planlama ile cümle

planlama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Katı bir merkezî planlama yürütüldü.Jednalo se vlastně o pevně definovanou část centrálních plánů.
Microsoft Planner Microsoft Office 365 platformunda kullanılabilen bir planlama uygulamasıdır.Microsoft Visio Professional je také nabízen jako samostatný plán Office 365.
WikiLeaks, birkaç ay içinde aşamalı olarak belgelerin tamamını yayımlamayı planlamaktadır.Wikileaks urmează să publice toate documentele treptat, într-o perioadă de câteva luni.
Ortak saldırı, 869 yaz sonuna planlandı ve Ludwig, Haziran sonuna kadar planlama için Benevento'da kaldı.Atacul conjugat a fost proiectat pentru sfârșitul verii anului 869, iar Ludovic a rămas la Benevento.
SMRTV başlangıçta, Moskova'da gerçekleştirilen 2009 yarışmasına katılmayı planlamakta idi.Inițial, SMRTV a vrut să participe la concursul din 2009 din Moscova, Rusia.
Bazı projeler bu tür yapılandırılmış planlama ve gözetleme aşamalarından da geçmeyebilirler.Unele proiecte nu parcurg faze structurate de planificare și/sau monitorizare.
Planlama, uygulama ve proje kontrolü, proje yönetiminin birincil hedefidir.Evaluarea strategiei și controlul constituie etapa finală în managementul strategic.
Proje hâlâ planlama aşamasındadır.Mișcarea are loc în planul bistratului.
30 tane daha uçak üretmeyi planlamaktadır.30 de alte linii aeriene mai operează acest model.
Hem Serbest Piyasa Ekonomisi geçerlidir hem de Merkezi Planlama yapılır.Aceasta susține economia de piață liberă și critică economiile comandate.
Sovyet planlamacılarının çoğu da bu eğilimdeydi.Majoritatea ghetourilor naziste au fost de acest tip.
Saldırı yeterli planlama yapılmadan başladı.Atacul a început fără să fi făcut o planificare adecvată.
Beşinci hattın yapımı da planlama aşamasındadır.Az ötödik vonal tervezése előkészítés alatt áll.
SATA-IO 6.0 GB/s oranını standart hale getirmeyi planlamaktadır.A SATA tervezetben szerepel egy 6,0 Gbit/s-os szabvány.
Ancak bu planlama Vasa için geçerli olsa da uygulamada her iki güvertede de ağır toplar kullanılmıştır.Még a délután folyamán olyan hangot lehetett hallani, mintha két nehéz tárgyat ejtettek volna a fedélzetre.
Bu geçiş ve istilayı yeni yıl başında yapmayı planlamakta idi.A tervezés és a tervezett nyomvonal feltárása még ebben az évben elkezdődött.
Mimarlık eğitimi ve Hollanda kentsel planlamasından bir diploması vardır.Építészetet tanult és várostervezésből szerzett diplomát Hollandiában.
12. yaş gününde intihar etmeyi planlamaktadır.Ő volt az aki tizenkét éves korában öngyilkosságot követett el.
Planlama ve inşa çalışması 1998 ile 2013 arasında gerçekleştirildi.A hajózsilip felújításának tervét és kivitelezésének ütemezését 1998–1999 között készítették el.
1989 yılında Devlet Planlama Teşkilatı'nda çalışmaya başladı.Utána 1989-ig az Országos Tervhivatalnál dolgozott.
Bu planlamalar günlük, aylık ve yıllık olarak yapılabilir.A megvásárolt matrica lehet heti, havi és évi.
Jerde Partnership adlı mimarlık ve şehir planlama firmasının da kurucusu ve başkanıdır.Járunk? városi séta projekt társalapítója, és ügyvezetője.
Başkasının hayatını planlamasını sevmiyor.Nem tetszik neki, hogy az emberek tönkre akarják tenni az otthonát.
Sovyet tipi ekonomik planlama bu ekonomi türüne örnektir.A Sim City adórendszere lehet a gazdasági válság megoldása?
Belediye ve Kentsel Planlama Bakanlığı.A Town and Country Planning Association elnöke.
Planlama Operasyona "insan formuna" sahip olan Anthropoid adlı bir kod adı verildi.A tervezett akció az Anthropoid (emberszabású) hadművelet nevet kapta.
Turizm Planlama DairesiFöldrajzportál Turizmusportál
Dale, hayatının geri kalanını orada huzur içinde geçirmeyi planlamaktadır.Ezután Cally az élete hátralévő részét börtönben töltötte.
Lokantayı bir kere açtıktan sonra ise Carl'dan kurtulmayı planlamaktadır.Azon aggódik, hogy miután Tokió helyreállt, nem fogja tudni kinyitni a boltját.
Danışmanlar, firmanın süreçlerini incelemekte ve bilimsel yöntemler kullanarak planlama yapmaktadırlar.A társaság tagjai tehát tudományos igényességre és vizsgálati módszerekre törekedtek.
Her iki öneri için de planlama ve inşaat zaman çizelgesi belirlenmemiştir.Mind a tervezés, mind az építkezés feszített ütemterv szerint haladt.
Kendi bağımsızlığına set çekenleri bertaraf etmeyi planlamaktaydı.Céljuk, hogy kivívják függetlenségüket.
1981’in başlarında Fripp ve Bruford adı “Discipline” olan yeni bir grup kurmayı planlamaya başladılar.Alkuvuodesta 1981 Fripp ja Bruford alkoivat harkita uutta yhtyettä, jonka nimi tulisi olemaan Discipline.
Önceliklerinden biri Christopher Street Liberation Day ("Christopher Street Özgürlük Günü")'i planlamak idi.Eräs hänen ensimmäisistä prioriteeteistaan oli Christopher Street Liberation Dayn suunnitteleminen.
Beşinci hattın yapımı da planlama aşamasındadır.Viides linja on suunnitteilla.
Proje hâlâ planlama aşamasındadır.Projekti on kuitenkin vasta esisuunnitteluvaiheessa.
Kurum, yerel yönetimlerin planlama çalışmalarına teknik destek sağlamaktadır.Ne toimivat perustana alueellisia hoito-ohjelmia laadittaessa.
Görüşmeyi düzenleyen kişi, soracağı soruları önceden planlamalıdır.Kysyjä rukoilee halutessaan ennen kysymyksen esittämistä.
1943 yılların başında sabotaj eylemleri planlamaya başladı.Keväästä 1944 lähtien hän osallistui useisiin sabotaasitoimiin.
Kalan yerlere taş döşemek planlamada.Hyvärilän tilaa reunustavat kiviaidat.
3. Merkezi planlama vardır.3. Prosessin suunnittelu.
Barbarossa Harekâtı'nın planlamasına 18 Aralık 1940 tarihinde başlandı.Lopullinen hyökkäyssuunnitelma, operaatio Barbarossa valmistui 18. joulukuuta 1940.
Alman lojistik planlaması Sovyet demiryolu ulaşım ağı konusunda fazla iyimserdi.Passchendaelen taistelu rasitti kovasti Saksan rautateihin perustuvaa huoltoverkostoa.
Belli başlı kurumsal sistemler şunlardır: Kurumsal kaynak planlaması sistemleri.Omaa maata tilattomalle väestölle: Periaatteellisia näkökohtia asutuspolitiikkimme alalta.
Düzgün bir planlama yapmanın imkanı kalmamıştı, üretim çarkları işleyemez hale gelmişti.Menetelmä ei kuitenkaan ollut riittävän tehokas tuottaakseen saippuan valmistuksessa tarvittavan soodan.
Bu bilgiler seyrüsefer planlamasında kullanılır.Näitä kerättyjä tietoja sovelletaan suunniteltavaan tuotteeseen.
Bu, merkezi hükümetin planlama hedefleri ile uyumludur.Αυτό βρίσκεται σε συμφωνία με τον προγραμματισμό της κεντρικής κυβέρνησης.
SMRTV başlangıçta, Moskova'da gerçekleştirilen 2009 yarışmasına katılmayı planlamakta idi.Ο SMRTV είχε αρχικά προγραμματίσει να πάρει μέρος στο διαγωνισμό του 2009 στη Μόσχα της Ρωσίας.
Blossom'ın planlama yeteneği onda da vardır.Τα σχέδια του Μπλούμερτ είναι επίσης πιθανόν να τον επηρέασαν.
146. ^ KKTC Tarım Bakanlığı İstatistik ve Planlama Şubesi.Προεδρικές εκλογές στην ΤΔΒΚ TRT KKTC Tarım Bakanlığı İstatistik ve Planlama Şubesi.
Moskova'da planlamacıların ileriye dönük kararlarının hacmi karşı konulmaz olmuştur.Ο όγκος των αποφάσεων που αντιμετώπιζαν οι σχεδιαστές στη Μόσχα ήταν συντριπτικός.
Dale, hayatının geri kalanını orada huzur içinde geçirmeyi planlamaktadır.Ο Κάρολος παρέμεινε στην εξορία για το υπόλοιπο της ζωής του.
Mimarlık eğitimi ve Hollanda kentsel planlamasından bir diploması vardır.Σπούδασε Αρχιτεκτονική και απέκτησε Δίπλωμα Πολεοδομίας, στην Ολλανδία.
WikiLeaks, birkaç ay içinde aşamalı olarak belgelerin tamamını yayımlamayı planlamaktadır.Το Wikileaks έχει δημοσιεύσει πολλά σχετικά έγγραφα από το 2013.
Tedavi planlaması aşamasında takip edilmesi gereken bir dizi kural ve tetkik aşaması bulunmaktadır.Μία σειρά νέων θεραπειών και διαγνωστικών μεθόδων βρίσκονται υπό ανάπτυξη.
Düzgün bir planlama yapmanın imkanı kalmamıştı, üretim çarkları işleyemez hale gelmişti.Το σχέδιο αυτό θα είχε πιθανότατα υλοποιηθεί, αν δεν συνέπιπτε μια πολύ άσχημη εποχή για τα κίτρα.
1981’in başlarında Fripp ve Bruford adı “Discipline” olan yeni bir grup kurmayı planlamaya başladılar.Tidligt i 1981 begyndte Fripp og Bruford at overveje at danne en ny gruppe, som skulle hedde Discipline.
NASA, ay kutuplarından birinde kalıcı bir üssün kuruluşunu da planlamaktadır.NASA planlægger nu opførelsen af en permanent base ved en af Månens poler.
Fakat Lars bu seyahati tam anlamıyla planlamamıştı.Bu yüzden konser sona erdiğinde gidecek hiçbir yeri yoktu.Men den unge Lars havde ikke planlagt turen særlig godt og manglede et sted at bo efter koncerten.
Alman lojistik planlaması Sovyet demiryolu ulaşım ağı konusunda fazla iyimserdi.Den tyske logistiske planlægning overvurderede også væsentligt det sovjetiske transportsystems tilstand.
İlgili Sayfalar