Ana içeriğe geç
Sözlük

plan ile cümle

plan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Planlamayı bana bırakmalısın.You should leave the planning to me.
Birçok Boston sakini belediye başkanının planına karşı çıkıyor.Many Boston residents oppose the mayor's plan.
Yakında bir orman olduğu için Mary'nin bir çalı yangını planı var.Because there is a forest nearby, Mary has a bush fire plan.
O dört yıllık planın onaylanması gerekiyor.That four-year plan has to be approved.
Ben her şeyi planladıktan sonra bir seyahate gittim.After I had planned everything I went on a trip.
Onların evlenme planları vardı.They had plans to be married.
Bunun için plan yapmadım.I didn't plan for this.
İngiltere'de altı gebelikten birisi plansızdır.One in six pregnancies in Britain are unplanned.
Amerika Birleşik Devletlerinde hamileliklerin neredeyse yarısı plansızdır.Almost half of pregnancies in the United States are unplanned.
Tom beklemeyi planlamıyor.Tom doesn't plan to wait.
Pazartesi gecesi için planların var mı?Do you have plans for Monday night?
Tom ayrılmayı planlamıyor.Tom doesn't plan to leave.
Başarı için üç aşamalı bir planım var.I have a three-stage plan for success.
Acil durum planın var mı?Do you have a contingency plan?
Acil durum planınız var mı?Do you have a contingency plan?
Mevcut bir acil durum planın var mı?Do you have a contingency plan in place?
Mevcut bir acil durum planınız var mı?Do you have a contingency plan in place?
Mary ve ben iki çocuğumuzun olmasını planlıyoruz.Mary and I plan to have two kids.
Planlar tamamlanmamıştı.Plans have not been finalized.
Planlar henüz kesinleşmiş değil.Plans haven't yet been finalized.
Ben planı hiç anlamıyorum.I don't understand the plan at all.
Planlarımı sana söyleyemem.I can't tell you my plans.
Planlarımın ne olduğunu sana söyleyemem.I can't tell you what my plans are.
İşler planlandığı gibi gitmeyecek.Things won't go as planned.
Biz hâlâ gitmeyi planlıyoruz.We're still planning to go.
Biz hâlâ onu yapmayı planlıyoruz.We're still planning to do that.
Biz hâlâ orada olmayı planlıyoruz.We're still planning to be there.
Onun hepsini kendiniz mi yemeyi planladınız?Did you plan to eat all of that yourself?
Onun hepsini kendin mi yemeyi planlıyorsun?Do you plan to eat all of that yourself?
Bizim patron planımızı onayladı.Our boss approved our plan.
Bunun pazartesi günü gerçekleşmesi planlanmıştır.That's scheduled to happen on Monday.
Senin için daha iyi planlarımız var.We've got better plans for you.
Kesin planlarım yok.I have no definite plans.
Tüm öğleden sonra burada olmayı planlıyorum.I plan on being here all afternoon.
Ben bunu çok iyi planladım.I planned it very well.
Yarın için planlanmış bir sürü şeyim var.I have a lot of stuff planned for tomorrow.
Her şeyi planlamak zorundayım.I have to plan everything.
Senin planının çok hırslı olduğunu düşünüyorum.I think your plan is too ambitious.
Senin planının gerçekçi olmadığını düşünüyorum.I think your plan is not realistic.
Planlarını yerine getirmen gereklidir.It's necessary that you fulfill your plans.
Onların ne planladığını merak ediyorum.I wonder what they're planning.
Aklımda bir planım var.I have a plan in mind.
Yaklaşan seçimlerde oy vermeyi planlamıyorum.I don't plan to vote in the upcoming elections.
Öyleyse plan ne?So what is the plan?
Hiçbirimiz gitmeyi planlamıyoruz.None of us are planning to go.
Tom'un yeni bir plana ihtiyacı var.Tom needs a new plan.
Sadece plan neydi?Just what was the plan?
Pek şimdi planların nedir?So what are your plans?
Peki şimdi plan nedir?So what's the plan now?
Bu kilo kaybı planını izlersen çalışmak garantidir.If you follow this weight loss plan, it's guaranteed to work.
Şimdilik plan bu.That's the plan for now.
Plan tam bir felaketti.The plan was an utter disaster.
O, planını uygulamada başarısız oldu.He didn't succeed in carrying out his plan.
İyi bir plan düşündün mü?Have you thought of a good plan?
Oy kullanmayı planlıyor musun?Are you planning on voting?
Yazın Avrupa'ya gitmeyi planlıyorum.I plan to go to Europe in the summer.
Bu plan asla işe yaramayacak.This plan will never work.
Tam olarak plan neydi?What exactly was the plan?
Tom tatil planları üzerinde gerçek bir şaşkınlık içindeydi.Tom was in a real muddle over his holiday plans.
Bana gelecekle ilgili planlarından söz et.Tell me your plans for the future.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod