyer'i rehin aldı.Cinco activistas enmascarados dispararon inmediatamente a los policías y al chófer y capturaron al empresario.
Bu dönem, polisiyede özellikle "Kim Yaptı?"«“La historia, ¿quién la hace?”».
Film aynı zamanda İngiliz polisini eğitmek için de kullanılıyor.La película está siendo utilizada para entrenar a la policía británica sobre los asesinatos por honor.
Polisin ateş açması sonucu, çok sayıda işçi öldü ve yaralandı.Como resultado del combate, hubo varios policías y obreros muertos y heridos.
Bağırov'un Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti polisi için de çalıştığı rivayet edilir.También está documentado que trabajó para la policía de la República Democrática de Azerbaiyán.
Bu süreçte yaklaşık 1000 polisin görev alacağı geniş güvenlik önlemleri alınmaktadır.Más de 1000 oficiales de policía están encargados del operativo de seguridad.
Sınırdan geçişte ABD polisi sorun çıkarır.Ciertos agentes de la Patrulla Fronteriza de los EE.
Ayrıca kendisi polisiye romanlar yazmaktadır.También ha escrito varias novelas policíacas.
Ray Kirschmann, New York polisinde detektiftir.Robert Thorn es un policía detective de la ciudad.
Ormana kaçan polisi kısa sürede öldürür.El arma homicida fue encontrada por la policía en los bosques cercanos rápidamente.
Malzeme de Nazi politik polisi Gestapo tarafından sağlanıyordu.El aparato de policía estaba fuertemente influido por la Gestapo.
Filmdeki polisiye kısım bu noktadan sonra daha da artıyor.Su labor televisiva de esa etapa no es menos importante.
Daha çok aksiyon gerilim tarzında ve polisiye yapımlarda rol almıştır.Además, fue muy exitoso en su papel original contra infantería y fortificaciones.
Münih polisinin açıklamasına göre saldırıda en az 9 kişi hayatını kaybetti.A pesar de todo parece ser que solo causó nueve muertes en la ciudad.
Guguk Kuşu 2013 yılı suç - polisiye romanı.Editorial Destino 2013 - La gran estafa.
Örneğin, Gotham polisindeki çürüme, Batman'in varlığına duyulan ihtiyacı doğurur.En Gotham, el miedo es representado por Batman.
İsrail polisi gerçek mermi ve kauçuk kaplı çelik mermilerle cevap verdi.La policía israelí pasó a utilizar fuego real y balas de plomo recubiertas de goma.
Saldırıda 70 Rus askeri ve polisi ile 130 Çeçen savaşçı öldü.Los combatientes anticomunistas mataron hasta a 70 agentes soviéticos.
Tom polisin sorularını yanıtladı.Tom rispose alle domande della polizia.
Polisi arayın.Chiamate la polizia.
Polisi arama.Non chiamate la polizia.
Polisin sorunla ilgilenmesine izin vermeliydik.Avremmo dovuto permettere che la polizia si occupasse del problema.