Tom ne olacağını görmek için etrafta dolanmayı planlıyor.Tom plans to stick around to see what happens.
Tom bütün gün okulun çevresinde takılmayı planladığını söyledi.Tom said that he planned to stick around school all day.
Modernizasyon planı, ülkenin karakterini tamamen değiştirdi.The modernisation plan has completely changed the character of the country.
Ne zamana kadar burada yaşamayı planlıyorsun?Until when are you planning to live here?
O, yeni bir bisiklet almayı planlıyor.He plans to buy a new bicycle.
İran uzaya maymun göndermeyi planlıyor.Iran plans to launch a monkey into space.
Gücüm yeter yetmez dünya seyahati yapmayı planlıyorum.As soon as I can afford it, I plan to travel around the world.
Chuck'ın Lokantasında yemek için plan yapmayın. O kapalı.Don't plan to eat at Chuck's Diner. It's closed.
Almaya gücüm yeter yetmez yeni bir araba almayı planlıyorum.I plan to buy a new car as soon as I can afford one.
Planlarımın bir kopyasını en kısa sürede size göndereceğim.I will send you a copy of my plans as soon as I can.
Sana ödünç verdiğim makası bana geri vermeyi planladığında bilmek istiyorum.I'd like to know when you plan to give me back the scissors I lent you.
O restoranda yemek yeme planımızdan vazgeçelim.Let's give up on our plan to eat at that restaurant.
Bu planı tekrar gözden geçirelim.Let's go over this plan again.
Bazılarımız yakın gelecekte seni ziyaret etmeyi planlıyor.Some of us plan to visit you in the near future.
Yeterli paramız olmadığı için planlarımızı değiştirmek zorundaydık.We had to alter our plans because we didn't have enough money.
Yarın bir cep telefonu satın almayı planlıyorum.I'm planning to buy a mobile phone tomorrow.
Tom bir yıldan daha fazla bir süre Boston'da yaşamayı planlıyor.Tom plans to live in Boston for more than a year.
Onun bunu nasıl planladığını bilmek istiyorum.I want to know how he planned this.
Planınız nedir?What's the plan?
Lütfen 6:00 ve 7:00 arasında ayrılmayı planla.Please plan to leave between 6:00 and 7:00.
6:00 ve 7:00 arasında ayrılmayı planlamalısın.You should plan to leave between 6:00 and 7:00.
6:00 ve 7:00 arasında ayrılmayı planlamalısınız.You should plan to leave between 6:00 and 7:00.
10:00'a kadar çalışmayı planlıyor musun?Do you plan to work until 10:00?
Saat ona kadar çalışmayı planlıyor musun?Do you plan to work until 10:00?
Saat 10:00'a kadar çalışmaya devam etmeyi planlıyor musun?Do you plan to continue working until 10:00?
Senin uçağının saat kaçta kalkması planlanmıştır.What time is your plane scheduled to leave?
Senin uçağın saat kaçta kalkması planlanmıştır?What time is your plane scheduled to take off?
Ben şehirde yaşamayı planlıyorum.I plan on living in the city.
O ünlü şair kütüphanesinde kendini öldürmeyi planlanmış.That famous poet planned on killing himself in his library.
O, büyük planlar başarmak üzereydi.He was about to achieve great plans.
Dürüstçe, saat kaça kadar yatmayı planlıyorsun? Zaten öğle oldu.Honestly, what time do you plan to sleep until? It's already noon!
Tom planör uçuşu çalışmaya başladı.Tom took up hang gliding.
Tom planın geri tepebileceğini düşünüyor.Tom thinks the plan may backfire.
Tom yağmur duruncaya kadar burada kalmayı planlıyor.Tom plans to stay here until it stops raining.
Tom gelecek hafta Boston'a gitmeyi planlıyor.Tom plans to go to Boston next week.
Tom kötü havaya rağmen gitmeyi planlıyor.Tom plans to go in spite of the bad weather.
Tom plana karşı çıktı.Tom opposed the plan.
Tom gelecek baharda Boston'a gitmeyi planlıyor.Tom is thinking of going to Boston next spring.
Tom 20 Ekimde Boston'da bir konser vermeyi planladı.Tom is scheduled to give a concert in Boston on October 20th.
Tom yatak odasını yeniden dekore etmeyi planlıyor.Tom is planning to redecorate his bedroom.
Tom şimdi tatil planları yapıyor.Tom is making vacation plans now.
Tom'un planına hiçbir itirazı yok.Tom has no objection to your plan.
Tom Boston'a bir yolculuk için planlar yaptı.Tom has made plans for a trip to Boston.
Tom iş için sadece bir ya da iki gün Boston'da kalmayı planlamıştı.Tom had only planned to stay in Boston for just a day or two.
Tom planın işe yaramayacağını hissetti.Tom had a feeling that the plan wouldn't work.
Tom planını ayrıntılı olarak açıkladı.Tom explained his plan in detail.
Tom yağmur yağacağını düşünmüyor ama her ihtimale karşı bir şemsiye taşımayı planlıyor.Tom doesn't think it'll rain, but he plans to carry an umbrella just in case.
Tom'un yarın için hiç planı yok.Tom doesn't have any plans for tomorrow.
Tom onun kaça mal olduğunu umursamıyor. Halen onu almayı planlıyor.Tom doesn't care how much it costs. He still plans to buy it.
Tom kimle gitmeyi planladığını söylemedi.Tom didn't say who he was planning to go with.
Tom gitmeyi planlayıp planlamadığını söylemedi.Tom didn't say whether he was planning to go or not.
Tom nereye gitmeyi planladığını söylemedi.Tom didn't say where he was planning to go.
Tom gitmeyi planladığını söylemedi.Tom didn't say when he was planning to leave.
Tom oraya nasıl gitmeyi planladığını söylemedi.Tom didn't say how he was planning to get there.
Tom biryere gitmeyi planlamadı.Tom didn't plan to go anywhere.
Tom plandan vazgeçmedi.Tom didn't give up on the plan.
Tom daha iyi bir plan düşünemiyor.Tom can't think of a better plan.
Tom'un her zaman bir yedek planı vardı.Tom always had a back up plan.
Bu hafta sonu için Tom'un önceden planları var.Tom already has plans for this weekend.
Tom bir fabrika yapma planından vazgeçti.Tom abandoned his plan to build a factory.