planlama ile cümle

planlama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom'un bunu yapmayı planlamadığını biliyordum.I knew Tom wasn't planning on doing that.
Tom kalmayı planlamadığını söyledi.Tom said he wasn't planning to stay.
Tom, Mary'nin konserine gitmeyi planlamadığını söyledi.Tom said he didn't plan to go to Mary's concert.
Tom'a Mary'nin fotoğraf çekmeyi planlamadığını söylemelisin.You should tell Tom that Mary isn't planning on taking pictures.
Takıma katılmayı planlamadığımı biliyordun, değil mi?You knew I wasn't planning on joining the team, didn't you?
Tom, Mary'nin oraya erken gelmeyi planlamadığını söyledi.Tom said that Mary wasn't planning on getting there early.
Tom oraya erken gitmeyi planlamadığını söyledi.Tom said that he wasn't planning on getting there early.
Randevunuzu yeniden planlamak herhangi bir sorun olmayacak.It won't be any problem to reschedule your appointment.
Randevuyu yeniden planlamak herhangi bir sorun olmayacak.It won't be any problem to reschedule the appointment.
Tom daha fazla burada kalmayı planlamadığını söyledi.Tom said he didn't plan on staying here much longer.
Tom yarın bir yere gitmeyi planlamadığını söyledi.Tom said he didn't plan on going anywhere tomorrow.
Tom orada yalnız başına kalmayı planlamadığını söyledi.Tom said he didn't plan on going there by himself.
Tom, oraya tekrar gitmeyi planlamadığını söyledi.Tom said he didn't plan on going back there again.
Tom, burada çok daha fazla kalmayı planlamadığını söyledi.Tom said he didn't plan to stay here much longer.
Tom, bunu tek başına yapmayı planlamadığını söyledi.Tom said he didn't plan on doing that by himself.
Tom bu hafta bunu yapmayı planlamadığını söyledi.Tom said he didn't plan on doing that this week.
Tom oraya yalnız başına gitmeyi planlamadığını söyledi.Tom said he didn't plan to go there by himself.
Tom artık bunu yapmayı planlamadığını söyledi.Tom said he didn't plan on doing that anymore.
Tom, bu hafta bunu yapmayı planlamadığını söyledi.Tom said he didn't plan to do that this week.
Tom, tek başına gitmeyi planlamadığını söyledi.Tom said he didn't plan on going by himself.
Tom, bunu tekrar yapmayı planlamadığını söyledi.Tom said he didn't plan on doing that again.
Tom, artık bunu yapmayı planlamadığını söyledi.Tom said he didn't plan to do that anymore.
Tom bu hafta gitmeyi planlamadığını söyledi.Tom said he didn't plan on going this week.
Tom, bunu burada yapmayı planlamadığını söyledi.Tom said he didn't plan on doing that here.
Tom, istifa etmeyi planlamadığını söyledi.Tom said he didn't plan on stepping down.
Tom, bu hafta gitmeyi planlamadığını söyledi.Tom said he didn't plan to go this week.
Tom burada bunu yapmayı planlamadığını söyledi.Tom said he didn't plan to do that here.
Tom orada bulunmayı planlamadığını söyledi.Tom said he didn't plan on being there.
Tom, orada olmayı planlamadığını söyledi.Tom said he didn't plan to be there.
Lütfen Tom'a bize yardım etmeyi planlayıp planlamadığını sorar mısın?Could you please ask Tom if he's planning to help us?
Tom'un seninle Boston'a gitmeyi planlamadığından şüpheliyim.I suspect Tom isn't planning to go to Boston with you.
Sami boşanmayı planlamaya başladı.Sami started planning a divorce.
Yolculuğunuz için giysilerinizi planlamanız gerekiyor.You need to plan your wardrobe for the trip.
Tom'a bunu yapmayı planlayıp planlamadığını sordum.I asked Tom if he was planning to do that.
Tom'a yüzmeyi planlamadığını söylemelisin.You ought to tell Tom that you aren't planning to swim.
Tom, Avustralya'ya geri dönmeyi planlamadığını söyledi.Tom said he didn't plan on going back to Australia.
Tom'un bugünkü toplantıya katılmayı planlamadığını nasıl bildin?How did you know Tom wasn't planning to attend today's meeting?
Tom'un bunu yapmayı planlamadığını nasıl bildin?How did you know Tom wasn't planning to do that?
Bunu yapmayı planlamamış olsam da, onu yapmayı bitirdim.Even though I wasn't planning to do that, I ended up doing it.
Onu yapmayı planlamamış olsam da, onu yapmayı bitirdim.Even though I wasn't planning on doing that, I ended up doing it.
Buraya geri gelmeyi hiç planlamamıştım.I never planned on coming back here.
Bunu dün yapmayı planlamadım ama yaptım.I didn't plan to do that yesterday, but I did.
Bir gezi planlamak zor olabilir.Planning a trip can be difficult.
Tom'a bunu yapmayı planlayıp planlamadığını sor.Ask Tom if he's planning to do that.
Tom'un bunu yapmayı planlamadığını bilmiyor muydun?Didn't you know Tom wasn't planning on doing that?
Uçuşumu yeniden planlamam gerek.I need to reschedule my flight.
Jack kendisi için yeni bir hayat istemektedir ve uzaya dönmeyi planlamaktadır.Jack wants to make a new life for himself and plans to return to space.
AETN All Asia Networks, Lifetime kanalını Güneydoğu Asya'ya getirmeyi planlamaktadır.AETN All Asia Networks plans to bring the Lifetime channel into Southeast Asia.
Akademi tekrar şehir merkezine dönmeyi planlamaktadır .The academy has plans to move back to the city center.
Apple Haritalar, rotaları planlamak için kullanılabilir.Apple Maps can be used to plan routes.
Herhangi bir güvenli iletişim öncesinde, kullanıcılar kriptografinin detaylarını planlamalıdır.Prior to any secured communication, users must set up the details of the cryptography.
Müze, ikinci bir binaya genişleme ve ülkenin diğer şehirlerinde yerlere sahip olmayı planlamaktadır.The museum has plans to expand to a second facility and to have sites in other parts of the country.
Bu Komite, Güney Sudan'ın sivil idaresini planlama ile görevlendirildi.This Committee was tasked with planning the civil administration of Southern Sudan.
Hindistan'ın Beş Yıllık Planları, Sovyetler Birliği'ndeki merkezi planlamaya benziyordu.Five-Year Plans of India resembled central planning in the Soviet Union.
Ancak gizli olarak, onu devirmeyi planlamaya başladı.In secret, however, he began planning to overthrow him.
Türkiye 2023 yılına kadar bunu %30'a yükseltmeyi planlamaktadır.Turkey plans to raise this to 30% by 2023.
1992 : A hattı projesi planlama ve çevresel onayları aldı.1992 : The A Line project receives planning and environmental approvals.
Bu, merkezi hükümetin planlama hedefleri ile uyumludur.This is in accord with the planning goals of the central government.
Yukarıdan aşağıya yaklaşımlar, planlamayı ve sistemin tam bir anlayışını vurgular.Top-down approaches emphasize planning and a complete understanding of the system.
Moskova’ya yeni birlik antlaşmasının imzalanacağı 20 Ağustos günü dönmeyi planlamaktadır.He planned to return to Moscow in time for the New Union Treaty signing on 20 August.
İlgili Sayfalar