Bakarsanız bu polenin küçük dikenleri var.小さな突起があります この小さな突起のおかげで
Bazı örnekler görüyorsunuz. Resimlere bakarsanız rüzgarla dağılması gereken ağaç poleni çok pürüssüz.Íme néhány példa -- ezeknek nagyon sima a felülete -- a fa pollennek, amit a szél terjeszt.
Benim hikayem bitkilerin üremesi değil, polenin kendisi hakkında.A minha história não é sobre a propagação das plantas, mas sobre o próprio pólen.
Benim hikayem bitkilerin üremesi değil, polenin kendisi hakkında.Az én történetem nem a növények szaporodásáról szól, hanem magáról a virágporról.
Benim hikayem bitkilerin üremesi değil, polenin kendisi hakkında.Câu chuyện của tôi thực sự không phải về sự nhân giống thực vật, mà về chính phấn hoa.
Benim hikayem bitkilerin üremesi değil, polenin kendisi hakkında.Cerita saya bukanlah tentang reproduksi tumbuhan, tetapi tentang serbuk sari itu sendiri
Benim hikayem bitkilerin üremesi değil, polenin kendisi hakkında.Jednak nie będę mówił o rozmnażaniu się roślin, ale o pyłkach jako takich.
Benim hikayem bitkilerin üremesi değil, polenin kendisi hakkında.제 이야기는 실제로 식물의 확산에 관한게 아닙니다. 꽃가루 그 자체죠.
Benim hikayem bitkilerin üremesi değil, polenin kendisi hakkında.Mijn verhaal gaat echter niet over de voortplanting van planten, maar over het stuifmeel zelf.
Benim hikayem bitkilerin üremesi değil, polenin kendisi hakkında.Mir geht es eigentlich nicht um die Pflanzenvermehrung, sondern um die Pollen selbst.
Benim hikayem bitkilerin üremesi değil, polenin kendisi hakkında.Moje přednáška nemá být vlastně o rozmnožování rostlin, ale o pylu samotném.
Benim hikayem bitkilerin üremesi değil, polenin kendisi hakkında.Môj príbeh ale nie je o propagácii rastlín, ale samotného peľu.
Benim hikayem bitkilerin üremesi değil, polenin kendisi hakkında.Pero mi charla no es acerca de la reproducción de las plantas sino acerca del polen en sí mismo.
Benim hikayem bitkilerin üremesi değil, polenin kendisi hakkında.Povestea mea nu este, de fapt, despre răspândirea plantelor, ci despre polenul însuşi.
Benim hikayem bitkilerin üremesi değil, polenin kendisi hakkında.Questa storia non è solo sul propagarsi delle piante ma sul polline in sé.
Benim hikayem bitkilerin üremesi değil, polenin kendisi hakkında.Η ιστορία μου όμως δεν έχει να κάνει με την αναπαραγωγή των φυτών αλλά με τη γύρη αυτή καθ΄ αυτή.
Benim hikayem bitkilerin üremesi değil, polenin kendisi hakkında.Историята ми всъщност не е пропаганда относно цветята, но за цветния прашец сам по себе си.
Benim hikayem bitkilerin üremesi değil, polenin kendisi hakkında.Мой рассказ на самом деле не о размножении цветов, а о самой пыльце.
Benim hikayem bitkilerin üremesi değil, polenin kendisi hakkında.הסיפור שלי אינו עוסק בהפצת הפרחים, אלא באבקה עצמה.
Benim hikayem bitkilerin üremesi değil, polenin kendisi hakkında.في الحقيقة لا اريد التحدث عن تكاثر النباتات بل عن حبة اللقاح نفسها
Benim hikayem bitkilerin üremesi değil, polenin kendisi hakkında.花粉そのものについてです そもそも 花粉の特徴とは何かとお尋ねになるかもしれません
Benimkini polenta'yla ye! Bekle! Sana yardım edeyim.Mananca penisul meu cu mamaliga! rezistă!
Bir anlamda, vardır; böceği sürünerek çıkmaya zorlar, başka bir yere taşıyacağı polene bulanmış bir halde.Die Insekten sind dadurch gezwungen herauszukrabbeln und werden dadurch von Pollen bedeckt.
Bir anlamda, vardır; böceği sürünerek çıkmaya zorlar, başka bir yere taşıyacağı polene bulanmış bir halde.És voltaképpen van is; rákényszeríti a rovart, hogy kimásszon, közben beborítja a virágpor, amit magával visz.
Bir anlamda, vardır; böceği sürünerek çıkmaya zorlar, başka bir yere taşıyacağı polene bulanmış bir halde.한편으로는 그렇다고 할 수 있어요. 곤충들이 기어나가게끔 하고는 그 탓에 잔뜩 화분을 묻히고 다른 곳으로 가게 만들죠
Bir anlamda, vardır; böceği sürünerek çıkmaya zorlar, başka bir yere taşıyacağı polene bulanmış bir halde.שאולי נראה כאילו יש לו מלתעות. ובצורה מסויימת, יש לו; הוא מכריח את החרקים לזחול החוצה,
Bir anlamda, vardır; böceği sürünerek çıkmaya zorlar, başka bir yere taşıyacağı polene bulanmış bir halde.花粉に包まれて別の場所に行くことになります ランには
Bitki bir şey elde eder, ve atmaca ağızlı polenleri başka yerlere taşır.A növény kap valamit, és a szender máshol is elterjeszti a virágport.
Bitki bir şey elde eder, ve atmaca ağızlı polenleri başka yerlere taşır.A planta recebe algo, e a traça espalha o pólen noutro lado.
Bitki bir şey elde eder, ve atmaca ağızlı polenleri başka yerlere taşır.De plant krijgt iets en de kolibrievlinder verspreidt het stuifmeel naar elders.
Bitki bir şey elde eder, ve atmaca ağızlı polenleri başka yerlere taşır.Die Pflanze profitiert davon, dass der Kolibri die Pollen weiterverbreitet.
Bitki bir şey elde eder, ve atmaca ağızlı polenleri başka yerlere taşır.식물도 무언가를 얻고 나방은 대신 꽃가루를 다른 곳으로 전달해 주지요.
Bitki bir şey elde eder, ve atmaca ağızlı polenleri başka yerlere taşır.La pianta ottiene qualcosa, e la farfalla sfinge sparge il polline da qualche altra parte.
Bitki bir şey elde eder, ve atmaca ağızlı polenleri başka yerlere taşır.La planta obtiene algo y la esfinge colibrí distribuye el polen por otros lugares.
Bitki bir şey elde eder, ve atmaca ağızlı polenleri başka yerlere taşır.La plante reçoit quelque chose, et le moro sphinx répand le pollen à un autre endroit.
Bitki bir şey elde eder, ve atmaca ağızlı polenleri başka yerlere taşır.Planta primeşte ceva, iar molia împrăştie polenul în altă parte.
Bitki bir şey elde eder, ve atmaca ağızlı polenleri başka yerlere taşır.Rastlina mu niečo poskytne a on rozšíri peľ.
Bitki bir şey elde eder, ve atmaca ağızlı polenleri başka yerlere taşır.Roślina dostaje coś w zamian, a fruczak gołąbek rozprzestrzenia pyłek gdzie indziej.
Bitki bir şey elde eder, ve atmaca ağızlı polenleri başka yerlere taşır.Rostlina něco poskytne a dlouhozobka rozšíří pyl.
Bitki bir şey elde eder, ve atmaca ağızlı polenleri başka yerlere taşır.Tanaman ini mendapat sesuatu dan ngengat ini menyebarkan serbuk sari ke tempat lain.
Bitki bir şey elde eder, ve atmaca ağızlı polenleri başka yerlere taşır.Thực vật có thứ gì đó, và bướm diều hâu phát tán hạt phấn đi những nơi khác.
Bitki bir şey elde eder, ve atmaca ağızlı polenleri başka yerlere taşır.Το φυτό κερδίζει κάτι, το πουλί σκορπίζει τη γύρη κάπου αλλού.
Bitki bir şey elde eder, ve atmaca ağızlı polenleri başka yerlere taşır.Растение получает своё - бражник распространяет пыльцу в другом месте.
Bitki bir şey elde eder, ve atmaca ağızlı polenleri başka yerlere taşır.Растението получава нещо, а гълъбова опашка разпространява цветния прашец някъде другаде.
Bitki bir şey elde eder, ve atmaca ağızlı polenleri başka yerlere taşır.Рослина щось отримує, а бражник-язикан розносить пилок.
Bitki bir şey elde eder, ve atmaca ağızlı polenleri başka yerlere taşır.עש העייט הוא יפיפה בהתאמה שלו. הצמח מקבל משהו,
Bitki bir şey elde eder, ve atmaca ağızlı polenleri başka yerlere taşır.هو يأخذ من النبات الرحيق والمنقار يحمل بدوره حبوب اللقاح الى مكانها المطلوب
Bitki bir şey elde eder, ve atmaca ağızlı polenleri başka yerlere taşır.スズメガが花粉を他の場所に運びます 植物は 道に迷った蜂のために
Bitkilerin bilgiyi iletme biçimi polenler aracılığıyla olur.Ahora bien; la forma en la que las plantas transmiten esa información es a través del polen.
Bitkilerin bilgiyi iletme biçimi polenler aracılığıyla olur.A növények pedig az információt virágporral szállítják.
Bitkilerin bilgiyi iletme biçimi polenler aracılığıyla olur.Cara tanaman untuk meneruskan informasi itu adalah dengan serbuk sari.
Bitkilerin bilgiyi iletme biçimi polenler aracılığıyla olur.Drogą, którą rośliny przesyłają informacje, jest pyłek.
Bitkilerin bilgiyi iletme biçimi polenler aracılığıyla olur.E a maneira pela qual as plantas transmitem essa informação é pelo pólen.
Bitkilerin bilgiyi iletme biçimi polenler aracılığıyla olur.Il modo in cui le piante trasmettono tali informazioni è attraverso il polline.
Bitkilerin bilgiyi iletme biçimi polenler aracılığıyla olur.식물들이 그러한 유전자 정보를 전달하는 것은 꽃가루를 통해서 이루어지지요.
Bitkilerin bilgiyi iletme biçimi polenler aracılığıyla olur.La façon dont les plantes transmettent cette information est via le pollen.
Bitkilerin bilgiyi iletme biçimi polenler aracılığıyla olur.Måden planter udsender den information er gennem pollen.
Bitkilerin bilgiyi iletme biçimi polenler aracılığıyla olur.Modul în care plantele transmit această informaţie este prin polen.
Bitkilerin bilgiyi iletme biçimi polenler aracılığıyla olur.Pflanzen geben diese Informationen über Pollen weiter.
Bitkilerin bilgiyi iletme biçimi polenler aracılığıyla olur.Planten geven die informatie door door middel van stuifmeel.