Ben yardım etmeyi planlamadım.I didn't plan on helping.
Tom bana planım hakkında ne düşündüğünü söyledi.Tom told me what he thinks about my plan.
Bu geziyi 6 aydır planlıyoruz.We've been planning this trip for 6 months.
Tom'un Boston'a taşınmayı planladığı doğru mu?Is it true that Tom plans to move to Boston?
Tom'un Ekim ayında emekli olmayı planladığını duydum.I hear that Tom is planning to retire in October.
Gerçekten hiç oyun planım olmadı.I never really had any game plan.
Gelecek hafta sonu kayak yapmayı planlıyorum.I plan to go skiing next weekend.
Tom'a bunu yapmayı planlamadığımı zaten söyledim.I've already told Tom that I don't plan to do that.
Bugün olduğu gibi soğuk bir günde dışarı çıkmayı gerçekten planlamıyorsun, değil mi?You don't really plan to go outside on a cold day like today, do you?
Bugün öğleden sonra şehri ziyaret etmeyi planlıyorlar.They're planning to visit the city late this afternoon.
Yakın geleceğim için planlarım yok.I don't have plans for my immediate future.
Ne yapmayı planlıyorsun bilmiyorum ama onu yapmana izin vermeyeceğim.I don't know what you're planning to do, but I won't let you do it.
Bu planı hazırlaman ne kadar sürdü?How much time did it take you to come up with this plan?
Sana planlarımı söyleyeyim.Let me tell you my plans.
Bir planım vardı.I had a plan.
Tom kalmayı planlayan tek kişi değil.Tom isn't the only one who plans to stay.
Onlara planladığım her şeyi anlatmadım.I haven't told them about everything we're planning.
Bu geziyi üç aydır planlıyoruz.We've been planning this trip for three months.
Plan ne kadar gerçekçi?How realistic is the plan?
Tom gece boyunca gerçekten ayakta kalmayı planlamıyor, değil mi?Tom doesn't really plan to stay up all night, does he?
Fadıl erkek kardeşini çağırdı ve bir soygun planladılar.Fadil called his brother and they planned a robbery.
Fadıl ve Leyla bir soygun planladılar.Fadil and Layla set up a robbery.
Fadıl'ın, kanlı planını uygulamasını hiçbir şey durduramaz.Nothing can stop Fadil from executing his murderous plan.
Gerçekten bunu almayı planlamıyorsun, değil mi?You don't really plan to buy that, do you?
Tom çok yakında Boston'a geri dönmeyi planlamamıştı.Tom hadn't planned on going back to Boston so soon.
Tom yeni bir bisiklet satın almayı planlıyor.Tom plans to buy a new bicycle.
Tom ekim ayında emekli olmayı planlıyor.Tom plans to retire in October.
Yakında emekli olmayı planlıyorum.I plan to retire soon.
Ben 65 yaşıma kadar emekli olmayı planlamıyorum.I don't plan to retire until I'm 65.
Tom, Boston'da ne kadar süre yaşamayı planlıyor?How much longer is Tom planning to live in Boston?
Hiçbir plana sahip olmamak iyi bir fikir değildir.Having no plan at all isn't a good idea.
Aslında onu yapmayı planlamadım.I actually didn't plan to do that.
Burada kaç yıl daha çalışmayı planlıyorsun?How many more years do you plan to work here?
Bugün bir şey satın almayı planlamıyorum.I don't plan to buy anything today.
Çok uzun süre kalmayı planlamıyorum.I don't plan to stay for very long.
Tom daha ne kadar bizimle kalmayı planlıyor?How much longer is Tom planning to stay with us?
Bu planda yanlış bir şey yok.There's nothing wrong with this plan.
Kaç gün daha burada kalmayı planlıyorsun?How many more days do you plan to stay here?
Bu plan geçen ekim ayında onaylandı.This plan was approved last October.
Bu gece burada şarkı söylemeyi planlamadım.I didn't plan on singing here tonight.
Buna nasıl elde etmeyi planlıyorsun?How do you plan to achieve this?
Onlara nasıl ödeme yapmayı planlıyorsunuz?How do you plan to pay for them?
Aslında bugün burada olmayı planlamadım.I actually didn't plan to be here today.
Tom kendi başına oraya gitmeyi planlayabilir.Tom could be planning to go there by himself.
O problemle nasıl başa çıkmayı planlıyorsunuz?How do you plan to deal with that problem?
Emeklilik planın ne kadar iyi?How good is your retirement plan?
O konuyla nasıl başa çıkmayı planlıyorsun?How do you plan to deal with that matter?
Ben hâlâ onu yapmayı planlıyorum.I'm still planning on doing that.
Boston'a taşınmayı planlıyorum.I plan to move to Boston.
Onunla nasıl başa çıkmayı planlıyorsun?How do you plan to deal with that?
Artık onu yapmayı planlamıyorum.I'm no longer planning to do that.
Tom'un bunu gerçekten yapmayı planladığını sanmıyorum.I don't think Tom really planned on doing that.
Benim planım seninkinden daha iyi.My plan is better than yours.
Her zaman yedek bir plan yapmaya çalışıyorum.I try to always have a backup plan.
Çocuk sahibi olmayı planlıyor musun?Do you plan to have children?
Tom'un gerçekten onu yapmayı planladığına inanamıyorum.I can't believe Tom really plans to do that.
Bunun için ödeme yapmayı nasıl planlıyorsun?How do you plan on paying for this?
Ne yapmayı planladığımı zaten Tom'a söyledim.I've already told Tom what I plan to do.
Onu yapmayı mı planlıyorsun?Are you planning to do that?
Bu planın nasıl uygulanması gerekir?How should this plan be carried out?