Ana içeriğe geç
Sözlük

planı ile cümle

planı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Lizbon'da çok amaçlı bir arena inşa etme planları, Expo '98 Ana Planının ilk tartışmalarına kadar uzanıyor.A ideia de construir o edifício remonta às primeiras discussões sobre o Plano de Urbanização da Expo 98.
Planı gerçekleştirmek için de 11 kişilik bir ekip toplarlar.Eles precisarão de um certo número de indivíduos para executar o plano.
V'nin kimliğinin arka planı neredeyse tamamen bilinmemektdir.A verdadeira identidade de V é desconhecida.
Hitler bu planı kabul etmedi.Hitler aceitou a proposta.
Alan, Orta Çağ sokak planının ve Reformasyon dönemi binalarının çoğunu korumaktadır.Old Town tem preservado sua estrutura medieval e muito de seus edifícios da Reforma Protestante.
Son anda kaçmak planından haber alan Sonya, bu planın hayata geçmemesine neden olur.Mas Sonic está lá para impedi-lo, qualquer que seja o plano dele.
Modern Astana planlı bir başkent olup ana planı Japon mimar Kishō Kurokawa tarafından tasarlandı.O plano diretor da cidade foi projetado pelo arquiteto japonês Kisho Kurokawa.
İrene bu planı kabul edip uygulayacağını söyler.Annicon insiste que eles vão cumprir o acordo.
Çoğunluk planı; 33 lehte, 13 aleyhte ve 10 çekimser oyla kabul edilmiştir.A aprovação teve maioria absoluta dos votos: 129 a favor, três contrários e 15 abstêmios.
Ama Akıncı dirilip Sokrat'ın planını yine etkisiz hale getirmiştir.A partida repentina de Palermo agravou novamente o estado mental de Sofia.
New York şehrinin Manhattan bölgesinin imar planı olan 1811 Komisyonları Planı kabul edildi.O Commissioners' Plan of 1811 é um plano urbanístico da Cidade de Nova Iorque.
2003-2004 yıllarında Annan Planı hukuk komitesinde koordinatörlük yaptı.Entre 2006 e 2011 apresentou o programa de debate jurídico Código de Honra, na TV Justiça.
Bu imar plânı dahilinde kalenin kara tarafında bulunan surları yıkıldı.Este artigo lista os forcados mortos na arena.
1968 yılından beri taşıma planı üzerinde çalışılmaktadır.Atuava no setor de transporte e trânsito desde 1968.
Bir süre sonra Baxter Stockman yenilenen vücut planıyla ona yardıma gelişiyle aldatıldı.Ele voltou a treinar com Shane Morton após seu ombro ter sido curado.
General Busse planına göre taarruzun başını 502.De acordo com Scherzer como Comandante do schwere Panzer-Abteilung 503.
Katedralin planı Latin istavrozu şeklindedir.A catedral tem a forma de uma cruz latina.
Michael Scofield (Wentworth Miller) kaçış planını üzerine dövmeyle yerleştirmiştir.William Watherton em Louca Escapada.
Polis başbakana yapılacak suikast planını ele geçirdi.A polícia descobriu um complô para assassinar o primeiro-ministro.
Anafilaksi riski altında olanların bir "alerji eylem planı" hazırlamaları önerilmektedir.Mensen die risico op anafylaxie lopen, wordt aangeraden een 'allergie-actieplan' op te stellen.
Napolyon bu planı ertelemek zorunda kalacaktır.Maurits moest zijn plannen hierdoor uitstellen.
Sovyet planı, Budapeşte'yi Macaristan'daki diğer Alman ve Rumen birliklerinden koparıp almayı amaçlıyordu.Het plan was Boedapest volledig te omsingelen en af te sluiten van de overige Duitse en Hongaarse troepen.
Bulgarca, Стара Планина (Stara Planina) adına sahiptir.De Bulgaren hebben het over de Stara Planina (Стара Планина), ofwel de oude berg.
Ancak planında bir önemli eksiklik bulunmaktaydı.Bij hem ontbrak nog echter een duidelijk model.
Batman onun planını engeller.Haar plan werd gestopt door Batman.
Kızıl Ordu, operasyonunun bir sonucu olarak Beyaz Rusya’nın geri alınması planını başlatmayı başarmıştır.Als gevolg van deze operatie kon het Rode Leger plannen maken voor de bevrijding van Wit-Rusland.
Artık Emrah için yıllardır planını yaptığı intikam vakti gelip çatmıştır.De hamei (het gewicht) is een aantal jaren afwezig geweest.
Planını uygular.Voer het plan uit.
1947'deki 181 sayılı Birleşmiş Milletler Paylaşım Planı'na göre Gazze, Arap devletine bırakılmıştı.In het verdelingsplan (Resolutie 181, 1947) van de Verenigde Naties werd Gaza toegewezen aan de Arabieren.
Saguntum'u almak Hannibal'in ana planı için hayati önem taşıyordu.De inname van Saguntum was onmisbaar binnen het geheel van Hannibals plannen.
Çünkü Emekli Yarbay Frank Slade'in hafta sonu için çok özel bir planı vardır.Wat hij niet weet, is dat Slade een speciaal plan in gedachten heeft voor dat weekend.
Gerçekte aynı anda iki savaş planı birlikte uygulamaya konulmuştur.Twee bedijkingsplannen werden tegelijk uitgevoerd.
Zaten ayrıntılı bir taarruz planı da yapılmamıştı.Er werd niet eens een opgravingsplan opgesteld.
Kaçış Planı filmiFilmopname van de vlucht
Her halükarda, bu son olay tüm planı bozdu.Iedere afwijking zou het plan in de war schoppen.
Bu da yapının planını tanımlamaktadır.Hiermee is ook het bereik van het project bepaald.
Planı o akşam gerçekleştirmeye karar verirler.Ze besluiten die nacht te gaan.
Abidenin iç planı da sekizgen olup bir tarafında kapı gözü açılmıştır.Hiervan zijn er elf overgenomen, waarvan er acht inzetbaar zijn.
Osmanlı Planı gayet basit şekilde hazırlandı.Gedacht werd dat de Plan U's relatief eenvoudig gereed te krijgen waren.
Daha sonra tazminat sorunu 1924 yılında Amerika’nın önerdiği Dawes Planı ile çözülmeye çalışıldı.De herstelbetalingen werden voor het eerst herschikt door het plan Dawes in 1924.
Hitler bu planı kabul etmedi.Hitler wilde van deze plannen echter niets weten.
Le Notre ‘un planı sarayın batısındaki Versailles kasabası tarafından başlar.De bewoonde wereld begint in het oosten bij het gehucht La Garita in Saguache County.
Nisan ayın sonunda 2015 Merkezının personel ıle Rus paralı askerlerın Ukraynaya karşı planı alındı.Rusland diende daarop eind juli 2015 bij de VN-Veiligheidsraad een eigen ontwerpresolutie in.
Batman, Joker'in planını bozar.Een groepje Jokerz kaapt echter het toestel.
Nazi bürokratlar, Yahudileri Sibirya’ya gönderme plânı da yaptılar.De nazi's keerden zich ook tegen de plannen van zionisten om een joodse staat in Palestina op te richten.
1968 yılından beri taşıma planı üzerinde çalışılmaktadır.Sinds 1968 wordt olie getransporteerd.
Ölüm Yıldızı'nı yok etme planı uygulamaya konur.De plannen van de Death Star worden gestolen.
Mahallenin planı, Paris'teki Charles de Gaulle Meydanı'na benzemektedir.Het plan van de gemeente komt uit Place Charles de Gaulle van Parijs.
Hitler'in stratejik planı aşırı derecede hırslıydı.Hitlers economische politiek was zeer succesvol geweest.
Ban'ın çok kesin bir çalışma planı var.De kerk heeft een axiaal bankenplan.
Tek taraflı çekilme planı Ağustos 2005 tarihinde uygulamaya koyuldu ve Eylül 2005’te tamamlandı.Momenteel wordt de spoorlijn enkel gebruikt voor vrachtvervoer (laatste update in september 2015).
Arka planında yeşil yapraklar görünmektedir.Mannetjes zijn te herkennen aan de groene stekels op hun rug.
Operasyon planına göre dış çember, 102.104 Strijkkwartet nr. 2 op.
Kilisenin planı Yunan haçı biçimindedir.De kerk heeft de vorm van een Grieks kruis.
Erişim tarihi: 28 Nisan 2014. ^ "Hayata Gecirilmiş Kafes Planı Maraş katliamı".28 april 1944: Op deze dag werd het "Ontwerp van overeenkomst van sociale solidariteit" bekendgemaakt.
Mimari planı, bir yapının teknik çizimidir.Een bouwtekening is een technische tekening van een gebouw of kunstwerk.
Planı baş tutmayan Formula Bir patronu İngiliz iş adamı Bernie Ecclestone Macaristana yöneldi.Deze taak werd doorgesluisd naar de Formula One Administration, eigendom van Bernie Ecclestone.
“ODTÜ Stratejik Planı 2005 - 2010” çalışmalarını yürütme sorumluluğunu aldı.Hieruit vloeide het Strategisch Plan 2000-2015 voort.
Rick'in planı ise onları toplayıp tuzağa sürüklemek.Rick biedt daarom aan haar te brengen en weer op te halen.
Planını uygulamaya koyar fakat işler beklediği gibi gitmez.Hij moet geopereerd worden maar de operatie gaat niet zoals zij gewild hadden.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod