plan ile cümle

plan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Plan öncelik ve aciliyeti düşürmektedir.Being less urgent, this plan is lower in priority.
Gelecek hafta Avrupa'ya hareket etmeyi planlıyorum.I'm planning to leave for Europe next week.
Anne babam planımı kabul etmediler.My parents didn't disagree with my plan.
Bu oldukça iyi düşünülmüş bir plandı.This was quite a well thought-out plan.
Bay Suzuki oğlunu yurtdışında eğitim planınından vazgeçirmek için ikna etti.Mr Suzuki persuaded his son to drop his plan to study abroad.
Yağışlı mevsimde o kadar sık yağmur yağar ki gezintileri planlamak zordur.It rains so often in the wet season that it's hard to plan outings.
Hafta sonu planlarınız nedir?What are your weekend plans?
Hafta sonun için planların nedir?What're your plans for the weekend?
Plânımızı kimseye söyleme.Don't tell anyone our plan.
O, onunla dövüşmeyi planlamadı.She didn't plan on having a fight with him.
Erkek arkadaşından ayrılmayı planlıyor.She plans to break up with her boyfriend.
O erkek arkadaşıyla ilişkiyi bitirmeyi planlıyor.She plans to break up with her boyfriend.
Ondan ayrılmayı planlıyorum.I plan to break up with her.
Onunla ilişkiyi bitirmeyi planlıyorum.I plan to break up with her.
Sanırım onun planını kabul etmeliyiz.I think we should adopt his plan.
Onun söylediğinin doğru olup olmadığını görmek için kontrol etmeyi planlıyorum.I plan to check to see if what he said was true or not.
Onların planı hakkında şey bilmiyorum.I don't know anything about their plan.
Onlara yardım etmeyi planlıyor musunuz?Are you planning to help them?
Onun planı tehlikeli.His plan is dangerous!
Ne yapmayı planlıyorsun?What do you plan to do?
O nihayet planı uyguladı.At last, she executed the plan.
O dağa tırmanmayı planlıyoruz.We plan to climb that mountain.
Bu dağa tırmanmayı planlıyoruz.We plan to climb that mountain.
Sanırım senin yardımın olmasaydı biz planı uygulayamazdık.I guess we wouldn't have been able to carry out the plan if it weren't for your help.
Benim planım sosyalist değildir.My plan is not socialist.
Onların sunduğu planı gerçekten anlamıyorum.I really don't understand the plan they presented.
Okuldan sonra bir mektup yazmayı planlıyor.She plans to write a letter after school.
Lütfen önceden planınızı bana bildirin.Please inform me of the plan ahead of time.
Bu iyi bir plan.That's a good plan.
Kaç gün kalmayı planlıyorsunuz?How many days do you plan to stay?
Bu kentte yaşamayı planlıyorum.I plan to live in the city.
Judy'ye bir mektup yazmayı planlıyorum.I plan to write Judy a letter.
Satın almayı planladığın araba kaç para?How much is the car that you're planning to buy?
Planı uygulama zamanı.It's time to carry out the plan.
Hokkaido'da kayak yapmaya gitmeyi planlıyorum.I plan to go skiing in Hokkaido.
Babam gelecek hafta yurt dışına gitmeyi planlıyor.My father plans to go overseas next week.
Ağabeyim, bir ilaç fabrikasında çalışmayı planlıyor.My older brother is planning to work at a drug factory.
Bu gece ne yapmayı planlıyorsun?What do you plan on doing tonight?
Hükümet şimdi sağlık servisi bölümlerini özelleştirme planlarından vazgeçti.The government has now abandoned its plans to privatize parts of the health service.
Planlarını mahvettiğim için üzgünüm.I'm sorry to spoil your plans.
Uzun kalmayı planlıyor musun?Do you plan to stay long?
Bizim planlar son dakikada suya düştü.Our plans fell through at the last minute.
Bizim planlar son dakikada başarısız oldu.Our plans fell through at the last minute.
Ben oraya gitmeyi planlıyorum.I plan to go there.
O, tüm ülkeyi seyahat etmeyi planlıyor.She's planning to travel the entire country.
Başarılı olmayı planlıyorsan, daha çok çalış.Work harder if you plan to succeed.
Senin planını çok beğeniyorum!I like your plan a lot!
Üniversitede asıl branş olarak neyi planlıyorsun?What do you plan to major in at college?
Planlarım birbiri ardına başarısız oldu.My plans failed one after the other.
Bir genelevde çalışmayı planlıyorum.I plan to work in a brothel.
Onu pazartesi günü görmeyi planlıyorum.I plan to see him on Monday.
Esperanto uluslararası planlanmış bir dildir.Esperanto is an international planned language.
Bu akşam için planın var mı?Do you have plans for tonight?
Tokyo'ya otobüsle gitmeyi mi planlıyorsun?Do you plan to go to Tokyo by bus?
Planı terk etmek zorundayız.We have to abandon the plan.
Onlar ilk tatillerini planladılar.They planned their first vacation.
Tanrı şahidimdir ki Tom, planladığın sürpriz partiden ona bahsetmedim.As God as my witness Tom, I didn't tell her about the surprise party you're planning.
Bugün yaptığımız hiçbir şey plana göre gitmedi.Nothing we have done today has gone according to plan.
Gelecek yıl Fransa'ya gitmeyi planlıyorum.I plan to go to France next year.
Biz plan üzerine onunla konuştuk.We talked the plan over with him.

İlgili Sayfalar