Ana içeriğe geç
Sözlük

plan ile cümle

plan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom planı sevdiğinden emin değildi.Tom wasn't sure he liked the plan.
Onun hepsi plana göre gitti.It all went according to plan.
Başka bir planım var.I have another plan.
Tom planımla ilgili ne düşündüğünü bana söyledi.Tom told me what he thought of my plan.
O benim planım.That's my plan.
Bu benim planım.This is my plan.
Tom Mary'nin John için ne almayı planladığını biliyordu.Tom knew what Mary was planning to buy for John.
Tom ne kadar süre Boston'da olmayı planladığını bilmek istiyor.Tom wants to know how long you plan to be in Boston.
Boston'a taşınmayı planladığını duydum.I heard you were planning to move to Boston.
Tom bana Boston'a taşınmayı planladığını söyledi.Tom told me he was planning to move to Boston.
Boston'a gitmeyi planladığını düşünüyordum.I thought that you were planning on going to Boston.
Tom Boston'a gitmeyi planladığını söylediğinde şaşırdım.I was surprised when Tom said he was planning to go to Boston.
Tom bana Boston'a gitmeyi planladığını söyledi.Tom told me he was planning to go to Boston.
Tom Boston'a gitmeyi planlamadığını açıkça belirtti.Tom made it clear that he didn't plan to go to Boston.
Yapmayı planladığım bu değildi.That wasn't what I'd planned to do.
Tom ne yapmayı planladığını hiç söylemedi.Tom never said what he was planning to do.
Tom Mary'nin ne yapmayı planladığını biliyordu.Tom knew what Mary was planning to do.
Tom'un ne yapmayı planladığından emin değilim.I'm not sure what Tom is planning to do.
Tom Mary'nin evlenmeyi planladığını kime söylediğini biliyordu.Tom knew who Mary said she was planning to get married to.
Belki biraz daha erken gitmeyi planlamalıyız.Maybe we should plan to leave a bit earlier.
Tom'un gelecek yaz ne yapmayı planladığını merak ediyorum.I wonder what Tom is planning to do next summer.
Tom Mary'nin akşam yemeği için ne pişirmeyi planladığını biliyordu.Tom knew what Mary was planning to cook for dinner.
Ani bir plan değişikliği oldu.There's been a sudden change of plans.
Planlarla ilgili ufak bir değişiklik var.There's been a slight change of plans.
Sanırım benim plan seninkinden daha iyi.I think my plan is better than yours.
Onu yapmayı planlamadım.I didn't plan on doing that.
Tom bana planını sevip sevmediğimi sordu.Tom asked me whether I liked his plan or not.
Tom'un planı en iyi görünüyordu.Tom's plan seemed the best.
Tom'un planı en iyi görünüyor.Tom's plan seems the best.
Tom'un seninle Boston'a gitmeyi planlamadığını biliyorum.I know Tom isn't planning on going to Boston with you.
Yarın için hiç planım yok.I have no plans for tomorrow.
Tom'un kimi dansa götürmeyi planladığına dair herhangi bir fikrin var mı?Do you have any idea who Tom is planning to take to the dance?
Uzun süre burada kalmayı planlıyor musun?Are you planning to stay here for a long time?
Bütün bu malzemeyi nereye koymayı planlıyorsun?Where were you planning on putting all this stuff?
Ne tür sorular sormayı planlıyorsun?What kind of questions do you plan to ask?
Tom'un planlarını biliyor musun?Do you know Tom's plans?
Neden bize yardım etmeyi planlamıyorsun?Why aren't you planning on helping us?
Tom ne kadar süre bizimle kalmayı planladığını söyledi?How long did Tom say he planned to stay with us?
Neden onu yapmayı planlıyorsun?Why are you planning on doing that?
O kimin planı?Whose plan is it?
Plan olgunlaşmamış.The plan is immature.
Bir emeklilik planın var mı?Do you have a retirement plan?
Neden arka planında Boston manzarası olan kendine ait bazı resimler çekmiyorsun?Why don't you take some pictures of yourself with scenery of Boston in the background?
Şu an için bir planım yok.For the time being, I don't have a plan.
Benim planım çalışıyor.My plan is working.
Tom, Mary'ye kiminle Boston'a gitmeyi planladığını sormadı.Tom didn't ask Mary who she was planning to go to Boston with.
Hiçbirimiz bugün yüzmeye gitmeyi planlamıyoruz.None of us plan to go swimming today.
Mary onun değiştirmesini istemesine rağmen Tom planlarını değiştirmedi.Tom didn't change his plans, even though Mary wanted him to.
Planladığımdan daha fazla içtim.I drank more than I was planning to.
Orada olmayı planlamıyorum.I don't plan on being there.
Hepimiz orada olmayı planlıyoruz.All of us plan to be there.
Onu yapmayı planlamıyorum.I don't plan on doing that.
Bir şey planlıyor musun?Are you planning something?
Toplantı zaten planlanmıştı.The meeting has already been scheduled.
Planımı değiştirmek zorunda kalacağım.I'm going to have to change my schedule.
Ne söylemeyi planlıyorsun?What do you plan to say?
Hiç plan yaptın mı?Have you made any plans?
Tom Mary'ye planlarını söylemeye başladı.Tom began to tell Mary his plans.
Tom bana planlarını anlattı.Tom told me about his plans.
Tom planlarını değiştirmedi.Tom didn't change his plans.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod