planlama ile cümle

planlama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Katı bir merkezî planlama yürütüldü.وتم تأسيس اقتصاد مخطط مركزيا.
30 tane daha uçak üretmeyi planlamaktadır.صنع منها 30 طائرة.
Bundan sonraki yeni tasarıma yerel idarenin planlama dairesi tarafından inşaat izini verildi.تشبه المسألة عملية وضع مخطط لبناء منزل.
Bir projenin başarılı bir şekilde yürütülmesi için etkili bir planlama şarttır.لنجاح تنفيذ المشروع لابد من التخطيط الدقيق.
Bu planlamalar günlük, aylık ve yıllık olarak yapılabilir.وهذه الدورة يمكن أن تكون يومية أو أسبوعية أو فصلية.
Başkasının hayatını planlamasını sevmiyor.لا يحب التدخل في شؤون الآخرين.
Görüşmeyi düzenleyen kişi, soracağı soruları önceden planlamalıdır.المتسابق الذي يَطرح عليه السؤال لديه الوقت لتفكير قبل إعطاء الإجابة.
Rovio, 2011 yılında oyunun daha fazla seviyesini yayınlamayı planlamaktadır.أيضاً أعلنوا نينتندو بأن اللعبة سوف يتأخر إصدارها لحد سنة 2011 على الأقل.
Peyzaj planlama , peyzaj mimarlığının bir dalıdır.الوريقة في علم النبات هي جزء من ورقة مركبة.
Şehir planlama hakkında birçok yayınları da vardır.له بحوث كثيرة في مجال التخطيط الحضري.
Hindistan'ın Beş Yıllık Planları, Sovyetler Birliği'ndeki merkezi planlamaya benziyordu.Os planos quinquenais da Índia assemelhavam-se aos planos da União Soviética.
Önceliklerinden biri Christopher Street Liberation Day ("Christopher Street Özgürlük Günü")'i planlamak idi.Uma de suas primeiras prioridades foi planejar o "Liberation Day" na rua Christopher.
Yukarıdan aşağıya yaklaşımlar, planlamayı ve sistemin tam bir anlayışını vurgular.Abordagens de cima para baixo enfatizam o planejamento e uma compreensão completa do sistema.
1981’in başlarında Fripp ve Bruford adı “Discipline” olan yeni bir grup kurmayı planlamaya başladılar.Em 1981, Fripp e Bruford começaram a considerar formar um novo grupo, que se chamaria Discipline.
O sırada Dan, Carl'ın üzerine çıkar ve ona babasının gözlerinin önünde tecavüz etmeyi planlamaktadır.Enquanto isso, Dan fica em cima de Carl, planejando estuprá-lo na frente de seu pai.
Hindistan 1000 adetten fazla tank üretmeyi planlamaktadır.Ela pretende construir mais de 1.000 tanques.
SMRTV başlangıçta, Moskova'da gerçekleştirilen 2009 yarışmasına katılmayı planlamakta idi.SMRTV tinha planejado originalmente para competir na edição de 2009 em Moscou, Rússia.
Google, Amazon.com'a rakip olarak, yeni kitapların sanal sürümlerini satışa sunmayı planlamaktadır.Na competição com a Amazon.com, o Google planeja vender versões digitais de livros novos.
6 Mayıs 2013’te ise 2013 dağıtım planlaması kapsamındaki ilk Su-34 teslim edildi.No dia 6 de Maio de 2013, o primeiro Su-34 foi entregue sobre o plano de procedimento de defesa.
WikiLeaks, birkaç ay içinde aşamalı olarak belgelerin tamamını yayımlamayı planlamaktadır.Os planos do WikiLeaks são de divulgar todos os telegramas em lotes no decorrer de vários meses.
Akıllı bir arama sistemi, planlama için önemli olan verilerin bulunması kolaylaştırır.Uma pesquisa inteligente simplifica a procura de dados relevantes para o planeamento.
Böylece ordu planlama hiyerarşisinde üçüncü numaraya yükseldi.Posteriormente, firmou-se na grade de programação às terças.
30 tane daha uçak üretmeyi planlamaktadır.O país ainda estudava encomendar mais quarenta aviões.
Rodin'i, fikirlerini çalmakla ve öldürmeyi planlamakla suçladı.Ela acusava Rodin de roubar suas ideias e de armar um complô para assassiná-la.
Prodüksiyon öncesinde film planlaması ve tasarlanması yapılır.Tomemos por exemplo a concepção e produção de um carro.
Dale, hayatının geri kalanını orada huzur içinde geçirmeyi planlamaktadır.Jordan dedicou o resto de sua vida no desenvolvimento de sua obra.
Bu planlama çalışmaların sonuçları Ekim 2007'de yapılan 34. UNESCO Genel Konferansı'nda sunuldu.No ano de 2007 presidiu a Comissão de Educação da 34ª Conferência Geral da UNESCO.
Onlar burada katliam kurbanlarının anısına bir anıt dikmeyi planlamaktadırlar.Também será construído um memorial em homenagem às vítimas.
Sovyet tipi ekonomik planlama bu ekonomi türüne örnektir.Essas flutuações de longo prazo seriam características da economia capitalista.
Turizm Planlama DairesiTurismo Salão do Turismo
Ancak gizli olarak, onu devirmeyi planlamaya başladı.Ela lhe pede, em troca, que a engravide.
Proje hâlâ planlama aşamasındadır.O projeto da estação está em processo de elaboração.
Şehir ve bölge planlamaXII. Ordenamento e planeamento do território.
Arjantin, 2006 senesinde İran'ı saldırıyı planlamak ve Hizbullah’ı da saldırıyı yapmakla resmen suçlamıştır.Em 2006, uma corte americana declarou que o Irã e o Hezbollah teriam orquestrado o atentado.
Dale, hayatının geri kalanını orada huzur içinde geçirmeyi planlamaktadır.Howard legt zich er dan maar bij neer dat hij voor de rest van zijn leven op Aarde zal blijven.
Microsoft Planner Microsoft Office 365 platformunda kullanılabilen bir planlama uygulamasıdır.Zelf gebruikt Microsoft het platform voor haar Microsoft Office 365-diensten.
Mola ana planlamaları yapan kişiydi ve komuta kademesindeki ikinci kişiydi.Mola was de leider van de organisatie, maar officieel de tweede in rang.
Bu ise, çok ince bir planlamayı ve yine de birçok güçlüğü beraberinde getirmekteydi.Zij was rond van bouw en zwaar uitgevoerd met veel zeeg.
Bu silahları Suriye Rejimi'ne satmayı planlamaktaydı.Vermoed wordt dat deze wapens bestemd waren voor Gladio.
Hubble Uzay Teleskop'u için yaptığı planlama çalışmalarıyla "Hubble'ın annesi" adıylada bilinmektedir.Velen noemen haar de "Mother of Hubble" voor haar rol in de planning van de Hubble Space Telescope.
Studentski Grad tipik zoning şehir planlaması örneğidir.Curitiba wordt gezien als een schoolvoorbeeld voor stadsplanning.
Yukarıda belirttilen her 2 Sprint planlama, her Sprint başlangıcında yer alır.Deze lijst wordt in elke sprint, aan het eind van de sprint bijgewerkt.
Tek çocuk politikası, Çin'de uygulanan bir nüfus planlama politikasıdır.Alleen in de Volksrepubliek China is er een éénkind-politiek.
Özellikle marka planlaması yapılırken, reklam aşamalarının belirlenmesinde kullanılır.Het opt-outsysteem wordt voornamelijk gebruikt voor het toesturen van commerciële reclame.
Onlar burada katliam kurbanlarının anısına bir anıt dikmeyi planlamaktadırlar.Een monument herinnert aan de slachtoffers.
NASA, ay kutuplarından birinde kalıcı bir üssün kuruluşunu da planlamaktadır.NASA planuje utworzenie permanentnej bazy lunarnej na jednym z biegunów.
1986 yılında Planlama ve Ekonomi Bakanı olarak kabineye atandı.W 1986 został mianowany ministrem planowania i gospodarki.
Uzun Yürüyüş'ün (1934-1935) planlamasına yardımcı oldu.Brała udział w Długim Marszu (1935-1936).
Akıllı bir arama sistemi, planlama için önemli olan verilerin bulunması kolaylaştırır.Inteligentny algorytm ułatwia znalezienie danych potrzebnych do planowania.
Bu "kılavuz" bildirilerin ortaya çıkışı Barbarossa Harekâtı planlamasının ilk aşamalarına kadar uzanmaktadır.Geneza „Planu głodowego” sięgała wczesnych etapów planowania operacji „Barbarossa”.
Alman planlamaları, önceki muharebelerde uğranılan kayıplarla fazlasıyla sınırlanmaktadır.Siła niemieckiego natarcia wręcz osłabła na skutek strat poniesionych podczas wcześniejszych walk.
Bir bakıma planlama mühendisliği ile beraber çalışmaktadır.Specjalizuje się w teorii konstrukcji inżynierskich.
Kütüphanecilik eğitimi planlaması.Seminarium poświęcone zagadnieniom budownictwa bibliotecznego.
Radyofarmasötik üretiminde üretim planlamasını yapmak.Instrukcja przygotowania produktów radiofarmaceutycznych . . .
Dale, hayatının geri kalanını orada huzur içinde geçirmeyi planlamaktadır.Sam Michał resztę swojego życia spędził na wygnaniu.
WikiLeaks, birkaç ay içinde aşamalı olarak belgelerin tamamını yayımlamayı planlamaktadır.WikiLeaks publikuje pozostałe depesze i planuje publikować stopniowo przez kilka miesięcy.
Bu geçiş ve istilayı yeni yıl başında yapmayı planlamakta idi.Pierwsze zajęcia i wycieczki wioślarskie rozpoczęto jeszcze w tym samym roku.
Şehir Planlama DairesiSzacunek departamentu planowania miasta
Mimarlık ve şehir planlama ile ilgili birçok kitabı da basılmıştır.Oprócz tego publikował także liczne artykuły dotyczące architektury i urbanistyki.
Ama daha sonra Sosyalist Planlamacı ekonomik anlayışı terk etti.Szybko jednak porzucił socjalistyczne koncepcje gospodarcze.
İlgili Sayfalar