Noel'i kiminle geçirmeyi planlıyorsun?Who do you plan to spend Christmas with?
Noel Arifesinde bir Noel partisi vermeyi planlıyoruz.We're planning to have a Christmas party on Christmas Eve.
İnşaat, planın gerisine düştü.Construction has fallen behind schedule.
Birkaç yeni etkinlik planlanıyor.Several new activities are scheduled.
Seçimler ekim ayı için planlanıyor.Elections are scheduled for October.
O ilginç bir iş planı.It's an interesting business plan.
Alternatif planımı düşünelim.Let's consider my alternate plan.
Tom onun iyi bir plan olduğuna inanmış gibi davranıyordu.Tom pretended to agree that it was a good plan.
Aslında onu hiç planlamadım.I actually didn't plan it at all.
Tom bu kadar uzun süre kalmayı planlamamıştı.Tom had not intended to stay so long.
Bir şey planlamaya çalışıyoruz.We're trying to plan something.
Tom her zaman bir şey planlıyor.Tom is always planning something.
Tom geri dönmeyi planlamamıştı.Tom hadn't planned on returning.
Tom onu yapmayı planlamamıştı.Tom had not intended to do that.
Onların beklenmedik durum planları var mı?Do they have contingency plans?
Tom onların blöflerini görmeyi planlıyor.Tom plans to call their bluff.
Tom bir saldırı planı hazırladı.Tom laid out a plan of attack.
Tom'un yavaşlamak için hiçbir planı yok.Tom has no plans to slow down.
İlk sırada olmayı planlıyorum.I intend to be first in line.
Tom planıyla devam etti.Tom went ahead with his plan.
Tom satışa katılmayı planlıyor.Tom plans to attend the sale.
Orijinal planımız işe yarayacak.Our original plan will work.
Orijinal planımız işleyecek.Our original plan will work.
Tom'un daha hırslı planları var.Tom has more ambitious plans.
Tom'un aklında başka bir plan vardı.Tom had another plan in mind.
Tom bir oyun planıyla geldi.Tom came in with a game plan.
Tom her zaman saldırılar planlar.Tom always plans the attacks.
Arka planda Tom var.That's Tom in the background.
Tom için büyük planlarımız var.We have great plans for Tom.
Tom için harika planlarımız var.We have great plans for Tom.
Hayatınızı buna göre planlayın.Plan your life accordingly.
Kesinlikle bir plana ihtiyacım vardı.I definitely needed a plan.
Buradaki oyun planı nedir?What's the game plan here?
Bizim çok basit bir planımız vardı.We had a very simple plan.
Daha iyi planlama talep ediyoruz.We demand better planning.
Şu an bizim planımız o.That's our plan right now.
O şu an bizim planımız.That's our plan right now.
Senin planların başarılı olmayacak.Your plans won't succeed.
Bu plan gibi görünüyor.This appears to be the plan.
Tom'un planı eksiktir.Tom's plan is incomplete.
Tom'un planı tamamlanmamıştır.Tom's plan is incomplete.
Tom kendi planını veto etti.Tom vetoed his own plan.
Hiçbir hizmet planlanmıyor.No service is planned.
Tom'un çok planları var.Tom has a lot of plans.
Bu Tom'un planı değildi.This wasn't Tom's plan.
Planlama anahtardır.Planning is key.
Tom nasıl yardım etmeyi planlıyor?How does Tom plan to help?
Tom bize nasıl yardımcı olmayı planlıyor?How does Tom plan to help us?
Gelecek için plan yapmamız gerek.We need to plan for the future.
Tom, planetaryuma gitti.Tom went to the planetarium.
Cuma günü için herhangi bir planın var mı?Do you have any plans for Friday?
Tom'la öğle yemeği yemeyi planlıyorum.I plan to have lunch with Tom.
Nasıl yardımcı olmayı planlıyorsun?How do you plan to help?
Yarın Tom'u ziyaret etmeyi planlıyoruz.We plan to visit Tom tomorrow.
Tom'dan planını çizmesini iste.Ask Tom to sketch out his plan.
Nasıl yardım etmeyi planlıyorsun?How do you plan on helping?
Hiçbirimiz onu yapmayı planlamıyoruz.None of us plan to do that.
Bir plan geliştirmeliyiz.We must develop a plan.
Daha fazla dil öğrenmeyi planlıyor musun?Are you planning on learning more languages?
Yakın zamanda bir gezi planlıyor musun?Are you planning a trip anytime soon?