Tom Mary'nin polise gitmesini engellemeye çalıştı.Tom versuchte Mary daran zu hindern zur Polizei zu gehen.
Neden polise yardım etmek istemiyorsunuz?Warum wollen Sie der Polizei nicht helfen?
Hatta polise bazı cesetleri bulma konusunda yardım ettiğinden dolayı cezası hafifletilerek 22 yıla düşürüldü.Wegen der Mithilfe beim Auffinden der Leichen seiner Todesopfer wurde seine Haft auf 22 Jahre heruntergesetzt.
Polise, çözemediği vakalarda (çoğunlukla cinayet vakaları) yardım eder.Sie helfen der Polizei bei der Aufklärung ungelöster Kriminalfälle.
Komşular pis koku sebebiyle polise gittiler.Sie rannte zu den Nachbarn, welche die Polizei alarmierten.
Daha sonra bu delilleri polise götürdü.Mit diesen Informationen ging sie zur Polizei.
Bundan şüphelenen yetimhane görevlisi polise haber verir.Anne, die von dem Verdacht hört, benachrichtigt die Ermittler.
Kadın suçun işlenmesinin hemen ardından saldırganın eşgalini polise bildirmiştir.Der Freund alarmierte unmittelbar nach dem Überfall die Polizei.
Lincoln onları polise ihbar edebileceğinden Nika'ya güvenmemektedir.Lynn ist sich nicht sicher, ob sie zur Polizei gehen soll.
Aynı yıl partinin bütün gizli dökümanlarını polise teslim etti.Noch am selben Tag legte er gegenüber der Polizei ein umfassendes Geständnis ab.
Christiane onu telefonla aradıktan sonra polise araştırmalarında yardım eder.Frau Hoop bat mich ihr bei den Nachforschungen nach ihrem Mann zu helfen.
Ama polise yakalanırlar.Der aber wird von der Polizei erwischt.
Dokuz buçuk saat sonra barışçıl bir şekilde polise teslim oldu.Der Festgenommene verbrachte anschließend zweieinhalb Stunden in einer Zelle auf dem Polizeirevier.
Poliseksüeller ise tüm cinsiyetlere ilgi duymayabilir.Ich finde die ganze Idee von Sexualität überflüssig.
Herkesi kovmakla kalmayıp evi berbat eden Tillie' yi tutuklamaları için polise de haber verir.Der Onkel lässt die Polizei rufen, um Tillie aufgrund der angerichteten Schäden festnehmen zu lassen.
Eğer sokakta kaybolursan, bir polise sor.Si tu te perds dans une rue, demande à un policier.
Hırsız, silahını polise doğrulttu.Le voleur a braqué son arme à feu sur l'officier de police.
"Gelecekte polise yardım edebileceğimi düşünüyorum." dedi Bernadette Dejeu'nun erkek kardeşi.« Je pense que je peux aider la police dans le futur. » a dit le frère de Bernadette Dejeu.
Polise sor.Pregúntale al policía.
Polise ölümün sebebini incelettirme teşebbüsleri başarısızlık ile sonuçlandı.Les démarches initiales visant à inciter la police à enquêter sur les causes de sa mort ont été un échec.
Burada gruptan bazıları polise taş attı.Certains manifestants ont jeté des pierres aux policiers.
Bunun yanında hakkında polise ve mahkemeye de şikayetlerde bulunuldu.Elle a aussi déposé une plainte à la police.
Daha sonra bu delilleri polise götürdü.À la suite de cet incident, il rejoint la police.
Wong ise havaalanında polise yakalanır.Guy la retrouve à l'aéroport.
Lincoln onları polise ihbar edebileceğinden Nika'ya güvenmemektedir.Lincoln prévient Michael qu'il a pas confiance en Nika.
Polise yolu sor.Pregúntale el camino al policía.
Bir polise küfür edemem.No puedo decirle palabrotas a un policía.
Polise yalan söyledi.Mintió a la policía.
Tommy 11 adamın hepsini öldürür ancak polise yakalanır ve 15 yıl boyunca hapis yatar.Tommy logra asesinar a todos, sin embargo, es arrestado y encarcelado durante quince años.
Daha sonra bu delilleri polise götürdü.Los documentos los entregaron a la policía.
Lincoln onları polise ihbar edebileceğinden Nika'ya güvenmemektedir.Acuerdan no decir nada a Nikki acerca de esto.
Ama polise yakalanırlar.Fue capturado por la policía.
Bazı şehirlerde göstericiler polise saldırdı ve araçları ateşe verdi.Los alborortadores atacaron a la policía, saquearon tiendas y quemaron coches.
Geriye kalan kadın şüpheli ise polise teslim oldu.Tras finalizar el ataque, los atacantes se entregaron a la policía.
Polise, çözemediği vakalarda (çoğunlukla cinayet vakaları) yardım eder.Los crímenes se suceden y la policía no logra resolver el rompecabezas.
Komşular pis koku sebebiyle polise gittiler.Algunos campesinos llevaron a los oficiales hasta el lugar del crimen.
Burada gruptan bazıları polise taş attı.Por su parte, algunos manifestantes lanzaron piedras contra las fuerzas de policía.
Dokuz buçuk saat sonra barışçıl bir şekilde polise teslim oldu.Después estuvo tres años y medio en las Fuerzas Armadas.
Partiyi polise ihbar etmekle suçlandı.Lo denuncia a la policía.
Turing bu hırsızlığı polise bildirdi.Turing acudió a la policía a denunciar el delito.
Polise telefon eden Mike idi.È stato Mike a telefonare alla polizia.
Polise arabamın çalındığını bildirdim.Ho denunciato il furto della mia auto alla polizia.
Polise yakalanmamak için kaçmaya başlar.Deve nascondersi dalla polizia?
Komşular pis koku sebebiyle polise gittiler.La polizia ferma una ragazza che vagava insanguinata per la città.
Polise, soyguncuyu Krusty olarak tanımlar ve Krusty yakalanarak suçlu bulunur ve hapse gönderilir.La banda viene sgominata, Frazer viene identificato come capobanda e arrestato.
Christiane onu telefonla aradıktan sonra polise araştırmalarında yardım eder.Da quando Sebastian è ricercato, la polizia continua a interrogarlo.
Pedro annesine durumu açıklasa da annesi ona inanmayıp oğlunu polise götürür.Nurdinov non sapendo cosa fare, portò la creatura a casa sua.
Son olarak bir polise ırkçı (Nazi) dediği için 4 ay hapis yatmıştır.Ha scontato una pena di quattro anni di carcere per violenza razziale.
Daha sonra bu delilleri polise götürdü.Dopo di che è stata ribattezzata alla polizia.
O onun polise gitmesini tavsiye etti.Она посоветовала ему пойти в милицию.
"Gelecekte polise yardım edebileceğimi düşünüyorum." dedi Bernadette Dejeu'nun erkek kardeşi."Думаю, что в будущем я смогу помогать полиции", — сказал брат Бернадетты Дежё.
Dokuz buçuk saat sonra barışçıl bir şekilde polise teslim oldu.Они сами вышли на связь через 9 с половиной часов после отбоя.
Geriye kalan kadın şüpheli ise polise teslim oldu.Сообщалось, что подозреваемый после инцидента сдался властям.
Polise göre ise yapılan soruşturmada bu olay bir intihar değil talihsizlikti.Полицейское расследование показывает, что это был не несчастный случай, а убийство.
Polise ölümün sebebini incelettirme teşebbüsleri başarısızlık ile sonuçlandı.Усилия полиции в поисках пропавшего договора тщетны.
Komşular pis koku sebebiyle polise gittiler.Жители города будят соседей громким шумом.
Burada gruptan bazıları polise taş attı.Но в ответ на это из толпы начали бросать камни в полицейских.
Wong ise havaalanında polise yakalanır.В вашингтонском аэропорту она была задержана полицией.
Cesedi daha sonra polise ve basına kanıt olarak sunuldu.لاحقاً تم تقديم جثته كدليل على الهجوم للشرطة والصحافة.
Polise yakalanmamak için kaçmaya başlar.وتطاردها الشرطة لإلقاء القبض عليها.