planlama ile cümle

planlama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Planlar değersizdir ama planlama her şeydir.Plans are worthless, but planning is everything.
Savunmayı planlamak için görünüm acımasızdır.The outlook for planning the defense is grim.
Tom'un yarın burada olmayı planlamadığını biliyorum.I know Tom isn't planning to be here tomorrow.
Tom bizimle gitmeyi planlamadığını söyledi.Tom said he didn't plan on going with us.
Aslında onu hiç planlamadım.I actually didn't plan it at all.
Tom bu kadar uzun süre kalmayı planlamamıştı.Tom had not intended to stay so long.
Bir şey planlamaya çalışıyoruz.We're trying to plan something.
Tom geri dönmeyi planlamamıştı.Tom hadn't planned on returning.
Tom onu yapmayı planlamamıştı.Tom had not intended to do that.
Daha iyi planlama talep ediyoruz.We demand better planning.
Planlama anahtardır.Planning is key.
Ben yardım etmeyi planlamadım.I didn't plan on helping.
Tom'a bunu yapmayı planlamadığımı zaten söyledim.I've already told Tom that I don't plan to do that.
Tom çok yakında Boston'a geri dönmeyi planlamamıştı.Tom hadn't planned on going back to Boston so soon.
Aslında onu yapmayı planlamadım.I actually didn't plan to do that.
Bu gece burada şarkı söylemeyi planlamadım.I didn't plan on singing here tonight.
Aslında bugün burada olmayı planlamadım.I actually didn't plan to be here today.
Önümüzdeki hafta sonu bizimle Boston'a gitmeyi planlayıp planlamadığını bilmek isterim.I want to know if you're planning on going to Boston with us next weekend.
Fadıl en kötüsünü beklemek ve planlamak zorundaydı.Fadil had to expect and plan for the worst.
Tom Mary'ye John'la Boston'a gitmeyi planlayıp planlamadığını sordu.Tom asked Mary if she was planning to go to Boston with John.
Tom, Mary'ye Noel Günü'nde çalışmayı planlayıp planlamadığını sordu.Tom asked Mary if she was planning to work on Christmas Day.
Tom, Mary'ye yeni bir araba almayı planlayıp planlamadığını sordu.Tom asked Mary if she was planning to buy a new car.
Tom Mary'ye onu yapmayı planlayıp planlamadığını sordu.Tom asked Mary if she was planning to do that.
Tom'un onu yapmayı planlayıp planlamadığını bilmiyorum.I don't know if Tom plans to do that or not.
Sami'nin onu yapmayı planlayıp planlamadığını bilmiyorum.I don't know if Sami plans to do that or not.
Sami intikam planlamaya başladı.Sami started planning retribution.
Tom, önümüzdeki hafta Boston'a gitmeyi planlamadığını söyledi.Tom said he wasn't planning to go to Boston next week.
Tom yarın onu yapmayı planlamadığını söylüyor.Tom says he's not planning to do that tomorrow.
Tom artık onu yapmayı planlamadığını söylüyor.Tom says he's not planning to do that anymore.
Tom onu artık yapmayı planlamadığını söylüyor.Tom says he isn't planning to do that anymore.
Tom o kadar uzun süre kalmayı planlamamış olduğunu söyledi.Tom said he hadn't intended to stay so long.
Tom bana onu yapmayı planlayıp planlamadığımı sordu.Tom asked me if I was planning to do that.
Tom onu yapmayı planlamadığını söyledi.Tom said he wasn't planning to do that.
Tom bunu yapmayı planlamadığını söylüyor.Tom says he isn't planning to do that.
Tom onu yapmayı planlamadığını söylüyor.Tom says he doesn't plan to do that.
Tom'a bunu yapmayı planlamadığınızı söylemelisin.You ought to tell Tom that you aren't planning to do that.
Tom, Mary'nin onu yapmayı planlamadığını biliyordu.Tom knew Mary didn't plan on doing that.
Tom'un onu yapmayı planlayıp planlamadığını biliyor musun?Do you know if Tom plans to do that?
Bunu yapmayı planlamanın tarzın tehlikeli.The way you're planning to do that is dangerous.
Tom, bunu yapmayı planlamadığını söyledi.Tom said he isn't planning to do that.
Tom gerçekten bunu yapmayı planlamadığını söyledi.Tom said that he didn't really plan on doing that.
Tom'a bunu yapmayı planlamadığımı söyle.Tell Tom that I'm not planning to do that.
Tom'a uzun süre kalmayı planlamadığımı söyle.Tell Tom that I'm not planning to stay long.
Onu yapmayı planlamadığını umuyorum.I hope you're not planning to do that.
Sami bir kaçırmayı planlamak için Leyla ile buluştu.Sami met with Layla to plan a kidnapping.
Bunu planlamak ne kadar sürer?How long does it take to plan?
Tom bunu yapmayı planlamadığını söyledi.Tom said he didn't plan on doing that.
Tom orada olmayı planlamadığını söyledi.Tom said he doesn't plan on being there.
Tom, Mary'nin bunu yalnız yapmayı planlamadığını söyledi.Tom said Mary wasn't planning on doing that alone.
Tom John'un bunu tek başına yapmayı planlayıp planlamadığını Mary'ye sordu.Tom asked Mary if John was planning to do that by himself.
Tom bunu yapmayı planlamadı.Tom didn't plan on doing that.
Tom bana gitmeyi planlamadığını söyledi.Tom told me he wasn't planning to go.
Tom Mary'ye gitmeyi planlamadığını söyledi.Tom told Mary that he wasn't planning to go.
Tom, burada daha fazla kalmayı planlamadığını söylüyor.Tom says he doesn't plan to stay here much longer.
Tom, oraya kendi başına gitmeyi planlamadığını söylüyor.Tom says he doesn't plan on going there by himself.
Tom gitmeyi planlamadığını söyledi.Tom said he wasn't planning to go.
Tom, bütün hayatı boyunca bekâr kalmayı planlamadığını söyledi.Tom said he doesn't plan on staying single all his life.
Tom bütün gün burada kalmayı planlamadığını söyledi.Tom said he doesn't plan to stay here all day.
Tom'un bunu yapmayı planlayıp planlamadığını merak ediyorum.I wonder whether Tom was planning on doing that.
Tom bunu yapmayı planlayıp planlamadığını merak ediyorum.I wonder if Tom was planning on doing that.
İlgili Sayfalar