polis memuru ile cümle

polis memuru kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Kalabalıktan bazı kişiler hastaneye yatırıldılar, ve dört tane polis memuru yaralandı.Jotkut väkijoukossa olleet oli viety sairaalaan, ja neljä poliisia oli loukkaantunut.
1933'te, Naumann, SA'ya katıldı ve sonra bir subay ve polis memuru oldu.Vuonna 1933 Naumann liittyi SA:han ja hänestä tuli poliisiupseeri.
Rattenhuber Münih'te doğdu ve bir polis memuru olarak kariyer yaptı.Rattenhuber syntyi Münchenissä, missä hän loi uran poliisina.
Aynı yıl adı bir polis memurunun öldürülmesi olayına da karışmıştır.Hän oli myös epäiltynä poliisin murhasta samalta vuodelta.
Lou, polis çavuşu ve Springfield şehrinin yetenekli bir polis memurudur.Hän on Springfieldin kaupungin pölkkypäinen ja epäpätevä poliisipäällikkö.
Bir polis memurunun gözü kesilmiş, birkaç diğer memur ise uçan molozlar tarafından berelenmişti.Yhden poliisin silmään tuli haava, ja muutamat muut saivat ruhjeita lentävistä pirstaleista.
Jon Bernthal Shane Walsh'ı canlandırmaktadır; Rick'in yakın arkadaşı ve eski polis memuru.Shane Walsh (Jon Bernthal) on Rickin hyvä ystävä ja kollega.
Matt Parkman (Greg Grunberg): Los Angeles'ta bir polis memuru.Ο Matt Parkman (Γκρεκ Γκράνμπεργκ) είναι ένας αστυνομικός από το Λος Άντζελες.
Erdem Kısa, polis memuru.Μικρότερος αδερφός, αστυνομικός.
4 polis memuru öldü.Ως αποτέλεσμα, σκοτώθηκαν τέσσερις αστυνομικοί.
Bir polis memuru, bir adamla çocuğun çivi bombası saldırısı sonrası öldüğünü söyler.Ένας αστυνομικός της λέει ότι μετά από μία έκρηξη, ένας άνδρας και ένα πεντάχρονο παιδί σκοτώθηκαν.
Çatışma sırasında bir polis memuru yaralanarak hayatını kaybetti.Κατά τη διάρκεια μιας διαδήλωσης διαμαρτυρίας τραυματίστηκε.
Onu sorgulayan polis memuru ise onun anlattıklarına güvenmiyordur."Και κανένας από τους αξιωματικούς δεν θέλει να ομολογήσει ότι το έχει κάνει.
Ayrıca bir polis memuru da vurularak şehit edilmiştir.Den anden politibetjent bliver ligeledes skudt.
Daha sonra, 1993 yazında, Atlanta'da iki polis memuruna saldırıldı ve suçlu bulundu.Senere, i oktober 1993, blev Shakur sigtet for at have skudt mod to politifolk ude for tjenesten i Atlanta.
Çatışma sırasında bir polis memuru yaralanarak hayatını kaybetti.Under disse optøjer mistede en politimand livet.
Bir polis memurunu öldürmekten suçlanır ve 1992 senesinde bir akıl hastanesine kapatılır.Han blir anklaget for å ha drept en politibetjent og blir tvangsinnlagt på et mentalsjukehus i 1992.
Ayrıca bir polis memuru da vurularak şehit edilmiştir.En politimann blir skutt og drept.
Matt Parkman eşi ile sorunları olan bir polis memurudur.Hun samarbeider med Matt Parkman.
Ama Michael ölmemiştir ve polis memurunu öldürür.Michael overmanner offiseren og skyter ham.
O bölgede üç polis memuru bulunuyordu.Hanya ada dua polisi yang bertugas di sana.
Bir polis memuru, bir adamla çocuğun çivi bombası saldırısı sonrası öldüğünü söyler.Badan Penyelidik Angkatan Laut menyatakan bahwa ia dan adiknya terkena bom.
Polis memuru Michael'ın öldüğünü sanır.Peter menyadari bahwa George telah meninggal.
Jon Bernthal Shane Walsh'ı canlandırmaktadır; Rick'in yakın arkadaşı ve eski polis memuru.Jon Bernthal vai Shane Walsh, là bạn thân của Rick, là cựu phó cảnh sát trưởng.
Ayrıca bir polis memuru da vurularak şehit edilmiştir.Thật không may, hắn cũng bị trúng đạn của lực lượng cảnh sát.
Ama Michael ölmemiştir ve polis memurunu öldürür.Michael tấn công đồn cảnh sát, giết chết tất cả các sĩ quan.
Rick ve Michonne Alexandria'yı korumak için Deanna tarafından polis memuru olarak görevlendirilmiştir.Sau đó, Deanna bổ nhiệm cho Rick và Michonne nhiệm vụ giữ an ninh cho cộng đồng.
Ama Michael ölmemiştir ve polis memurunu öldürür.マイケルは警察によって捕獲されたが、のちに職員を惨殺。
Ağca'yı yakalayan polis memuru henüz 37 yaşında olmasına rağmen bilinmeyen bir sebeple emekli edildi.この時忠吉はまだ13歳であったがために、軍役叶わずとして知行断絶した。
4 polis memuru öldü.隊員4人が遭難死した。
Ulusal Polis Memuru 1. sınıfının kariyeri bu rütbe ile başlar.雇用した女性ユニットは必ずこのクラスから始まる。
O bölgede üç polis memuru bulunuyordu.町内には6の警察官駐在所がある。
4 polis memuru öldü.造成4名警察死亡。
Ahmed Merabet, 42, polis memuru, yerde yaralı şekilde yatarken kafasından vuruldu.艾哈迈德·梅拉贝特(Ahmed Merabet),42岁,阿尔及利亚裔穆斯林警察,躺在地上时被射殺,頭部中彈。
2003 yılında çekilen Jay-Z/Beyoncé "'03 Bonnie & Clyde" klibinde şef polis memurunu oynamıştır.此外,在2003年Jay-Z和碧昂丝合作歌曲“'03 Bonnie & Clyde”的MV中饰演警察长官。
Soruşturma kapsamında iki polis memuru gözaltına alındı.200名警察在调查过程中被问话。
Ağca'yı yakalayan polis memuru henüz 37 yaşında olmasına rağmen bilinmeyen bir sebeple emekli edildi.羊权的伯父羊秉任抚军参军,有很好的名声,虚龄三十二岁时就去世。
Ayrıca bir polis memuru da vurularak şehit edilmiştir.据悉,还有一名警察被斩首。
Franck Brinsolaro, 49, (SDLP) polis memuru, Charb'ın koruması olarak atandı.弗蘭克·巴蘇拿奥(Franck Brinsolaro),49岁,夏伯的保镖。
Erdem Kısa, polis memuru.劉寅浚,晚清官員。
Franck Brinsolaro, 49, (SDLP) polis memuru, Charb'ın koruması olarak atandı.프랑크 브랭솔라로 (Franck Brinsolaro, 49세), 경찰, 샤르브를 호위하였다.
Memur Barbrady: Kasabanın tek polis memurudur.알로이스 딤펠모저 : 마을의 유일한 경찰이다.
Bir polis memuru Le Parisien'e, olayların 2005 Fransız ayaklanmalarına benzediğini söyledi.배경에는 중동계의 이민 문제가 있어, 2005년에는 파리 교외에서 폭동이 일어났다.
Ayrıca bir polis memuru da vurularak şehit edilmiştir.결국 다른 경찰관이 쏜 총에 맞아 진압되었다.
Ölenlerden 17'si polis memuru, 24'ü isyancı ve 61'i sivildi.또한 경찰관 17명, 반군 24명, 민간인 61명이 사망하였다.
Olay sonucunda, eylemi gerçekleştiren polis memuru ile 8 rehine öldü.하지만, 진압 작전의 실패로 인질 8명이 사망하였다.
Bir polis memurunun gözü kesilmiş, birkaç diğer memur ise uçan molozlar tarafından berelenmişti.한명의 경찰관은 실명을 당했고, 몇몇 다른 경찰관들은 파편에 의해 타박상을 입기도 하였다.
2003 yılında çekilen Jay-Z/Beyoncé "'03 Bonnie & Clyde" klibinde şef polis memurunu oynamıştır.2002년 제이-지의 노래 "'03 Bonnie & Clyde"에 비욘세가 피처링으로 참여하면서 열애 중이라는 소문이 나기 시작했다.
Katil polis memuru ile de karşılaşır.의무경찰, 해양경찰과 함께 '전투경찰'을 이룬다.
Hiçbir polis memuru silahını ateşlemedi.אני לא יריתי בשוטר...
Onu sorgulayan polis memuru ise onun anlattıklarına güvenmiyordur.רואה החשבון אומר שהוא לא מפקפק בו.
Nazım 1991 yılında Fuzuli şehrinde polis memuru olarak işe alındı.ב-1999 שימש כיועץ מיוחד לנציב האו"ם לפליטים בקוסובו.
Erdem Kısa, polis memuru.Запасен офицер, комисионер.
Saldırıda bir polis memuru ve bir adliye çalışanı hayatını kaybetti, üçü polis 7 kişi yaralandı.Един милионер и един служител на UB са убити, други трима милиционери са ранени.
Polis memuru Michael'ın öldüğünü sanır.Liječnik je potvrdio da je Milošević mrtav.
Kalabalıktan bazı kişiler hastaneye yatırıldılar, ve dört tane polis memuru yaralandı.Neki od sudionika bili su hospitalizirani, ↓7 a povrijeđena su i četiri policajca.
Bir polis memuru, bir adamla çocuğun çivi bombası saldırısı sonrası öldüğünü söyler.Ubija ga strojnica malo poslije smrti poručnika g.
Daha sonra, 1993 yazında, Atlanta'da iki polis memuruna saldırıldı ve suçlu bulundu.U studenom 1983. dva policajca su mu upala u kuću s namjerom da ga uhite.
Hâlihazırda aşağı yukarı 37.000 polis memurundan oluşur.Na najnižšej úrovni je tvorené zhruba 37 000 obcami.
Hiçbir polis memuru silahını ateşlemedi.S istotou však žiadneho strelca nevidel.

İlgili Sayfalar