Ana içeriğe geç
Sözlük

plan ile cümle

plan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Yarın öğleden sonra Tom'u ziyaret etmeyi planlıyoruz.We plan to visit Tom tomorrow afternoon.
Tom'un ne yapmayı planladığını hiç kimse bilmiyordu.No one knew what Tom was planning to do.
Saldırgan bir eylem planına ihtiyacımız var.We need an aggressive plan of action.
Girişken bir eylem planına ihtiyacımız var.We need an aggressive plan of action.
Fırtına planlarımızı etkilememeli.The storm shouldn't affect our plans.
Önümüzdeki bahar Boston'u ziyaret etmeyi planlıyoruz.We plan to visit Boston next spring.
Yönetim kurulu üyeleri planı kabul etti.Board members adopted the plan.
Planınız işe yaramayacak.Your plan won't work.
Planın işe yaramayacak.Your plan won't work.
Yarın gece için planların var mı?Do you have plans for tomorrow night?
Yarın gece için planın var mı?Do you have plans for tomorrow night?
Hafta sonu için ne tür planların var?What kind of plans do you have for the weekend?
Hafta sonu için ne tür planlarınız var?What kind of plans do you have for the weekend?
Bugün ağlamayı planlamamıştım.I hadn't planned on crying today.
Tom tuhaf bir planla çıkageldi.Tom came up with a bizarre plan.
Tom ölümcül bir plan kurdu.Tom hatched a deadly plan.
Tom'un duruşmasının bu Kasımda başlaması planlanıyor.Tom's trial is scheduled to begin this November.
Tom soygunu planlamaya dâhil edildi.Tom was involved in the planning of the robbery.
Tom ve Mary ikinci bir balayına çıkmayı planlıyorlardı.Tom and Mary were planning to have a second honeymoon.
Tom Mary'nin kasasını çalmak için bir plan hazırladı.Tom formulated a plan to steal Mary's safe.
Tom Boston'a gitmeyi planladı.Tom planned to go to Boston.
Tom ve Mary birlikte geleceğe dair planları hakkında tartıştı.Tom and Mary discussed their future plans together.
Boston'a geri dönmek için herhangi bir planın var mı?Do you have any plans to come back to Boston?
Onun hapishaneden kaçışı iyi planlanmıştı.His escape from prison was well planned.
Tom otobüs durağına gelmeden önce binmeyi planladığı otobüs zaten gitmişti.By the time Tom got to the bus stop, the bus he was planning to take had already left.
Babam bana bir at almayı planladığını söylüyor.My father says he's planning to buy me a horse.
Tom'un işini bırakmayı planladığını herkes biliyordu.Everyone knew Tom was planning to quit his job.
Tom'la Boston'a gitmeyi planlıyorsun, değil mi?You plan to go to Boston with Tom, don't you?
Tom senin ne yapmayı planladığını zaten bana söyledi.Tom has already told me what you plan to do.
Tom ne yapmayı planladığını zaten bana söyledi.Tom has already told me what he plans to do.
Tom gerçekten onu yapmayı planlamıyor, değil mi?Tom doesn't really plan to do that, does he?
Tom'un planlarının değiştiğini duydum.I've heard that Tom's plans have changed.
Tom'un planının iyi olduğunu düşündüm.I thought Tom's plan was a good one.
Sanırım planlarımızı değiştirmemiz gerekiyor.I think we need to change our plans.
Tom'a ne zaman geri gelmeyi planladığını sor.Ask Tom when he plans to come back.
Hiçbir özel kutlama planlanmadı.No special celebration is planned.
Tom'a planlarından bahsettin mi?Did you tell Tom about your plans?
Yarın erken kapatmayı planlıyoruz.We plan to close early tomorrow.
Tom bir planı olmadığını söyledi.Tom said he didn't have a plan.
Tom öğretmenliğe devam etmeyi planlıyor.Tom plans to continue teaching.
Evlilik planlarımız değişti.Our wedding plans have changed.
Bunu nasıl değiştirmeyi planlıyorsun?How do you plan to change this?
Bir arka plan kontrolü gereklidir.A background check is required.
Yarın geri gelmeyi planlıyorum.I plan to come back tomorrow.
Bu plana kim karşı çıkar ki?Who would oppose this plan?
Tom'un bir planı olsa iyi olur.Tom had better have a plan.
Tom'a onun planlarının ne olduğunu sor.Ask Tom what his plans are.
Tom'un bir planı yoktu.Tom didn't have a plan.
Tom'un bir planı var, değil mi?Tom has a plan, right?
Bu gerçekten harika bir plan.That's a really wonderful plan.
Herkes planı anladı mı?Does everyone get the plan?
Tom patronundan bir zam istemeyi planlamıştı ama korkup vazgeçti.Tom had planned to ask his boss for a raise, but he chickened out.
Biz üretim sürecinde değişiklikler planlıyoruz.We are planning changes to the manufacturing process.
İş gezimi Tom'un durumuna göre planlayacağım.I will plan my business trip according to Tom's availability.
Tom yeni plan üzerinde çalışıyor.Tom is working on the new plan.
Görünen o ki, banka soygunu en ince ayrıntısına kadar planlanmış.It appears that the bank robbery was planned right down to the last detail.
Tom ve Mary'nin düğününde olmayı planlıyor musun?Are you planning to be at Tom and Mary's wedding?
Tom bu kış Boston'a gitmeyi planladığını söylüyor.Tom says he's planning to go to Boston this winter.
Tom yeni plana karşı çıkıyor.Tom is opposed to the new plan.
Tom yakında eve gitmeyi planlıyor.Tom is planning to go home soon.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod