Ana içeriğe geç
Sözlük

plan ile cümle

plan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Gelmeyi planlamadığını neden sadece bana söylemedin?Why didn't you just tell me that you weren't planning to come?
Mary'nin gerçek planları ne?What are Mary's true intentions?
Mandarin Çincesini teşvik etmek, Çin'in ulusal planıdır.Promoting Mandarin Chinese is China's national plan.
Bu şey aceleye gelmez; onun uzun vadeli planlamaya ihtiyacı var.This thing can't be rushed; it needs long-term planning.
Belki de onun başka planları vardır?Maybe she has other plans?
Burada olmayı planladığını neden bana söylemedin?Why didn't you tell me you were planning to be here?
Boston'a gitmeyi planladığını neden bana söylemedin?Why didn't you tell me you were planning to go to Boston?
Tam olarak ne yapmayı planlıyorsun?What exactly are you planning to do?
Yarın akşam yemeği için ne pişirmeyi planlıyorsun?What are you planning on cooking for dinner tomorrow?
Günün geriye kalanı için ne yapmayı planlıyorsun?What are you planning on doing for the rest of the day?
Türkiye'ye üç aylık bir gezi planlıyorum.I am planning on a 3-month long trip to Turkey.
Telefon şirketiyle 2 yıllık arama planı için sözleşme imzaladım.I signed up for the 2-year calling plan with the phone company.
Tom ve Mary zaten noeli şehirdeki akrabalarıyla geçirmeyi planlıyorlar.Tom and Mary are already planning to spend Christmas with their relatives in the city.
Sanırım bundan daha iyi bir plan ortaya atabiliriz.I think we can come up with better plan than this.
Bundan daha iyi bir plan önerebilmeliyiz.We should be able to come up with a better plan than this.
O kötü bir plan.That's a horrible plan.
Onu nasıl ödemeyi planlıyorsun?How do you plan on paying for that?
Bana nasıl yardım etmeyi planlıyorsun?How do you plan to help me?
Boston'a gitme planların nasıl istenilen sonucu verdi.How did your plans to move to Boston work out?
Bu parlak bir plan.That's a brilliant plan.
Bu dâhice bir plan.That's a brilliant plan.
Ne yapmayı planladığını bana söylemeni istiyorum.I want you to tell me what you plan to do.
Tom'un tek başına buraya gelmeyi planlayıp planlamadığını öğrenmeni istiyorum.I want you to find out if Tom is planning to come here by himself.
Tom'un burada olmayı planladığından emin olmak istedim.I wanted to be sure Tom was planning to be here.
Plandan üç saat gerideyiz.We're three hours behind schedule.
Balayımızı yurtdışında geçirmeyi planlıyoruz.We plan to spend our honeymoon abroad.
Planlarımızı değiştirmezsek daha iyi olur.It would be better if we didn't change our plans.
Tanrının sizin için bir planı var.God has a plan for you.
Allah'ın senin için bir planı var.God has a plan for you.
Tom 2.30'a kadar burada olmayı planlıyor.Tom plans to be here by 2:30.
Tom kız arkadaşından ayrılmayı planlıyor.Tom plans to break up with his girlfriend.
Tom kız arkadaşıyla ilişkiyi bitirmeyi planlıyor.Tom plans to break up with his girlfriend.
Tom herkese toplantıya katılmayı planlamadığını söylüyor.Tom has been telling everyone that he doesn't plan to attend the meeting.
Tom gelecek ay Boston'a gitmeyi planlıyor.Tom is planning to go to Boston next month.
Tom, Mary'den ona yardım etmesini istemeyi planlıyor.Tom is planning to ask Mary to help him.
Tom planı destekleyen bir konuşma yaptı.Tom made a speech in support of the plan.
Plan için birkaç değişiklik yapmaya itirazım yok.I don't mind making a few changes to the plan.
Bu basit bir plan.It's a simple plan.
Ne yazık ki başka planlarım var.I'm afraid I have other plans.
Planlarını değiştirmeni istemiyorum.I don't want you to change your plans.
Bu gece Tom'la ilgili planlarım var.I have plans with Tom tonight.
Henüz bilmiyorum ama öğrenmeyi planlıyorum.I don't know yet, but I plan to find out.
Tom'un Mary'nin partisinde olmayı planlamadığından oldukça eminim.I'm fairly certain Tom isn't planning to be at Mary's party.
Hafta sonunu nasıl geçirmeyi planlıyorsun?How do you plan to spend your weekend?
Bu sorunu nasıl aşmayı planlıyorsun?How do you plan to handle this problem?
Tom neden Boston'a taşınmayı planlıyor?Why is Tom planning to move to Boston?
Bununla nasıl başa çıkmayı planlıyorsun?How do you plan to handle this?
Sana planından bahsedince şaşırdın mı?When she told you her plan, were you taken aback?
Tom'un yarın bize yardım etmeyi planlayıp planlamadığını biliyor musun?Do you know whether or not Tom plans to help us tomorrow?
Tom ne yapmayı planladığını kimseye söylemedi.Tom didn't tell anyone what he was planning to do.
Tom planlarının ne olduğunu kimseye söylemedi.Tom didn't tell anyone what his plans were.
Kötü bir plan değil.It's not a bad plan.
Bu mükemmel bir plan.It's an excellent plan.
Daha sonra herhangi bir planın var mı?Do you have any plans later on?
O kimin planıydı?Whose plan was that?
Şimdi plan ne?What's the plan now?
Hayat biz başka planlar yaparken bize ne olduğudur.Life is what happens to us while we are making other plans.
Bu akşam nereye gitmeyi planlıyorsun?Where are you planning on going this evening?
Web sitemiz planlanmış bakım için çevrimdışıdır.Our website is offline for scheduled maintenance.
Tom bir şey planlıyor.Tom is plotting something.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod