Ana içeriğe geç
Sözlük

plan ile cümle

plan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom bu gece evde kalmayı planlıyor.Tom is planning to stay home tonight.
Belki Tom'un başka planları var.Maybe Tom has other plans.
Biz saldırılarımızı iyi planladık.We have planned our attacks well.
Bu yıl Noel ilahisi söylemeye gitmeyi planlıyor musun?Are you planning to go Christmas caroling this year?
Tom'un hayal ve planları, kağıttan bir kule gibi yıkıldı.Like a house of cards, Tom's dreams and plans came crashing down around him.
Çok özel planlanmış bir şeyim var.I have something very special planned.
Bana Tom'un ne planladığını söyle.Tell me what Tom has planned.
Tom'un yaşarken bir planı yoktu.Tom never had a plan in his life.
Senin küçük planın hakkında her şeyi biliyorum.I know all about your little scheme.
Tom'un her şey için bir planı vardır.Tom has a plan for everything.
Ben çok fazla plan yapmaktan hoşlanmam.I don't like to plan too much.
Tanrı'nın senin için bir planı var, Tom.God has a plan for you, Tom.
Tom'la akşam yemeği planlarım var.I have dinner plans with Tom.
Tom'a vurmayı planlamadım.I didn't plan to hit Tom.
Bu bir plan gibi görünüyor.It sounds like a plan.
O bir plan gibi görünüyor.That sounds like a plan.
Bu bir plan.It's a plan.
Bu, planın bir parçası.That's part of the plan.
Tom plan için gerçekten anlayışlı değildi.Tom wasn't real receptive to the plan.
Belki de Tom orijinal planın üzerinde sebatla çalışmıyordu.Maybe Tom wasn't sticking with the original plan.
Her şeyin plana göre gittiğini gördüğüme memnun oldum.I'm glad to see everything's going according to plan.
Bizim bir ana planımız vardı.We had a master plan.
Planına eşlik edeceğiz.We're going to go with your plan.
Ben Boston'da bir iş bulmayı planlıyorum.I'm planning on getting a job in Boston.
Plan yarım milyon dolar değerinde hisseler satın almak.The plan is to buy half a million dollars worth of shares.
Sadece planının ne olduğunu merak ediyorum.I'm just curious what your plan is.
Hiç kimse bunu planlayamazdı.Nobody could've planned this.
Ben hâlâ planları çalışıyorum.I'm still studying the plans.
Cazip bir teklif, ama başka planlarım var.It's a tempting offer, but I have other plans.
Planlarımızı Tom'a bildirmeliyiz.We should notify Tom of our plans.
Tom'un planları umurumda değil.I don't care about Tom's plans.
Ben yakalanmayı planlamadım.I didn't plan on being caught.
Biz seninle görüşmemeyi planlamıştık.We had intended not to meet with you.
Doğum gününüz için planlanmış çok özel bir şeyim var.I have something very special planned for your birthday.
Tom, Mary'yi öldürmeyi planladı.Tom planned to kill Mary.
Bu düğünü ne kadar süredir planlıyorsun?How long have you been planning this wedding?
Onu Tom'la mı planladın?Did you plan that with Tom?
Benim planıma ne diyorsun?What do you say to my plan?
Neden işini bırakmayı planladığını biliyorum.I know why you're planning to quit your job.
Tom bana işini bırakmayı planladığını söyledi.Tom told me that he was planning to quit his job.
Tom bana yurt dışında okumayı planladığını söyledi.Tom told me that he was planning to study abroad.
Planların değiştirilmesi amaçlanmaktadır.Plans are meant to be changed.
Evlenmeyi planladığını bilmiyordum.I didn't know you were planning to get married.
Asla evlenmemeyi planlıyorum.I plan to never get married.
Tom gelecek hafta bizimle Boston'a gitmeyi planlayıp planlamadığını bilmek istiyor.Tom wants to know if you're planning on going to Boston with us next weekend.
Tom Mary'nin ne zaman eve gitmeyi planladığını söylediğini biliyordu.Tom knew when Mary said she was planning to get home.
Ne zaman buraya gelmeyi planladığını Tom'a sormayı unuttum.I forgot to ask Tom what time he was planning on getting here.
Bir yere gitmeyi planlıyorsun gibi görünüyor.It looks like you're planning on going somewhere.
Ne zaman gitmeyi planladığını bilmek istiyorum.I want to know when you're planning to leave.
Ne zaman varmayı planladığınızı bilmek istiyorum.I want to know what time you're planning to arrive.
Planım çok etkiliydi.My plan was very effective.
Burada çok uzun kalmayı planlamadım.I didn't plan on staying here so long.
Tom Boston'da çok uzun süre kalmayı planlamadığını söyledi.Tom said that he had never planned on living in Boston for so long.
Sanırım senin bu planın iyi.That plan of yours is good, I think.
Tom onlarla Boston'a gitmeyi planlayıp planlamadığını John'a sormasını istedi.Tom wanted Mary to ask John if he was planning to go to Boston with them.
Tom Mary'nin onunla Boston'a gitmeyi planlamadığını biliyor.Tom knows Mary isn't planning to go to Boston with him.
Baloya kimi davet etmeyi planladığını bilmek istiyorum.I want to know who you plan to ask to the prom.
Bir plan önermeye çalışırken bütün gece ayakta kaldık.We stayed up all night trying to come up with a plan.
İhtiyacımız olan bir plan.What we need is a plan.
İhtiyacımız olan iyi bir plan.What we need is a good plan.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
plan ile cümle - Sayfa 31 - plan kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App