Ana içeriğe geç
Sözlük

planı ile cümle

planı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Resmi tarih Arapların İsrail'i yok etmek için eşgüdümlü bir planı olduğunu belirtiyor.שלילת הגישה לפיה לערבים הייתה תוכנית מתואמת להשמדת ישראל.
Li, Bilboard'da yaptığı açıklamada; "Albüm yapmaya planım yoktu."Love Takes Time", לא היה אמור להיות באלבום.
Planınıza itiraz etmiyorum.אני לא מתנגד לתוכנית שלך.
Planınıza itiraz etmiyorum.אני לא מתנגד לתוכנית שלכם.
Planınıza itiraz etmiyorum.אני לא מתנגדת לתוכנית שלך.
Planınıza itiraz etmiyorum.אני לא מתנגדת לתוכנית שלכם.
Planının bir parçası olarak, Kraliyet Hava Kuvvetleri'nin (RAF) yok edilmesi gerekiyordu.Като част от плана, Кралските ВВС на Великобритания трябва да бъдат неутрализирани.
Polonya'nın sınır savunması planı tam bir felaketti.Мисията на Wolnosc i Niezawislosc (WIN) в Полша е пълен провал.
Jack'in kaçış planı vardır.Джой измисля план за бягство.
Bu, Bagration planının birincil amacıydı.Това е основната цел на програмата на Хилберт.
"Napoli'nin Lavezzi planı"."Пътят на Наполеон".
Bu şekildeki bir harekât planı, Mayıs ayı başlarında yapılan bir toplantıda incelendi.В случая, описан тук би било възможно да се изпрати такава мисия най-скоро в началото на септември.
Japonların planı iki çatallı saldırı içindi.Японците планират удар в две направления.
Montgomery'nin planı, cephenin kuzey kesimindeki mayınlı arazide iki koridor açmaya dayanmaktadır.С Операция Лайтфут, Монтгомъри се надява да отвори два коридора през минните полета на Оста на север.
Binası yeterlidir, İmar planı vardır.Постройката е с правоъгълен план.
2011 yılının Ağustos ayında Kraft Foods, iki halka açık şirkete bölünme planını açıkladı.През август 2011 г. започва подготовка за разделяне на Крафт Фуудс на две независими компании.
Guiscard'ın hareketini öğrenen Aleksios savaş planını değiştirdi.Научавайки за хода на Жискар, Алексий преразглежда бойния си план.
Köy yerleşim planı dağınık olmasına rağmen hafif eğimli arazi üzerine kurulmuştur.Настаняването на бежанците върви твърде бавно, въпреки изградената околийска комисия.
Solo albüm çıkarma gibi bir planı vardır, ancak daha tam olarak kesinleşmemiştir.Към албума е пусната и специална мобилна апликация, но тя така и не е доразвита.
Planın gerçekleşmesi hakkında şüpheler bulunmaktadır.Не било писано мечтата му да се сбъдне.
Jül Sezar, Galyalıların bir planının içindedir.Юлий Цезар завладява почти цяла Галия.
Nero'un eski akıl hocası Genç Seneca komplocularla planı konultuğunu kabul etmesi üzerine intihara zorlandı.Бившият съветник на Нерон, Сенека, е накаран да се самоубие заради подозрение, че е участвал в заговора.
Ancak Mora kentleri planı geri çevirdiler.Въпреки това босненските сърби отхвърлят плана.
Bu şekilde savunma planının en önemli parçası boşa çıkarılmış oldu.С това главната стратегическа цел на нападението е изпълнена.
Bu da yapının planını tanımlamaktadır.Това е официалният документ, описващ структурата на проекта.
Bana planın kısa bir özetini verdi.Той ми даде кратко резюме на плана.
Anafilaksi riski altında olanların bir "alerji eylem planı" hazırlamaları önerilmektedir.Osobama koje su u opasnosti od anafilaksije preporučuje se da imaju "akcijski plan" za alergiju.
Benito Mussolini, 1940 yılında Michelangelo'nun planına uygun olarak döşemenin tamamlanmasını emretti.Benito Mussolini je naredio da se pločnik dovrši prema Michelangelovom dizajnu 1940. godine.
Bu sırada Hoffstetler, Elisa'nın planını öğrenir ve ona yardım etmeyi seçer.Hoffstetler otkrije Elisin plan i odlučuje joj pomoći u njezinom naumu.
Alan, Orta Çağ sokak planının ve Reformasyon dönemi binalarının çoğunu korumaktadır.Stari Grad (Old Town) u Edinburghu je sačuvao srednjovjekovni plan i mnoge građevine iz vremena reformacije.
Planinic, Mostar, Bosna-Hersek, SFR Yugoslavia'da dünyaya geldi.Planinić se je rodio u Mostaru u Bosni i Hercegovini, tadašnjoj SFR Jugoslaviji.
Katedralin planı Latin istavrozu şeklindedir.Tlocrt crkve je u obliku latinskog križa.
Kaçış planı hazırlanmıştır.Zrakoplov je otpisan.
2005’te Universal Müzik Grubu, Tokio Hotel ile sözleşme imzalar ve bir satış planı geliştirir.2005. godine Tokio Hotel je potpisao ugovor sa 'Universal Music'-om.
Ayaklanma öncesi hazırlık planı yapılan günleri tasvir eden bir eser.Dan prije planiranog ustanka tj.
ABD bu planı protesto ederek 1812 Savaşı'na dahil olmuştur.Godine 1812. bore se protiv SAD-a u Ratu 1812.
Klipte Madonna beyaz bir arka planın önünde dans etmektedir.Video prikazuje Madonnu kako pleše ispred bijele pozadine zajedno sa svojim plesačima.
Eğer bu planı gerçekleştirirsem bir düzine kadar tuval olacak.Ako se to ipak dogodi, mogu se razviti dvije kljove.
Oulu daha sonra Carl Ludvig Engel'in planı ile yeniden inşa edildi.Veći broj građevina je izgradio arhitekt Carl Ludvig Engel.
1880'da ise yeni düzenleme planı onaylanmıştır.U rujnu 1883., Ministarstvo financija odobrilo je novu regulaciju putovnica.
Edmondo bu planı duyar ve Des Grieux'a bunu ifşa eder.Edmondo vypočuje jeho plány a okamžite všetko rozpovie Des Grieuxovi.
Havalimanının planında 2009'da alanını 8.45 km²'den 15.33 km²'ye çıkarmak vardır.Rozloha letiska sa tiež v roku 2009 zväčšila z 8,45 km² na 15,33 km².
1923-1925 arasında Sovyet tarımı 5 yıllık kalkınma planı üzerinde çalıştı.Obdobie rokov 1923 – 25 venoval práci na päťročnici rozvoja sovietskeho poľnohospodárstva.
Bu imar plânı dahilinde kalenin kara tarafında bulunan surları yıkıldı.Za touto hradbou sú ukryté všetky ostatné objekty hradu.
Bundan sonraki tek planı Bavyera'ya dönebilmekti.Ešte predtým podnikol svoju jedinú cestu po Bavorsku.
İrene bu planı kabul edip uygulayacağını söyler.Irene s plánom súhlasí.
Wang, ilk başta bu fikre karşı çıksa da onların planını kabul etti.Ten bol spočiatku proti, no nakoniec s ich plánom súhlasil.
Bu planın nasıl ortaya çıktığıyla alakalı tartışmalar hala devam etmektedir.Je otázne, v akom stave sa program v súčasnosti nachádza.
Felaketzedelere Marshall Planı'ndan yardım geldi.Tiež stál pri vzniku Marshallovho plánu.
Hristiyanlık ise ilçe nüfusunda %32.4'e gerileyerek ikinci din planına düşmüştür.Na druhom mieste sa umiestnila televízia Markíza s 23,4%.
Kilisenin planı Yunan haçı biçimindedir.Pôdorys kostola je v náznaku grécky kríž.
29 Kasım 1947: Birleşmiş Milletler Paylaşım Planınca Kudüs uluslararası bölge ilan edildi.29. novembra 1947 Spoločenstvo národov (súčasné OSN) schválilo plán rozdelenia územia Palestíny.
Jeptha Howe Holmes'in bu planını çok zekice bulur.Názory Rudi Dutschkeho sú veľmi kontroverzné.
1947 Temmuzu'nda Marshall Planı'nın programını tanımlayan Onaltılar konferansına katılmıştır.Bol švédsky delegát na parížskej konferencii roku 1947, kde sa prejednával Marshallov plán.
Guiscard'ın hareketini öğrenen Aleksios savaş planını değiştirdi.Ko je Aleksej izvedel za Guiscardov premik, je spremenil načrt bitke.
Direniş, Sovyetler Birliğinin Birinci Sekreterinin çıkartma planını bırakmasına neden oldu.Splošni odpor je ZSSR primoral k opustitvi prvotnega načrta o izgonu prvega sekretarja.
Çoğunluk planı; 33 lehte, 13 aleyhte ve 10 çekimser oyla kabul edilmiştir.Za sprejem delitve Palestine je glasovalo 33 držav, 13 jih je bilo proti, 10 pa se jih je vzdržalo.
Yahudi liderler bu planı kabul etti fakat Arap liderler plana karşı çıktı.Judovska stran je načrt sprejela, medtem ko je arabska stran načrt zavrnila.
Hurkanus, Aristobulus'un kendisini öldürme planı olabilceğinden korktuğu için anlaşma uzun sürmedi.Sporazum med bratoma ni trajala dolgo, ker se je Hirkan ustrašil, da Aristobul načrtuje njegov umor.
Endüstri 4.0 ise 4. Endüstriyel Devrimi başlatacağı düşünülen endüstriyel bir strateji plânıdır.Turizem 4.0 potrebuje načrt in model, podoben Industriji 4.0.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod