Kan plazması, kanın sıvı kısmıdır.Жидкость представляет собой по сути плазму крови.
Plazmalar çok iyi elektrik iletkenleridir ve elektrik potansiyelleri önemli bir rol oynamaktadır.Так как плазма является очень хорошим проводником, электрические свойства имеют важное значение.
Bulutsu, iyonlaşmış hidrojen ve elektronların plazmasından oluşmuştur.Туманность образована из плазмы ионизированного водорода и свободных электронов.
Ganymede’nin manyetik alanı, eş-döner plazma akıntısını kendi manyetosferine göre çevirir.Магнитное поле Ганимеда заставляет ротационную плазму обтекать его стороной.
Plazma yoğunluğunun artması, akım yoğunluğunuda artırır.Прямой контакт с токсинами повышает его прочность.
Bu tür akışkanların örnekleri plazmalar, sıvı metalleri, ve tuzlu su içerir.Примерами изучаемых сред являются различного рода плазма, жидкие металлы, солёная вода.
Güneş içinde bulunan tüm madde yüksek sıcaklıklardan ötürü gaz ve plazma hâlindedir.Почему вредно загорать в солярии Всё о солярии и загаре.
Ana hatta bulunan yıldızların çoğunluğu plazma halinde olan hidrojenden oluşur.Звёзды в главной последовательности в основном состоят из водорода в состояние плазмы.
Farklı fakat benzer bazı işlemler ile ilgili; plazma ark kaynağı kullanır.Отличается по токсичности от других соединений сурьмы, но аналогичен арсину.
Lansoprazol %97 oranında plazma proteinlerine bağlanır.Связывание с белками плазмы — 97 %.
Açlık plazma glukoz tarama testleri 30-45 yaşlarında başlamalı ve en az üç yılda bir tekrarlanmalıdır.إختبار مستوى جلوكوز الدم الصومي يجب يبدأ على عمر 30-45 سنة وأن يعاد كل ثلاثة سنين.
Ama, soğuk plazmanın dışa taşınmasını açıklayacak hiçbir mekanizma henüz bilinmiyor.فلا يوجد آلية معروفة حتي الآن توضح كيفية نقل البلازما الباردة إلي الخارج.
Plazmada, tedaviyi takip eden üç yıla kadar tespit edilebilir.يمكن تحري آثار الدواء في البلازما بعد 3 سنوات من إيقاف العلاج.
Gezegenin merkezine 5R uzaklıktan geçen Voyager 1 ilk olarak Io plazma torusuyla karşılaşmıştır.كانت فوياجير 1، التي مرت خلال 5 RJ من مركز الكوكب، الأولي لتواجه نتوء البلازما التابع لآيو.
Setirizin plazma proteinlerine kuvvetle bağlanır.ترتبط بشدة بالبروتينات البلازمية.
Plazma hücreleri kısa ömürlü (2-3 gün), antikorları saklayan hücrelerdir.وخلايا البلازما هي خلايا قصيرة الأجل (يومان-3 أيام) تفرز أجسامًا مضادةً.
Füzyon, uzay ve astrofizik plazmalarda bu tip bir durum genellikle yaşanmaz.وهذا ليس هو الحال عادة في البلازما الاندماجية والفضائية والفيزياء الفلكية.
Plazma hücrelerinin %10 civarı, antijen spesifik bellek hücreleri şeklinde uzun yaşamlı hücreler haline gelir.وستظل نحو %10 من خلايا البلازما حية لتصبح خلايا ذاكرة بائية طويلة الأجل نوعية المستضدات.
Bu bölgede plazma hareketsizdir ve herhangi bir kütle hareketi sönümlenir.في هذه المنطقة البلازما سوف لن تضطرب وأي تحركات كاملة سوف تنقرض.
Ancak, yüklü parçacıkların varlığı plazma oluşturmaya neden olur ve manyetik alandan etkilenebilir.لكن ظهور الجزيئات المشحونة يجعل البلازما تولد وتتأثر بالمجال المغناطيسي.
Plazmalar çok iyi elektrik iletkenleridir ve elektrik potansiyelleri önemli bir rol oynamaktadır.بما أن البلازما موصل قوي للكهرباء فمقادير الجهد الكهربائية ستأخذ دورا مهما.
Buna Plazma Farklılaşması denir.وهي حالة البلازما.
Bir kinetik açıklama çarpışmasız plazmalar için genellikle gereklidir.Uma descrição cinética é frequentemente necessária para plasmas sem colisões.
Plazmaların iyi elektrik iletkenliği onların elektrik alanlarını çok küçük hale getirir.A boa condutividade elétrica dos plasmas faz com que os seus campos elétricos sejam muito pequenos.
Hatta bir "soğuk" plazmada elektron sıcaklığı tipik olarak birkaç santigrat derecedir.Mesmo em um plasma "frio", a temperatura do elétron é tipicamente de várias centenas de graus Celsius.
Gezegenin merkezine 5R uzaklıktan geçen Voyager 1 ilk olarak Io plazma torusuyla karşılaşmıştır.A Voyager 1, que passou a 5 Rj do centro do planeta, descobriu o toro de plasma de Io.
Güneş içinde bulunan tüm madde yüksek sıcaklıklardan ötürü gaz ve plazma hâlindedir.Toda a matéria no Sol está presente na forma de gás e plasma, devido à sua alta temperatura.
Bu noktadan itibaren evrenin çoğu kendi halinde plazma olmuştur.Deste ponto em diante, a maior parte do universo é composto de plasma.
Bu gibi bir plazma içinde, elektrik alan baskın bir rol oynamaktadır.Num plasma deste tipo, os campos elétricos têm um papel predominante.
Birkaç aşamanın sonunda plazma yavaş yavaş Jüpiter’den uzağa doğru akmaya başlar.Como resultado de vários processos, o plasma gradualmente escapa de Júpiter.
Bu bölgede plazma hareketsizdir ve herhangi bir kütle hareketi sönümlenir.Nesta região o plasma não é perturbado e não existe nenhum movimento de massa.
1997 yılında Fujitsu firması ilk 42 inç (107 cm) plazma ekranını üretti.Em 1997, a Fujitsu introduziu o primeiro televisor de plasma 42 polegadas no varejo.
Ama, soğuk plazmanın dışa taşınmasını açıklayacak hiçbir mekanizma henüz bilinmiyor.Não se conhece ainda o mecanismo que possa explicar o transporte de plasma frio em direção oposta ao planeta.
Bu kriter gerçekleştiğinde, plazma yarı nötr olur.Quando este critério é obedecido, o plasma é praticamente neutro.
Yıldızlararası bulut, diğer galaksilerimizdeki gaz, plazma ve toz birikimine verilen genel addır.Nuvem interestelar é o nome genérico dado a um acúmulo de gás, plasma e poeira na nossa ou outras galáxias.
Plazma daha düşük bir kırılma indisine sahiptir ve lazer ışınının odak dışı kalmasına sebep olur.O plasma tem um índice de refração menor que um, fazendo com que o feixe de laser perca o foco.
Kozmik enflasyon sona erdikten sonra evren, kuark-gluon plazması ile doldu.Após extremidades da inflação cósmica, o universo é preenchido com um plasma quark-glúon.
Daha büyük parçacıklar içeren bir plazmaya tane plazma denir.Um plasma que contém partículas maiores é chamado plasma de grãos.
Ancak, yüklü parçacıkların varlığı plazma oluşturmaya neden olur ve manyetik alandan etkilenebilir.Mas a existência de partículas carregadas faz com que o plasma gere e seja afetado por campos magnéticos.
Bunlar, çok daha az yoğun kılıflarda parıltılı deşarj plazmalarından farklıdır.Eles diferem da descarga luminescente em que as bainhas são muito menos intensas.
Trombosit (tam kandan ayrılmış halde) ve taze dondurulmuş plazma genellikle tavsiye edilmez.Hemácias ou sangue total são recomendados, enquanto plaquetas e plasma geralmente não são.
Plazmalar çok iyi elektrik iletkenleridir ve elektrik potansiyelleri önemli bir rol oynamaktadır.Como os plasmas são muito bons condutores, os potenciais elétricos têm um papel importante.
Daha genel bir açıklama iyonlar ve elektronların ayrı ayrı açıklandığı iki sıvı plazma görüntüsü vardır.Uma descrição mais geral é a do plasma de dois fluidos, em que os íons e elétrons são descritos separadamente.
Plazma,evrende maddenin en yaygın şekilde görülen halidir.Plasma é o estado em que a maioria da matéria se encontra no universo.
Ana hatta bulunan yıldızların çoğunluğu plazma halinde olan hidrojenden oluşur.Estrelas na sequência principal são compostas primariamente de hidrogénio em seu estado de plasma.
Dış bölümde kalan plazma, kanın hacminin %55'ini oluşturmaktadır.Plasma: cerca de 55% do sangue.
Ganymede’nin manyetik alanı, eş-döner plazma akıntısını kendi manyetosferine göre çevirir.O campo magnético de Ganímedes desvia o plasma em corrotação em torno da sua magnetosfera.
Etodolak oral yoldan alındığında iyi absorbe olur ve yaklaşık 1 saatte plazma pik konsantrasyonuna ulaşır.Absorvido rapidamente pela via oral, atinge pico de concentração plasmática em 1 ou 2 horas.
Ana hatta bulunan yıldızların çoğunluğu plazma halinde olan hidrojenden oluşur.Sterren bestaan een groot deel van hun bestaan vooral uit waterstof in de plasmafase.
Füzyon reaksiyonunu devam ettirmek için plazma hapsedilmelidir.Om de fusiereactie in stand te houden moet het plasma vastgehouden worden.
Plazma genel olarak Argon gazından üretilir.Argon wordt geproduceerd als industrieel gas.
Plazmanın nötr olması gerektiğinden, ya protonları veya pozitronları içermelidir.Omdat het plasma elektrisch neutraal moet zijn, moet het ook of protonen of positronen bevatten.
Oral uygulamadan 1-3 saat sonra maksimum plazma konsantrasyona ulaşır.Na 2 tot 3 uur is de plasmaconcentratie maximaal.
Plazmanın ana inorganik bileşenleri elektrolitlerdir.De overblijvende bovenstaande vloeistof is het plasma.
Buna Plazma Farklılaşması denir.Men spreekt dan van een plasma.
Elektriksel kırılım plazma oluşturabilecek bir süreçtir.De materie is gas dat als een plasma voorkomt.
Yüksek sıcaklık yüzünden, plazma katı cisimlerle doğrudan etkileşimde bulunamaz.De wand wordt niet beschadigd door het hete plasma.
Lansoprazol %97 oranında plazma proteinlerine bağlanır.In bloed is het voor ca 70% gebonden aan plasma-eiwitten.
Kan şekilli elemanlar ve plazmadan oluşur.Het bloed bestaat uit plasma en cellen.
Trombosit (tam kandan ayrılmış halde) ve taze dondurulmuş plazma genellikle tavsiye edilmez.Erytrocytenconcentraat of volbloed wordt aanbevolen, maar bloedplaatjes en vers bevroren plasma meestal niet.