Ana içeriğe geç
Sözlük

plan ile cümle

plan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bu hafta sonu Tom'u ziyaret etmeyi planlıyor musun?Do you plan on visiting Tom this weekend?
Bizimle gitmeyi planladığını söyledin.You said that you were planning on going with us.
Bana bizimle gitmeyi planladığını söyledin.You told me that you were planning on going with us.
Bugün erken ayrılmayı planladığını söyledin.You said that you were planning on leaving early today.
Bugün bana erken ayrılmayı planladığını söyledin.You told me that you were planning on leaving early today.
Tom'un bugün burada olmayı planladığından oldukça eminim.I'm pretty sure that Tom is planning to be here today.
Kaldığın sürece kalmayı planlıyorum.I plan to stay as long as you stay.
Yakın zamanda eve gitmeyi planlıyor musun?Do you plan on going home anytime soon?
Tom Boston'dan planladığından bir hafta daha erken döndü.Tom came back from Boston a week earlier than he'd planned.
Bu harika bir plandı.It was a great plan.
Tom'un zaten bir planı var.Tom already has a plan.
Tom'un planı harika.Tom's plan is perfect.
Sen bana yeni bir tane almayı planladığını söyledin.You told me that you were planning on buying a new one.
Yeni bir tane almayı planladığını söyledin.You said that you were planning on buying a new one.
Tom partide olmayı planlıyor, değil mi?Tom is planning to be at the party, isn't he?
Bu öğleden sonra bizimle yüzmeye gitmeyi planlıyor musun?Do you plan on going swimming with us this afternoon?
Tom bu planı hiç sevmiyor.Tom doesn't like that plan at all.
Tom'un gelmeyi planlamadığını sadece kendimiz öğrendik.We only just found out ourselves that Tom wasn't planning to come.
Tom Mary'i öpmeyi planlamamıştı, ama öptü.Tom hadn't planned on kissing Mary, but he did.
O, yapmayı planladığım şey değildi.That wasn't what I had planned to do.
Tom, Mary'yi yapmayı planladığı şeyden vazgeçirmek için elinden gelen her şeyi yaptı.Tom did everything he could to stop Mary from doing what she was planning to do.
Senin yaptığın aynı şeyi yapmayı planlıyorum.I plan to do the same thing you do.
Senin yediğin aynı şeyi yemeyi planlıyorum.I plan to eat the same thing you do.
Plan başarısız oldu.The plan has failed.
Tom Mary'nin Boston'a gitmeyi planladığını biliyor.Tom knows that Mary is planning to go to Boston.
Tom'un buraya ne zaman gelmeyi planladığı hakkında bir fikrin var mı?Do you have any idea when Tom is planning on getting here?
Tom evini yeniden boyamayı planlıyor.Tom is planning to repaint his house.
Siz arkadaşlar daha sonra ne yapmayı planlıyorsunuz?What're you guys planning on doing later?
Tom ve Mary hayatlarının geriye kalan kısmı boyunca birlikte yaşamayı planlıyorlar.Tom and Mary plan to be together for the rest of their lives.
Tom'un planını Mary'ninkinden daha çok seviyorum.I like Tom's plan better than Mary's.
Tom bunun iyi bir plan olduğundan emin değil.Tom isn't sure this is a good plan.
Görüşmeye katılmayı planlıyor musun?Do you plan on taking part in the interview?
Oraya gitmek için Tom'un da planları var.Tom also has plans to go there.
Bahçede bir kara planaryası buldum.I found a land planarian in the garden.
Gerçekten senin planlarının gerçekçi olduğunu düşünüyor musun?Do you really think that your plans are realistic?
Gerçekten senin planının gerçekçi olduğunu düşünüyor musun?Do you really think that your plan is realistic?
Bu plan kağıt üzerinde harika görünüyorken, bir felaket olduğu ortaya çıktı.This plan, while looking great on paper, turned out to be a disaster.
Tom benim planımın işe yaramayacağını söyledi.Tom said my plan wouldn't work.
Tom'un alternatif bir planı olmalı.Tom must've had an alternate plan.
Tom alternatif bir plan önerdi.Tom proposed an alternate plan.
Tom sanki bir planı var gibi görünüyor.Tom looks as though he's got a plan.
Tom plan üzerinde çalışıyor gibi görünüyor.Tom seems to be working on a plan.
Onun filmleri genellikle güçlü kadın karakterleri ön plana çıkarır.His movies often feature strong female characters.
Orijinal plana sadık kalalım.Let's stick to the original plan.
Onunla ne yapmayı planlıyorsun?What do you intend to do with her?
Planlamak için başarısız olma başarısız olmak için planlamadır.Failing to plan is planning to fail.
Yarın akşam için bir şey planladın mı?Did you plan something for tomorrow evening?
Yarın akşam için hiç planın var mı?Do you have any plans for tomorrow evening?
Yarın akşam için herhangi bir planın var mı?Do you have any plans for tomorrow evening?
B planı yoktur, çünkü B gezegeni yoktur.There is no Plan B because there is no Planet B.
Tom Mary'ye ne yapmayı planladığını sordu?Tom asked Mary what she planned to do.
Tom'la planı tamamen tartışmak için zamanım yoktu.I haven't had time to fully discuss the plan with Tom.
Sadece Tom'la Boston'a gitmeyi planladığına inanamıyorum.I just can't believe you're planning to go to Boston with Tom.
Tom'la ne yapmayı planlıyorsun?What are you planning to do with Tom?
Bu kadar uzun süre kalmayı planlamamıştım.I hadn't planned on staying so long.
Bu harika bir plan.That's a great plan.
Planın sadece Tom'la konuşmak olduğunu düşündüm.I thought the plan was to just talk to Tom.
Planın erken geleceğini düşündüm.I thought the plan was to arrive early.
Kimi kiralamayı planlıyorsun, bilmem gerek.I need to know who you plan to hire.
Bu plan bana mantıklı görünüyor.That plan seems reasonable to me.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod