Güneş içinde bulunan tüm madde yüksek sıcaklıklardan ötürü gaz ve plazma hâlindedir.Cała materia w Słońcu występuje w postaci gazu, a w wysokich temperaturach plazmy.
Plazma topları fırlatabilirler.Potrafi strzelać plazmą.
Plazma hafif sarı renklidir.Plazmodium białe, rzadziej żółte.
Gazların aksine, plazmalar elektrik akımını iletirler.Jak plastyki przewodzą prąd elektryczny?
Sonuç olaraknükleer fizik içerisinde uygulamalar bulunmuştur ( özel olarak kuark- gluon plazma çalışmasında).Badanie wywołało kontrowersje (głównie w kontekście fizjonomiki).
Lansoprazol %97 oranında plazma proteinlerine bağlanır.Lek wiąże się z białkami osocza w 97%.
Bu sıvıya plazma denir.Jest to tak zwana gorąca plazma.
Trombosit (tam kandan ayrılmış halde) ve taze dondurulmuş plazma genellikle tavsiye edilmez.Blodplättar (separeras från helblod) och färsk, fryst plasma rekommenderas normalt inte.
Plazma,evrende maddenin en yaygın şekilde görülen halidir.Plasma är det vanligaste tillståndet hos den synliga materian i universum.
Bu dalgalar Dünya'nın yakın plazma ortamında önemli fiziksel süreçleri temsil ederler.Dessa vågor utgör viktiga fysikaliska processer i den jordnära plasmamiljön.
Gezegenin merkezine 5R uzaklıktan geçen Voyager 1 ilk olarak Io plazma torusuyla karşılaşmıştır.«Вояджер-1» рухався на відстані 5 RJ від центра планети, і першим зіткнувся з плазмовим тором Іо.
Ama, soğuk plazmanın dışa taşınmasını açıklayacak hiçbir mekanizma henüz bilinmiyor.Однак механізм, що переносить холодну плазму назовні поки що невідомий.
Kozmik enflasyon sona erdikten sonra evren, kuark-gluon plazması ile doldu.Після закінчення космічної інфляції, Всесвіт наповнився кварк-глюонною плазмою.
Ana hatta bulunan yıldızların çoğunluğu plazma halinde olan hidrojenden oluşur.Зірки у головній послідовності в основному складаються з водню у стані плазми.
Yıldızlararası bulut, diğer galaksilerimizdeki gaz, plazma ve toz birikimine verilen genel addır.Міжзоряна хмара — область газу, плазми і пилу в нашій та інших галактиках.
Ganymede’nin manyetik alanı, eş-döner plazma akıntısını kendi manyetosferine göre çevirir.Магнітне поле Ганімеда змушує ротаційну плазму обтікати його збоку.
Bu kriter gerçekleştiğinde, plazma yarı nötr olur.Якщо ця умова виконана, плазму можна вважати квазінейтральною.
Plazmalar çok iyi elektrik iletkenleridir ve elektrik potansiyelleri önemli bir rol oynamaktadır.Оскільки плазма є дуже хорошим провідником, електричні властивості мають важливе значення.
Dış bölümde kalan plazma, kanın hacminin %55'ini oluşturmaktadır.У спинномозковій рідині визначається більше 50% від концентрації в плазмі крові.
Bu sıvıya plazma denir.Ця частота називається плазмовою частотою.
Başlıca plazmada bulunurlar.Живлення в основному дощове.
Yağ embolisi yağ emulsifikasyonlarının dağılımına bağlı plazma lipidlerinin agregasyonu sonucu oluşur.Часто виникає потреба комбінувати абдомінопластику із ліпосакцією.
Örnekler parçacık ışınları, Penning tuzağındaki bir elektron bulutu ve pozitron plazmalardır.Příkladem jsou nabité paprsky částic, elektronový oblak v Penningově pasti a pozitronové plazma.
Güneş içinde bulunan tüm madde yüksek sıcaklıklardan ötürü gaz ve plazma hâlindedir.Všechna hmota na Slunci se díky extrémní teplotě vyskytuje v podobě plazmatu.
Tedavi şu anda desteğe ve plazmafereze dayanır.Dalšími léčebnými postupy je plazmaferéza a takrolimus.
Plazma genel olarak Argon gazından üretilir.Jak se vyrábí arganový olej.
Bir gaz genellikle bir plazmaya iki şekilde dönüştürülür.Biotransformace obvykle probíhá ve dvou fázích.
Trombosit (tam kandan ayrılmış halde) ve taze dondurulmuş plazma genellikle tavsiye edilmez.Trombocitele (separate de sângele integral) și plasma proaspăt congelată nu sunt recomandate de obicei.
Lansoprazol %97 oranında plazma proteinlerine bağlanır.Legarea de proteinele plasmatice este de circa 97%.
Birincil olarak, plazma dolu aşırı yoğun döngüler direkt olarak kromosfer tarafından boşaltılır.În primul rând, plasma utilizată la umplerea buclelor foarte dense este drenată din cromosferă.
Bir plazma lambası Plazma lambasında enerji yayıTehnologie Ecran cu plasmă Lampă cu plasmă
Bu sıvıya plazma denir.Acest fenomen este numit plasmoliză.
Evrende hidrojen atomik ya da plazma halinde bulunur.În Univers, hidrogenul este întâlnit mai ales sub forma de atom și în stare de plasmă.
Plazma genel olarak Argon gazından üretilir.A plazmát általában argongázból állítják elő.
Trombosit (tam kandan ayrılmış halde) ve taze dondurulmuş plazma genellikle tavsiye edilmez.Vérlemezkék (a teljes vérből kiválasztva) vagy friss fagyasztott plazma átömlesztése általában nem javasolt.
Bir plazma lambası Plazma lambasında enerji yayıFolyadék Gáz Plazma
Bu noktadan itibaren evrenin çoğu kendi halinde plazma olmuştur.A látható világegyetem túlnyomó része plazmából áll.
Bu sıvıya plazma denir.Ezt a réteget plazmarétegnek nevezik.
Güneş ışığı, güneşin sıcak plazmasından meydana gelen ısıl ışınımdır.Auringon valo on Auringon kuuman plasman lähettämää lämpösäteilyä.
Kimyasal denklemlerde plazma halindeki maddeler nadiren kullanılır.Kemiassa asioita ei juuri koskaan selitetä funktionaalisesti.
Plazma proteinlerine çok yüksek oranda bağlanırlar (tipik olarak >95%).Klonatsepaami sitoutuu suurelta osin (~85%) plasmaproteiineihin.
İyon kaynağı olarak iyon tabancası ya da plazma kullanılabilir.Plasma-avusteisessa CVDssä käytetään ionisoituja höyryjä tai plasmaa lähtöaineena.
Plazmanın bileşenleri sürekli olarak yenilenmektedir.Solujen täytyykin uusiutua jatkuvasti.
Dokulardaki telitromisin yoğunluğu plazmadakinden çok daha yüksektir.Ikääntyneillä pitoisuudet plasmassa ovat korkeampia.
Plazmada bulunurlar.Plascon romahtaminen.
Genel olarak bu sistelerde plazma 13.6 MHz frekansındaki elektrik sinyali ile uyarılır.Yhteys perustuu sähkömagneettiseen induktioon radiotaajuudella 13,56 MHz.
Tedavi şu anda desteğe ve plazmafereze dayanır.Hoitona on plasman vaihto ja sytostaatit.
Plazma ve kan hücrelerinin arasındaki sınır değeri okunur.Plasmasoluja on veressä ja luuytimessä.
Güneş içinde bulunan tüm madde yüksek sıcaklıklardan ötürü gaz ve plazma hâlindedir.Όλη η ύλη του Ήλιου είναι με τη μορφή αερίου και πλάσματος, λόγω των υψηλών θερμοκρασιών του.
Uzay fiziği Dünya'nın üst atmosferinde doğal olarak oluşan plazmalar üzerine yapılan çalışmalardır.Σχηματίζεται με φυσιολογικές διεργασίες στην ανώτερη ατμόσφαιρα της Γης.
Ama, soğuk plazmanın dışa taşınmasını açıklayacak hiçbir mekanizma henüz bilinmiyor.Στο σύνδρομο αυτό δεν υπάρχουν έως σήμερα γνωστές διαταραχές του μεταβολισμού του ασβεστίου.
Güneş içinde bulunan tüm madde yüksek sıcaklıklardan ötürü gaz ve plazma hâlindedir.Alt stof på solen findes i form af gas og plasma på grund af dens høje temperatur.
Bu bölgede plazma hareketsizdir ve herhangi bir kütle hareketi sönümlenir.I dette område er plasmaet ikke forstyrret og enhver bevægelse vil dø ud.
Oral uygulamadan 1-3 saat sonra maksimum plazma konsantrasyona ulaşır.Efter oral indtagelse af MDMA, når plasmakoncentrationen af MDMA sit maksimum i løbet af 1,5 – 3 timer.
Süperakışkanlar (Fermiyonik yoğuşma gibi) ve quark–gluon plazma örnekleridir.Sammenstødende gør at der kortvarigt skabelsen af kvark-gluon plasma.
Plazma proteinleri, hücreler tarafından kullanılmak üzere plazmadan ayrılamazlar.Plasmaproteinerne forlader altså ikke blodbanen.
Ama, soğuk plazmanın dışa taşınmasını açıklayacak hiçbir mekanizma henüz bilinmiyor.Ingen mekanismer er kjent å forklare transporten av kald plasma utover.
Bu tür akışkanların örnekleri plazmalar, sıvı metalleri, ve tuzlu su içerir.Eksempler av slike væsker inkluderer plasma, flytende metaller og salter løst i vann.
Ana hatta bulunan yıldızların çoğunluğu plazma halinde olan hidrojenden oluşur.Stjerner i hovedserien består hovedsakelig av hydrogen i plasmaform.
Plazma,evrende maddenin en yaygın şekilde görülen halidir.Plasma er den mest vanlige aggregatformen for materie i universet.