Ana içeriğe geç
Sözlük

plan ile cümle

plan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom eline geçecek ilk fırsatta Mary'yi ziyaret etmeyi planlıyor.Tom planned to visit Mary the first chance he got.
Tom eline geçecek ilk fırsatta Mary ile konuşmayı planladı.Tom planned to talk to Mary the first chance he got.
Tom plana karşı çıkıyor.Tom is opposed to the plan.
Tom'un biryere gitmek için bir planı yok.Tom has no plans to go anywhere.
Tom Mary'ye ne söylemeyi planladığını söylemeyi unuttu.Tom forgot to tell Mary what he had planned to tell her.
Tom Mary'ye planı açıkladı.Tom explained the plan to Mary.
Tom Mary'nin planının uygulanabilir olduğunu düşünmüyor.Tom doesn't think Mary's plan is feasible.
Tom planlarını Mary ile tartıştı.Tom discussed his plans with Mary.
Tom plandan vazgeçmek istemiyordu.Tom didn't want to give up on the plan.
Tom partiyi planlayarak iyi bir iş yaptı.Tom did a good job planning the party.
Tom kesinlikle gelmeyi planlıyor gibi görünüyor.Tom certainly sounds like he's not planning to come.
Tom kesinlikle yarın orada olmayı planlamadığı izlenimini verdi.Tom certainly gave the impression that he wasn't planning on being there tomorrow.
Tom kesinlikle bu planı tek başına düşünemezdi.Tom certainly couldn't have thought up this plan by himself.
Tom Mary'nin gerçekten gitmeyi planladığına inanamıyor.Tom can't believe Mary is really planning to go.
Tom Mary'yi aradı ve onun gelmeyi planlamadığını anladı.Tom called Mary and found out she wasn't planning on coming.
Tom Mary'nin sürpriz bir doğum günü partisi planladığından şüphelenmeye başladı.Tom began to suspect that Mary was planning a surprise birthday party.
Tom ve Mary boşanmayı planlıyorlar.Tom and Mary are planning to get divorced.
Tom'un planlarını değiştirmek için belki bir şey oldu.Maybe something happened to change Tom's plans.
Tom'un planını Mary'nin planından daha çok seviyorum.I like Tom's plan better than Mary's plan.
Büyük bir plan değildi.It wasn't much of a plan.
Bütün bunların hepsini atmayı planlıyorum. İstediğini alabilirsin.I plan to throw all of this away. You may take whatever you like.
Gitmeyi planlıyorum. Yapıp yapmaman umurumda değil.I plan to go. I don't care if you do or not.
Planının işe yarayacağını sanmıyorum.I don't think your plan will work.
Bu gece için bir planın var mı?Do you have any plans for tonight?
Bugün için hiç planın var mı?Do you have any plans for today?
Planıma hayır diyecek cesareti yok.He doesn't have the guts to say no to my plan.
Bunun benim arka planımla alakası yok.This has no relevance to my background.
Oturanların yarısından daha fazlası plana karşı çıkıyor.More than half of the residents are opposed to the plan.
Onlar Boston'da yaşamayı planladıklarını duyurdular.They announced that they were planning to live in Boston.
Sanırım eğitim planına bağlı kalmalısın.I think you should stick to your training schedule.
Bir süre sonra, bir konser turuna daha gitmeyi planlıyorum.After a little time off, I plan to go on another concert tour.
Tom bu gece paramparça olmayı planladığını söyledi.Tom said he was planning to get smashed tonight.
Onun planları bir bulmaca.His plans are a riddle.
Ona plandan bahsetmemeliydin.You shouldn't have told him about the plan.
Planlarınıza beni ekleyin.Include me in your plans.
Planı uygulamayı denedin ama başaramadın.You tried to carry out the plan but you didn't succeed.
Tom için bir doğum günü partisi vermeyi planlıyoruz.We plan to have a birthday party for Tom.
Yarın, Tokyo'ya gitme planlarım var.Tomorrow, I have plans to go to Tokyo.
Öğleden sonra için ne planladın?What do you have planned for the afternoon?
Ben zaten tatilimi planlamakla meşguldüm.I was already busy planning my vacation.
Tom'un gitmek için hiçbir planı yok.Tom has no plans to go.
O, planını uygulayamazdı.He could not execute his plan.
O, benim gizli planımın farkındadır.She is aware of my secret plan.
Bu ülkede ne kadar kalmayı planlıyorsun?How long do you plan on staying in this country?
İki ya da üç dakika içerisinde onu bitirmeyi planlıyorum.I plan to finish it in two or three minutes.
Güzellik yarışmasına katılmayı planlıyor.She plans to take part in the beauty contest.
Bana geçerli bir neden vermedikçe senden boşanmayı planlamıyorum.I don't plan to get divorced from you unless you give me a valid reason.
Hangi kitabı okumayı planlıyorsun?What book do you plan on reading?
Gelecek yıl bisikletle Şikoku adasını dolaşmayı planlıyoruz.I plan to go around the island of Shikoku by bicycle next year.
Diğer bazı kitapları okumaya çalışmayı planlıyorum.I plan to try reading some other books.
Onlar saat yedide burada buluşmayı planladılar.They planned to get together here at 7 o'clock.
Yarın yağmur yağmazsa, Tom Mary ile birlikte pikniğe gitmeyi planlıyor.If it doesn't rain tomorrow, Tom plans to go on a picnic with Mary.
Konferans plana göre gitti.The conference went on according to plan.
Onun planını kabul ettim.I agreed with his plan.
O, plandaki değişikliği bana anlattı.He told me about the change in the plan.
O, plandaki değişiklikler hakkında beni bilgilendirdi.He informed me about the changes in the plan.
Onun üzerinde bir ev inşa etme planıyla bir arazi satın aldı.He bought the land with the plan to build a house on it.
Onu aramayı planlıyordum ama fikrimi değiştirdim ve aramadım.I was planning to call him, but changed my mind and didn't.
Evlilik planlamanın nasıl gittiğini duymak istiyorum!I would love to hear about how your wedding planning is going!
Ben bu planı desteklemiyorum.I'm not in favor of this plan.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod