Ana içeriğe geç
Sözlük

polen ile cümle

polen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Orkidelerin poleni üzerine çalışması ile Botanik Doktoru oldu (bkz. 'Önemli Eserleri').He became a Doctor in Botany with his work on the pollen of orchids (see ‘Selected Works’).
Vasily Polenov Tadevosyan'ın öğretmeni ve arkadaşıydı.Vasily Polenov was his teacher and friend.
Tadevosyan 1898'de Polenov'la Filistin'e gitti. Daha sonra birkaç kez daha Orta Doğu'yu gezdi.In 1898, he travelled to Palestine with Polenov and would revisit the Middle East several times.
Calyptra döküldükten kısa bir süre sonra poleni erciklerin anterlerinden kurtarır.Shortly after the calyptra is shed, liberating the pollen from the anthers of the stamen.
Sitili gruptaki en uzunudur ve çiçeklerinin polen:yumurta oranı daha yüksektir.Its style is the longest in the group, and its flowers have a higher pollen:ovule ratio.
Oluşumda fosil bitki kalıntılarının yanı sıra kök yapıları ve polen de bulunur.Fossil plant remains, as well as root structures and pollen, are also found in the formation.[1]
Polen tanelerinin anterlerden stigmalara aktarılması işlemidir.It is the process of transfer of pollen grains from one anther to stigma of other plants.
Hipantiyum üzerinde taşınan stamenler, çiçeğin polen üreten üreme organlarıdır.The stamens borne on the hypanthium are the pollen-producing reproductive organs of the flower.
Yetişkin böcekler uçabilir ve üremek için yalnızca polen, bal ve nektarla beslenir.The adult insects can fly and will feed only on pollen, honey, and nectar to reproduce.
En ünlüsü “Polenta e Buseca”dır.[2]The most famous one is “Polenta e Buseca”.[9]
Tom'un polene karşı alerjisi var.Tom est allergique au pollen.
İlk övgü gören tasarımı, Vasily Polenov ile birlikte gerçekleştirilen, Abramtsevo'da bir kilise içindi (1882).Son travail conjoint avec Vassili Polenov sur une église d'Abramtsevo (1882) est acclamé.
Ambrosia türleri büyük miktarlarda polen üretimi yapar.Especies del género Ambrosia (ambrosía) producen grandes cantidades de polen.
İlk övgü gören tasarımı, Vasily Polenov ile birlikte gerçekleştirilen, Abramtsevo'da bir kilise içindi (1882).Il suo primo acclamato progetto fu per la chiesa di Abramcevo (1882), realizzato insieme a Vasilij Polenov.
Tipik bir örnek su dolu bir beher içindeki polen tanesi olurdu.Un esempio tipico potrebbe essere un granello di polline in una bacinella piena d'acqua.
Dağıttığı Polenler insanlarda nezle yapar.Пища, которую он готовит, пробуждает в людях сексуальность.
Sıkıştırılmış polen tozu binlerce polen tanesi içermektedir.As colônias perenes de Melipona subnitida são compostas de várias centenas de milhares de indivíduos.
Polen ve uyku tozu saldırıları vardır.Er bestaat monofasische slaap en polyfasische slaap.
Avustralya ve Yeni Zelanda'ya polenasyona yardımcı olmak için insan eliyle götürülmüştür.Ausztráliába és Új-Zélandra az ember közreműködésével jutott el.
Bal içeriğinde bulunan değişik protein ve polenler duyarlı kişilerde sağlık sorunlarına yol açabilir.Sen mukanaan tuoma kuumuus ja pöly voivat aiheuttaa ihmisille terveyshaittoja.
İlk övgü gören tasarımı, Vasily Polenov ile birlikte gerçekleştirilen, Abramtsevo'da bir kilise içindi (1882).Η πρώτη του δουλειά ήταν ο σχεδιασμός μίας εκκλησίας στο Αμπράμτσεβο (1882), με τον Βασίλι Πολενόφ.
Öyle ki her bitki bir mevsim boyunca 1 milyon polen tanesi üretme yeteneğine sahiptir.Người ta ước tính rằng mỗi cây có thể sinh ra khoảng 1 tỷ hạt phấn hoa trong một mùa.
İlkbahar polenleri (çiçek polenleri, kavak polenleri vb.)Xuân Quỳnh (các tập thơ: Gió lào cát trắng, Hoa cỏ may, Tự hát).
1827 - Robert Brown; polen ve boya parçacıklarının su içinde Brownian hareketini keşfeder.1827年 - ロバート・ブラウン が花粉などが水中で動くブラウン運動 を発見した。
İlk övgü gören tasarımı, Vasily Polenov ile birlikte gerçekleştirilen, Abramtsevo'da bir kilise içindi (1882).最初に評価された設計図は、ワシーリー・ポレーノフの手を借りたアブラムツェヴォの教会(1882年)である。
Mikrosporlar çok sayıda spiral dizilmiştir; polen kanadı 3-6 kadardır.葉は奇数羽状複葉で、小葉は4 - 6対。
Öyle ki her bitki bir mevsim boyunca 1 milyon polen tanesi üretme yeteneğine sahiptir.전쟁 중, 모든 버전을 통틀어 1백만 정 이상이 생산된 것으로 보고 있다.
Brown, hareketi suda yüzen polen parçacıklarını mikroskop altında inceliyordu.מאמינים כי בראון חקר חלקיקי אבקת פרחים צפים על מים תחת מיקרוסקופ.
Polenleri alerjik reaksiyona neden olabilir.Прокаин може да предизвика алергични реакции.
İlk övgü gören tasarımı, Vasily Polenov ile birlikte gerçekleştirilen, Abramtsevo'da bir kilise içindi (1882).Njegov prvi nacrt bio je za crkvu u Abramcevu (1882.), koju je izgradio Vasilij Polenov.
Tipik bir örnek su dolu bir beher içindeki polen tanesi olurdu.Primjer suspenzija bi bio pijesak u vodi.
Brown, hareketi suda yüzen polen parçacıklarını mikroskop altında inceliyordu.Brown je pod mikroskopom opazoval delce cvetnega prahu plavajoča v vodi.
Polen, bu taşınma sırasında erkek gametini çok iyi korumak zorundadır.Tuoktuvių metu patinai aršiai gina savo teritoriją.
Aslında her birimizin üzerimizdeki polenlerin parmak izinden ötürü bir hikayemiz var.Cada um de nós tem uma história para contar a partir da impressão digital de pólen que temos.
Aslında her birimizin üzerimizdeki polenlerin parmak izinden ötürü bir hikayemiz var.사실, 우리 개개인들도 이야기를 가지고 있죠 우리에게 있는 꽃가루 흔적으로 부터 말입니다.
Aslında her birimizin üzerimizdeki polenlerin parmak izinden ötürü bir hikayemiz var.Вообще-то, у каждого из нас есть что рассказать на основании пыльцевых отпечатков пальцев на нас.
Aslında her birimizin üzerimizdeki polenlerin parmak izinden ötürü bir hikayemiz var.למעשה, לכל אחד מאיתנו יש סיפור, שטמון בטביעת האצבע של אבקת הפרחים שעלינו.
Aslında her birimizin üzerimizdeki polenlerin parmak izinden ötürü bir hikayemiz var.وكل واحد منا في الحقيقة لديه قصة يرويها من خلال حبات اللقاح المتعلقة بنا
Aslında her birimizin üzerimizdeki polenlerin parmak izinden ötürü bir hikayemiz var.指紋のように 私たちを語るのです キュー国立植物園で働く私の仲間たちと
Astım, çok fazla kişide var. Havadaki polen sayısı, havanın niteliği, solunum sayısı. Meme kanseri --Astma, wielu chorych - można wykryć takie rzeczy jak ilość pyłków, jakość powietrza, częstość oddechów.
Astım, çok fazla kişide var. Havadaki polen sayısı, havanın niteliği, solunum sayısı. Meme kanseri --Астма - голям брой, може да се откриват неща като количество полени, качество на въздуха, скорост на дишане.
Bakarsanız bu polenin küçük dikenleri var.Am Pollen sind kleine Widerhaken dran, wenn wir genau hinschauen.
Bakarsanız bu polenin küçük dikenleri var.A pollenen kis kampók vannak, ha megnézzük.
Bakarsanız bu polenin küçük dikenleri var.Het pollen heeft kleine doorntjes, zoals je ziet.
Bakarsanız bu polenin küçük dikenleri var.Il polline ha delle piccole punte se guardiamo bene.
Bakarsanız bu polenin küçük dikenleri var.Její pyl má na sobě malé ostny, když se podíváme.
Bakarsanız bu polenin küçük dikenleri var.Jika kita lihat serbuk sari ini memiliki duri-duri kecil.
Bakarsanız bu polenin küçük dikenleri var.꽃가루에는 작은 낚시바늘 같은 것들이 있습니다. 자 한번 보시죠
Bakarsanız bu polenin küçük dikenleri var.Le pollen a des petites pointes, si on regarde bien.
Bakarsanız bu polenin küçük dikenleri var.O pólen tem umas farpazinhas, se olharmos bem.
Bakarsanız bu polenin küçük dikenleri var.Peľ má na sebe malé háčiky, ako vidíme.
Bakarsanız bu polenin küçük dikenleri var.Phấn hoa có những sợi lông nhỏ nếu chúng ta quan sát kỹ.
Bakarsanız bu polenin küçük dikenleri var.Polenul are mici ghimpi pe el, dacă ne uităm atenţi.
Bakarsanız bu polenin küçük dikenleri var.Pyłek ma czepliwe kolce,
Bakarsanız bu polenin küçük dikenleri var.Si nos fijamos bien, veremos que el polen tiene pelillos.
Bakarsanız bu polenin küçük dikenleri var.Εάν κοιτάξετε, θα δείτε ότι η γύρη έχει μικρές ακίδες πάνω της.
Bakarsanız bu polenin küçük dikenleri var.На пыльце можно заметить небольшие шипы.
Bakarsanız bu polenin küçük dikenleri var.Цветният прашец има малки влакънца, ако се загледаме.
Bakarsanız bu polenin küçük dikenleri var.באבקת הפרחים יש קרסים זעירים, אם נביט היטב,
Bakarsanız bu polenin küçük dikenleri var.وحبة اللقاح هذه تملك شعيرات على سطحها إذا نظرتم هنا
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod