planlama ile cümle
planlama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
SMRTV başlangıçta, Moskova'da gerçekleştirilen 2009 yarışmasına katılmayı planlamakta idi.SMRTVは当初、モスクワで行われる2009年大会への参加を計画していた。
Yeterince fon ayrılmaması, zayıf planlama, ağır bürokrasiden kaynaklı günde 2 metreden fazla ilerlenemiyordu.資金の不足、問題のある計画、冗長な官僚主義のためにこの工事の進捗はとても遅く、1日に2メートルを超えることは無かった。
"Kimse bize saldırmayı planlamaz" diye ısrar ettim.「私達は、誰も攻撃する意図を持っていません。
ICAO kodları uçuş planlaması ve diğer hava trafik hizmetlerinde yaygın olarak kullanılır.ICAOコードは 航空管制 や航空会社の飛行計画で使用されている。
Şehir planlama hakkında birçok yayınları da vardır.都市計画にも広く従事。
John Ruttenberg da planlama evrelerinde kullanılmak üzere önemli algoritmalar geliştirmiştir.ジョン・ルッテンバーグもまた、スケジューリングに関するある重要なアルゴリズムを開発した。
Strateji video oyunu, ustaca düşünmeye ve zafere ulaşmak için planlamaya odaklanan bir video oyunu türüdür.ストラテジーゲーム(Strategy video game)は、コンピュータゲームのジャンルの一つで、勝利のために熟考し計画を練ることに焦点を置いたもの。
Tek çocuk politikası, Çin'de uygulanan bir nüfus planlama politikasıdır.有名な政策には中国の一人っ子政策がある。
(İyi bir planlamada bu sonuncu terim ihmal edilecek kadar küçük olabilir.)(十分狭い場合は縮尺の変化を無視できる)。
AETN All Asia Networks, Lifetime kanalını Güneydoğu Asya'ya getirmeyi planlamaktadır.詳細はライフタイム (東南アジア)(英語版)を参照 AETN・オールアジア・ネットワークスはライフタイム・チャンネルを東南アジアに持ち込むことを計画した。
Savaş planlama sistemi de oyundaki bir başka yeni özelliktir.しかし、戦闘システムもまたこのゲーム独特のものとなっている。
3. Merkezi planlama vardır.3号線の計画がある。
İskoçya da, buna benzer bir yasamayı planlamaktadır.スコットランドがこれとほぼ同じ法律を制定する。
Merkezi Planlama vardır.事務センターがある。
Evler, karmaşık bir şehir planlama anlayışına uygun olarak standart bir plana göre inşa edilmiştir.個々の家は、緻密な都市計画に基づいて標準化されている。
Birliklerin hazırlanması için yeterli vakit verilmediği gibi planlama da aşırı hızlı yapılmıştır.実行部隊からは準備が間に合わないと反対の声が大きかった。
Şehir ve bölge planlama都市計画に関すること。
DSS planlama ve karar vermeye yardımcı olmak için oluşturulmuş bilgisayar destekli modellerden türetilmiştir.DSSは意思決定を支援するためのコンピュータを使用したモデル作成を起源とする。
Dale, hayatının geri kalanını orada huzur içinde geçirmeyi planlamaktadır.ヨハンは残りの人生をほとんど馬上で過ごすことになった。
Parçacık hızlandırıcılarının tasarımı, planlaması ve kurulmasını yapmak.専門は加速器の設計・建設。
WikiLeaks, birkaç ay içinde aşamalı olarak belgelerin tamamını yayımlamayı planlamaktadır.维基解密计划将在几个月内完全公开所有文件。
Moskova’ya yeni birlik antlaşmasının imzalanacağı 20 Ağustos günü dönmeyi planlamaktadır.原計畫在8月20日聯盟條約簽署当天返回莫斯科。
Hubble Uzay Teleskop'u için yaptığı planlama çalışmalarıyla "Hubble'ın annesi" adıylada bilinmektedir.由于她在规划哈勃太空望远镜方面的作用,她被许多人称为“哈勃之母”。
ABD Acil Durum Planlama ve Topluluk Bilme Hakkı Yasası'nın (42 USC 11002) 302.《美国应急规划与社区知情权法》中第302节规定了极度危险物质列表(42 U.S.C. 11002)。
Yunanistan'ın istilası hazırlıkları uzun soluklu bir planlama ve geniş çaplı hazırlıklar gerektirmektedir.希腊猎犬的体力高,需要定期的运动和大量的活动空间。
Başkasının hayatını planlamasını sevmiyor.喜歡玩弄他人生命。
León Viejo, Amerika'da şehir planlaması yapılmayan, 16. yüzyıldan kalma tek şehirdir.萊昂維耶是美洲唯一一座16世紀的殖民城市,歷史上從未遭受過城市規劃的改建。
ICAO kodları uçuş planlaması ve diğer hava trafik hizmetlerinde yaygın olarak kullanılır.ICAO機場代碼通常用于空中交通管理及飛行策劃等。
Hindistan 1000 adetten fazla tank üretmeyi planlamaktadır.它計劃生產超過1000架的龍捲風戰機。
Denizyıldızı eylemlerini planlama yetisine sahip değildir.第一,它不能精确地预测行星运动。
Türkiye 2023 yılına kadar bunu %30'a yükseltmeyi planlamaktadır.到2023年,这一比例将增加到40%。
Böylelikle küçük oğluna bir kirallık verme planlamaktaydı.缺钱的时候還打算卖掉儿子的内脏。
Eylül 1943 yılında Merkezi Planlama Kuruluna atandı.1943年6月,被劃為中区的一部分。
Dale, hayatının geri kalanını orada huzur içinde geçirmeyi planlamaktadır.它于和平时期余下的生涯中一直待在那里。
"Kimse bize saldırmayı planlamaz" diye ısrar ettim.그는 "나는 전쟁을 일으킬 의도는 없었다"고 기록하였다.
Rodin'i, fikirlerini çalmakla ve öldürmeyi planlamakla suçladı.그녀는 기로디어스와 워홀이 짜고 자기 작품을 훔치려한다고 의심했다.
SATA-IO 6.0 GB/s oranını standart hale getirmeyi planlamaktadır.SATA의 로드맵은 SATA 6.0 Gbit/s 규격을 포함하고 있다.
Moskova’ya yeni birlik antlaşmasının imzalanacağı 20 Ağustos günü dönmeyi planlamaktadır.그는 연방 조약이 체결되는 1991년 8월 20일에 모스크바로 돌아갈 계획이었다.
Hubble Uzay Teleskop'u için yaptığı planlama çalışmalarıyla "Hubble'ın annesi" adıylada bilinmektedir.허블 우주망원경의 제작 계획을 주도하여 '허블의 어머니'로 통한다.
Ayrıca, Planlama ve Koordinasyon ulusal Bakanı oldu (1969-1973).또한 국민의회 의장(1969~76)과 그 부의장(1969~89)을 역임하기도 하였다.
Önceliklerinden biri Christopher Street Liberation Day ("Christopher Street Özgürlük Günü")'i planlamak idi.그의 첫 우선 순위 중 하나는 크리스토퍼 길 해방의 날을 계획하는 것이다.
Planlama ve uygulanabilirlik kolaydır.설치 및 적응이 쉬울 것.
ABD'nin enerji planlaması".미국 에너지 관리청.
Chollima hareketi Sovyet beş yıllık planlarından esinlenerek merkezi devlet planlamasını esas alır.소련이 했던 것처럼 동유럽 정부 계획자들은 중공업에 중점을 두는 5개년 계획을 지도했다.
Savaş planlama sistemi de oyundaki bir başka yeni özelliktir.문화의 성장도 게임의 또다른 중요한 개념이다.
Bir projenin başarılı bir şekilde yürütülmesi için etkili bir planlama şarttır.성공적으로 프로젝트를 실행하려면, 효과적인 계획이 필요하다.
Böylelikle küçük oğluna bir kirallık verme planlamaktaydı.그러자 아버지는 별말 없이 아들에게 선선히 사업자금을 내주었다.
HTML 5.1’in 2016 yılında bitmesi beklenmektedir ve şu an W3C standardizasyon planlamasında yer almaktadır.העבודה על HTML 5.1 אמורה להסתיים ב-2016, והיא כרגע נמצאת במסלול התיקנון של W3C.
1981’in başlarında Fripp ve Bruford adı “Discipline” olan yeni bir grup kurmayı planlamaya başladılar.בתחילת 1981, פריפ וברופורד החלו לשקול הקמת להקה חדשה, שתיקרא Discipline ("משמעת").
Gosplan (Devlet Planlama Komitesi), gerekli kaynakları askerî sanayiye yönlendirmede önemli rol oynuyordu.ל"וועדת התכנון של המדינה" (Госпла́н) היה תפקיד חשוב בהכוונת האספקה והמשאבים החיוניים לטובת התעשייה הצבאית.
Planlama, uygulama ve proje kontrolü, proje yönetiminin birincil hedefidir.איחוד ואיזון התקציב חייב להיות המוטיב המרכזי של ההנהלה החדשה.
Yukarıdan aşağıya yaklaşımlar, planlamayı ve sistemin tam bir anlayışını vurgular.שיטת מעלה-מטה מדגישה תכנון והבנה מלאים של המערכת.
Bir projenin başarılı bir şekilde yürütülmesi için etkili bir planlama şarttır.החלט מה יגרום לפרויקט להצליח.
Koruma kalkanları kalktığında Asi Birliği Yeni Ölüm Yıldızı'na saldırarak bunu da yok etmeyi planlamaktadır.בעקבות הגילויים על כוכב המוות החדש, ברית המורדים מתכננת התקפה על הכוכב כאשר הוא עדיין בשלבי בנייה.
Halpen, beyni havaya uçurup Ood'ların tamamını öldürmeyi planlamaktadır.בתור הפלנקס, יש להם מוח כוורתי המתוכנת להשמיד את כל המוטאנטים.
Özellikle marka planlaması yapılırken, reklam aşamalarının belirlenmesinde kullanılır.בתחילת יצירת כל מסע פרסום ניתן להגדיר היכן יוצגו המודעות.
Vaas ailelerinden fidye koparıp onları köle olarak satmayı planlamaktadır.ואס רוצה לקבל את הכסף מהורי שבויו ואז למכור אותם לעבדות.
Yunanistan'ın istilası hazırlıkları uzun soluklu bir planlama ve geniş çaplı hazırlıklar gerektirmektedir.הסיוע הותנה בכך שיוון תממש תוכנית קיצוצים נרחבת.
Arjantin, 2006 senesinde İran'ı saldırıyı planlamak ve Hizbullah’ı da saldırıyı yapmakla resmen suçlamıştır.ב-25 באוקטובר 2006 האשים באופן רשמי את ממשלת איראן בתכנון ההתקפה ואת ארגון חזבאללה בביצועה.
Planlama ve uygulanabilirlik kolaydır.קל לתכנון ויישום.
İlgili Sayfalar