polis memuru ile cümle
polis memuru kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Polis memuru, Emniyet Genel Müdürlüğü'nde en alt polis rütbesidir.Šerif je po navadi najvišji policist v okraju.
Polis memuru Michael'ın öldüğünü sanır.Vendar Špicparkeljc trdi, da je njegova mama umrla.
Recep Güleç, polis memuru.Kalba priesaginė, polisintetinė.
Ulusal Polis Memuru 1. sınıfının kariyeri bu rütbe ile başlar.Daugelis karininkų pradeda karininko karjerą peršokdami šį laipsnį.
Matt Parkman (Greg Grunberg): Los Angeles'ta bir polis memuru.Matt Parkman (Greg Grunberg) – Los Angeleses elav politseinik, kel on võime teiste inimeste mõtteid kuulata.
Karakoldaki üç polis memuru kayboldu.Ametist kõrvaldati ka 3 kõrget politseiametnikku.
2007 yılında, yaklaşık 1350 üst düzey polis memuru bir CEPOL faaliyetine katılmıştır.2007-ben a rendőri szolgálatok kb. 1350 vezető beosztású tisztje vett részt CEPOL tevékenységben.
2007 yılında, yaklaşık 1350 üst düzey polis memuru bir CEPOL faaliyetine katılmıştır.A implementação das actividades tem lugar nas instalações dos institutos nacionais de formação de polícia.
2007 yılında, yaklaşık 1350 üst düzey polis memuru bir CEPOL faaliyetine katılmıştır.En 2007, environ 1 350 hauts fonc-
2007 yılında, yaklaşık 1350 üst düzey polis memuru bir CEPOL faaliyetine katılmıştır.I 2007 deltog ca. 1 350 ledende politifolk i en af Cepols aktiviteter.
2007 yılında, yaklaşık 1350 üst düzey polis memuru bir CEPOL faaliyetine katılmıştır.Im Jahr 2007 haben etwa 1 350 hochrangige Po-
2007 yılında, yaklaşık 1350 üst düzey polis memuru bir CEPOL faaliyetine katılmıştır.In 2007 hebben onge-
2007 yılında, yaklaşık 1350 üst düzey polis memuru bir CEPOL faaliyetine katılmıştır.La CEPOL è stata istituita quale agenzia dell’UE nel 2006. Il se-
2007 yılında, yaklaşık 1350 üst düzey polis memuru bir CEPOL faaliyetine katılmıştır.Las actividades se celebran en las escuelas de policía nacionales.
2007 yılında, yaklaşık 1350 üst düzey polis memuru bir CEPOL faaliyetine katılmıştır.Leta 2007 je bilo 1 350 višjih policijskih
2007 yılında, yaklaşık 1350 üst düzey polis memuru bir CEPOL faaliyetine katılmıştır.Punerea în aplicare a activităţilor are loc la nivelul colegiilor naţionale de formare a forţelor de poliţie.
2007 yılında, yaklaşık 1350 üst düzey polis memuru bir CEPOL faaliyetine katılmıştır.Under 2007 deltog runt 1 350 högre polismän i en av CEPOL:s aktiviteter.
2007 yılında, yaklaşık 1350 üst düzey polis memuru bir CEPOL faaliyetine katılmıştır.V roku 2007 sa na aktivitách CEPOL-u zúčastnilo približne 1350 vyšších príslušníkov polície.
2007 yılında, yaklaşık 1350 üst düzey polis memuru bir CEPOL faaliyetine katılmıştır.Vuonna 2007 CEPOLin järjestämiin
2007 yılında, yaklaşık 1350 üst düzey polis memuru bir CEPOL faaliyetine katılmıştır.W 2007 r. w działaniach zorganizowanych przez CEPOL wzięło udział około 1350 wyższych funkcjonariuszy policji.
2007 yılında, yaklaşık 1350 üst düzey polis memuru bir CEPOL faaliyetine katılmıştır.Το 2007 γύρω στα 1 350 ανώτε-
2007 yılında, yaklaşık 1350 üst düzey polis memuru bir CEPOL faaliyetine katılmıştır.През 2007 г. около 1350 висши полицейски
3. Bir polis memurunun statüsü, onu istemese şiddet uygulamaya itiyor.3. Aufgrund ihrer autoritären Rolle wird die Polizei automatisch gewalttätiger.
3. Bir polis memurunun statüsü, onu istemese şiddet uygulamaya itiyor.Полицейският статус ги кара да се държат жестоко, дори и да не искат.
Afganistan'daki yozlaşmaya "İntikam" adlı çalışmayla bakmak istiyorum ve bir polis memuru rolünde,Az afganisztáni korrupciót akarom vizsgálni, a "Visszafizetés" című munkámmal.
Afganistan'daki yozlaşmaya "İntikam" adlı çalışmayla bakmak istiyorum ve bir polis memuru rolünde,Ik wil de corruptie in Afghanistan te kijk stellen door een happening die ik 'Terugbetaling' noem.
Afganistan'daki yozlaşmaya "İntikam" adlı çalışmayla bakmak istiyorum ve bir polis memuru rolünde,Je veux examiner la corruption en Afghanistan à travers une oeuvre intitulée :
Afganistan'daki yozlaşmaya "İntikam" adlı çalışmayla bakmak istiyorum ve bir polis memuru rolünde,W akcji "Odpłata" chcę się przyjrzeć korupcji w Afganistanie.
Afganistan'daki yozlaşmaya "İntikam" adlı çalışmayla bakmak istiyorum ve bir polis memuru rolünde,Я хочу поднять проблему коррупции в Афганистане в работе под названием "Реванш".
Araba içindeki suçlunun bir polis memuru tarafından kenara çekildiği sahneyi hatırlarsınız.여러분들 그장면을 기억하실지도 모르겠는데 유괴자가 경찰관에게 차를 멈추게 되어,
Araba içindeki suçlunun bir polis memuru tarafından kenara çekildiği sahneyi hatırlarsınız.Misschien herinner je je de scène waarin de kidnapper staande wordt gehouden door een agent.
Araba içindeki suçlunun bir polis memuru tarafından kenara çekildiği sahneyi hatırlarsınız.Vou começar com um enigma: o enigma dos atos de fala indireta.
Araba içindeki suçlunun bir polis memuru tarafından kenara çekildiği sahneyi hatırlarsınız.Vous vous souvenez peut-être de la scène où
Araba içindeki suçlunun bir polis memuru tarafından kenara çekildiği sahneyi hatırlarsınız.Y quizá recuerden la escena en la que un oficial de policía hace detenerse al secuestrador
Araba içindeki suçlunun bir polis memuru tarafından kenara çekildiği sahneyi hatırlarsınız.ואולי זוכרים את הסצנה שבה החוטף נעצר על-ידי שוטר,
Araba içindeki suçlunun bir polis memuru tarafından kenara çekildiği sahneyi hatırlarsınız.وقد تتذكرون المشهد الذي أوقِف فيه الخاطف بواسطة ضابط شرطة،
Araba içindeki suçlunun bir polis memuru tarafından kenara çekildiği sahneyi hatırlarsınız.誘拐犯が 警官によって車を停止させられ 免許証を見せるように言われます
Babam şehirde polis memuru olarak çalışırdı.Ayah saya bekerja sebagai polisi di kota.
Babam şehirde polis memuru olarak çalışırdı.Cha tôi làm cảnh sát trong thành phố.
Babam şehirde polis memuru olarak çalışırdı. Eve yılda bir kere gelirdi.Tata era polițist în oraș, venea acasă o dată pe an.
Babam şehirde polis memuru olarak çalışırdı.저희 아버지는 도시에서 경찰로 일하셨어요.
Babam şehirde polis memuru olarak çalışırdı.Mein Vater arbeitete als Polizist in der Stadt.
Babam şehirde polis memuru olarak çalışırdı.Mijn vader werkte als politieman in de stad.
Babam şehirde polis memuru olarak çalışırdı.Min far arbetade som polis inne i stan.
Babam şehirde polis memuru olarak çalışırdı.Mio padre faceva il poliziotto in città.
Babam şehirde polis memuru olarak çalışırdı.Mi padre trabajaba como policía en la ciudad.
Babam şehirde polis memuru olarak çalışırdı.Mój ojciec pracował w mieście jako policjant.
Babam şehirde polis memuru olarak çalışırdı.Môj otec pracoval ako policajt v meste.
Babam şehirde polis memuru olarak çalışırdı.Mon père était policier en ville.
Babam şehirde polis memuru olarak çalışırdı.Můj otec pracoval ve městě jako policista.
Babam şehirde polis memuru olarak çalışırdı.O meu pai trabalhava como polícia, na cidade.
Babam şehirde polis memuru olarak çalışırdı.Ο πατέρας μου δούλευε σαν αστυνομικός στη πόλη.
Babam şehirde polis memuru olarak çalışırdı.Баща ми работеше като полицай в града.
Babam şehirde polis memuru olarak çalışırdı.Мій батько працював полісменом у місті.
Babam şehirde polis memuru olarak çalışırdı.Мой отец работал полицейским в городе.
Babam şehirde polis memuru olarak çalışırdı.אבי עבד כשוטר, בעיר.
Babam şehirde polis memuru olarak çalışırdı.والدي عَمِل كشرطي في المدينة.
Babam şehirde polis memuru olarak çalışırdı.家に帰ってくるのは年に一度で
Bir polis memurunu iktidarsız yapmak, onun görevini doğru dürüst yapmasını engellemektir.Einen Polizisten impotent zu machen, ist Behinderung seiner Dienstpflicht.
Bir polis memurunu iktidarsız yapmak, onun görevini doğru dürüst yapmasını engellemektir.Rendre un policier impuissant, c'est une entrave à son travail.