Ana içeriğe geç
Sözlük

plan ile cümle

plan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Onlar için başka planlarımız var.We have other plans for them.
Onlar için başka planlarım var.I have other plans for them.
Onun için başka planlarım var.I have other plans for him.
Onlar için bir parti planladık.We planned a party for them.
Senin için bir parti planladım.I planned a party for you.
Onlar için bir parti planladım.I planned a party for them.
Onun için bir parti planladım.I planned a party for him.
Senin planlarının ne olduğunu merak ediyorum.I wonder what your plans are.
Planların nedir, Tom?What are your plans, Tom?
Tom gerçekten Mary'ye yardım etmeyi planlıyor mu?Is Tom really planning on helping Mary?
Tom Mary'ye nasıl yardım etmeyi planlıyor?How does Tom plan to help Mary?
Tom sadakatsiz karısını öldürmeyi planlıyordu.Tom was planning on killing his unfaithful wife.
Yerel polis ve FBI kaçakları yakalamak için bir araştırma planı hazırladı.The local police and the FBI formulated a search plan to capture the fugitives.
Tom, John'un kaçmayı planladığını müdüre bildirdi.Tom informed the warden that John was planning to escape.
Tom ve John toplama kampından kaçmak için bir plan kurdular.Tom and John concocted a plan to escape from the detention camp.
Tom belediye başkanına suikast düzenlemek için bir plan hakkında polisi uyardı.Tom warned the police about a scheme to assassinate the mayor.
Tom karısını öldürmek için şeytani bir plan hazırladı.Tom masterminded a diabolic plot to kill his wife.
Soygun ustalıkla planlandı.The heist was expertly planned.
Dan yerel bir bankayı soymayı planlıyor.Dan is planning to rob a local bank.
Tom bankayı soymak için Mary ile bir planı tartıştı.Tom discussed with Mary a plan to rob the bank.
Tom ve Mary bir bankanın nasıl soyulacağı üzerine planlama yapıyorlardı.Tom and Mary were planning on how to rob a bank.
Tom, Mary'nin evinini soymak için bir plan geliştirdi.Tom devised a plan to burglarize Mary's house.
Polis tarafından keşfedildiği zaman Tom'un planı başarısız oldu.Tom's plan failed when it was discovered by the police.
Erkek kardeşi rakip bir çete tarafından öldürüldükten sonra, Tom intikam planladı.After his brother was killed by a rival gang, Tom planned revenge.
Tom, John'un bankayı soyma planı hakkında polise bilgi verdi.Tom informed the police about John's plan to rob the bank.
Dan, Linda'nın planına katılmak için isteksiz kaldı.Dan remained reluctant to take part into Linda's plan.
Dan planı mahvettiği için Linda'yı kovdu.Dan fired Linda for ruining the plan.
Dan planına devam etti.Dan went ahead with his plan.
Dan planını sürdürmeye karar verdi.Dan decided to go ahead with his plan.
Dan'in aklında başka bir planı vardı.Dan had another plan in mind.
Tom planına devam etmeye karar verdi.Tom has decided to go ahead with his plan.
Yeni bir şemsiye satın almayı planlıyorum.I plan on buying a new umbrella.
Bazen işler planlandığı gibi gitmez.Occasionally, things don't go as planned.
Benim iş planım bu hafta çok dolu.My rota is very full this week.
Yeni iş planları artık mevcuttur.The new rotas are now available.
Önümüzdeki haftanın iş planı henüz yayınlanmadı.The rota for the next week had not been released yet.
Biz insan kaynaklarına iş planı vermemiz gerekir.We need to give the rota to human resources.
Dan, Linda'yla evlenmeyi bile planlamıyordu.Dan didn't even plan to marry Linda.
Dan Kanada'da bir ada almayı planladı.Dan planned to buy an island in Canada.
Dan o adada bir tatil yeri inşa etmeyi planladı.Dan planned to build a resort on that island.
Dan kolejden ayrılıp Kanada'ya taşınmayı planladı.Dan planned to drop out of college and move to Canada.
Onun planı hakkında hiçbir şey bilmiyordum.I didn't know anything about his plan.
Dan onun hücre arkadaşlarından biriyle bir kaçış planı kurdu.Dan devised an escape scheme with one of his cellmates.
Gerçekten onu yapmayı planlamıyorsun, değil mi?You don't really plan to do that, do you?
Planımız çalışıyor.Our plan is working.
Tom'un planlarının ne olduğunu biliyor muydun?Did you know what Tom's plans were?
Gelecek hafta sonu ne yapmayı planlıyorsun?What do you plan to do next weekend?
Bu gece planlarınız neler?What are your plans tonight?
Bu gece için planların var mı?Did you have plans for tonight?
Bu gece hâlâ Boston'a dönmeyi planlıyor musun?Are you still planning on going back to Boston tonight?
Gelecek pazartesi Tom'u görmek için Boston'a gitmeyi planlıyorum.I plan to go to Boston next Monday to see Tom.
Tom ve Mary birlikte Boston'u ziyaret etmeyi planlıyorlar.Tom and Mary are planning to visit Boston together.
Ne kadar süredir bunu yapmayı planlıyorsun?How long do you plan to do this?
Bundan sonraki planlarınız nedir?What are your plans after this?
Orada olmayı planlamadığımı Tom'a söylemeyi unuttum.I forgot to tell Tom I wasn't planning to be there.
O ne tür bir plan?What kind of plan is that?
Bunu nasıl yapmayı planlıyorsun?How are you planning on doing that?
Tom onu nasıl yapmayı planlıyor?How does Tom plan to do that?
Onu ne zaman yapmayı planlıyorsun?When are you planning to do that?
O, planın bir parçası mıydı?Was that part of your plan?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod