Ana içeriğe geç
Sözlük

planı ile cümle

planı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
1993 Gönüllü Çevre Koruma Planı kabul edildi.В 1993 был объявлен защищённой зоной ООН.
Pekin'in planındaki düzen ve uyum dünyada pek az kentte bulunur.Из-за своих вкуса и питательной ценности киви выращивается во многих странах мира.
Belediye imar planına göre azami 5 kata kadar bina yapımına izin verilmektedir.Летописец подчёркивает, что постройка была завершена за пять месяцев.
Alternatif enerjiler: Akdeniz güneş enerjisi planı.الطاقات البديلة: خطة الطاقة الشمسية المتوسطية.
Ukrayna, Bireysel Ortaklık Eylem Planına (BOEP) sahip sekiz Doğu Avrupa ülkesinden biridir.أوكرانيا هي واحدة من ثمانية بلدان في أوروبا الشرقية ضمن خطة عمل الشراكة الفردية.
Yahudi liderler bu planı kabul etti fakat Arap liderler plana karşı çıktı.قبله القادة اليهود لكن القادة العرب رفضوا الخطة.
1984'te hükûmet, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan Forest 2000 planını yayınladı.في عام 1984 نشرت الحكومة خطة الغابات 2000 والتي وضعتها وزارة الزراعة والغابات.
2001 yılında Çin Hükümeti, Yangtze Nehrinin memelilerini korumak için bir eylem planını onayladı.وقد وافقت الحكومة الصينية في عام 2001 على خطة عمل لحفظ الحيتانيات في نهر اليانغتسي.
Planını uygular.قم بتنفيذ الخطة.
Felaketzedelere Marshall Planı'ndan yardım geldi.وقد ساعد مشروع مارشال ضحايا تلك الكارثة.
2002'de Helsinki genel planına koyuldu.وُضع مخطط عام لهلسنكي حيز التنفيذ منذ عام 2002.
Kızıl Ordu, operasyonunun bir sonucu olarak Beyaz Rusya’nın geri alınması planını başlatmayı başarmıştır.ونتيجة لهذه العملية، تمكن الجيش الأحمر من البدء في التخطيط لتحرير بيلاروسيا.
1978'de Merkez Parkı için master planı onaylandı.تم التصديق على المخطط الرئيسي للحديقة المركزية في عام 1978.
Ancak, onun planı, Vostok-5 i erkek ile fırlatmak için değiştirildi, kısa bir süre sonra Tereshkova izledi.تم تغيير خطته رغم ذلك ليتم إطلاق رجل في مركبة الفضاء فوستوك 5، ولحقته بفترة قصيرة تريشكوفا.
Ancak Sarp ve yancısı evin kahyası Şükrü ile her türlü planı yapmaktadır.وهو أصل كل مقام وقاعدته التي يبني عليها، كما يُبنى الحائط على أساسه، وكما يقوم السقف على جداره.
Seferin başlamasından önce öldüğünden kuzey seferi planı hiçbir zaman harekete geçirilemedi.خطته للبعثة الشمالية لم تدخل حيز التنفيذ بسبب موته قبل البدء بها.
Proje satınalma planını yap.وضع خطة تسويقية.
Alman harekât planı ise batı yönünde olabildiğince hızlı hareket etmek ve bu koridoru açık tutmaktır.الطريقة الأفضل هنا هي أن تتجه إلى الجسر المتحرك بأسرع ما يمكن.
Yine de Portekiz Krallığı, Osmanlı donanmasının planını öğrenmişti ve Hint Okyanusu'nda önlemler almışlardı.و مرة آخرى علمت المملكة البرتغالية بمخطط الأسطول العثماني، و أُتخذت التدابير اللازمة في المحيط الهندي.
1947'deki 181 sayılı Birleşmiş Milletler Paylaşım Planı'na göre Gazze, Arap devletine bırakılmıştı.وفق قرار التقسيم من الأمم المتّحدة في 1947، غزة كانت ضمّن المنطقة العربية.
Sovyet planı, Budapeşte'yi Macaristan'daki diğer Alman ve Rumen birliklerinden koparıp almayı amaçlıyordu.الخطة كانت قطع بودابست عن باقي القوات الألمانية والمجرية.
Çıkarma planında öngörülen topçu bataryaları sahile alınamamıştır.ولم تستطع أن تؤثر المدافع النارية العثمانبة التي وجهت من الساحل .
"Dehşet planını mont bozdu".كان يدخر انتحار فاشلة التنفيذ ".
Planı tekrar gözden geçirdikten sonra Marcellina ve Kontes ayrılırlar.بعد هذا الاجتماع، نصّب مارسيليوس والياً.
Daha sonra tazminat sorunu 1924 yılında Amerika’nın önerdiği Dawes Planı ile çözülmeye çalışıldı.ولكنها قبلت في صيف 1924 بالحل الأمريكي لمسائل التعويضات من خلال خطة دوز.
Bagan'da ortaya çıkan bir diğer Budist tapınak mimari yeniliği altıgen zemin planıdır.آخر الابتكارات المعمارية التي تطورت في باجان هو معبد بوذي بفضل خطة الأرضية على شكل مضلع خماسي.
En önemli stratejik çalışması olan Schlieffen Planı, I. Dünya Savaşı'nda Almanya'nın uyguladığı plandır.تُعتبر الخطة السابعة عشرة وخطة شيلفن أمثلة على الحرب العالمية الأولى الخطط العسكرية.
İlerleyen bölümlerde Michael, önüne çıkan zorluklara rağmen planını uygulamaya koyar.لكنها استمرت في مساعدة مايكل في الحلقات التالية على الرغم من توتر علاقتهما.
Fakat Kleopatra'nın planı doğru çıkmaz.إلا أن خبر موت كليوباترا كان غير صحيح.
Niyeti oraya yerleşime açmaktı, ancak su tedarikinin yetersiz olmasından dolayı bu planı da gerçekleşmedi.على الرغم من أنه كان من المفترض أن تغلق جنوم نفسها إلا أن الخطة لم تعمل بشكل جيد.
Bu planı deneyelim.لنجرب هذه الخطة.
Eğer bu planı gerçekleştirirsem bir düzine kadar tuval olacak.Se eu executar mesmo esse plano, haverá uma dúzia de telas.
Planını uygular.Execute o plano.
Ukrayna, Bireysel Ortaklık Eylem Planına (BOEP) sahip sekiz Doğu Avrupa ülkesinden biridir.A Ucrânia é um dos oito países da Europa Oriental com um Plano de Ação de Adesão Individual.
Bir aile planı altı kullanıcının düşük bir oranda bir aboneliği paylaşmasına izin verir.Uma opção de plano família permite que até seis usuários compartilhem uma taxa reduzida.
Nazi bürokratlar, Yahudileri Sibirya’ya gönderme plânı da yaptılar.Os burocratas nazistas também desenvolveram planos para deportar os judeus da Europa para a Sibéria.
Alternatif enerjiler: Akdeniz güneş enerjisi planı.Energias alternativas: plano solar mediterrânico.
2001 yılında Çin Hükümeti, Yangtze Nehrinin memelilerini korumak için bir eylem planını onayladı.Em 2001, o governo chinês aprovou o Plano de Ação de Conservação dos Cetáceos do Rio Yang-tsé.
Bu bölge, Londra Planı'nda Büyük Londra'nın 35 büyük merkezinden biri olarak yer almaktadır.A área está identificada no London Plan como um dos 35 maiores centros da Grande Londres.
Planının bir parçası olarak, Kraliyet Hava Kuvvetleri'nin (RAF) yok edilmesi gerekiyordu.Parte do plano era a neutralização da Royal Air Force (RAF).
Bir röportaj sırasında potansiyel bir turne planını da gündeme getirdi.Durante a entrevista, ele também mencionou planos para uma possível nova turnê.
Data Sense kullanıcıların bireysel planına dayalı veri kullanım limitlerini ayarlamak için izin verir.O Data Sense permite que os usuários definam limites de uso de dados com base no seu plano individual.
Yehidah ise ruhun Tanrı'yla birleşmenin mümkün olabildiği en yüksek planıdır (düzeyi, ortamı).Segundo a cabala, Yehidah é o mais alto nível da alma, pelo qual o homem pode atingir a união máxima com Deus.
Partinin ideolojik arka planı ve etnik grup desteği, siyasi karakterini ve gündemini şekillendirdi.Sua base ideológica e base de apoio étnico tem continuamente dado forma ao seu caráter e agenda política.
Yahudi liderler bu planı kabul etti fakat Arap liderler plana karşı çıktı.Enquanto os líderes judeus aceitaram, os líderes árabes rejeitaram esse plano.
Dizinin kanalı ve yapımcıları, öykünün arka planını açıklamak için interneti kullandılar.Os canais e produtores do programa fizeram grande uso da internet na criação de precedentes para a história.
Jack'in kaçış planı vardır.Outros tentaram um plano de fuga.
Saldırı planı çok gizli yapıldı.O plano insurrecional foi tramado em sigilo.
Rory'nin planı işe yarar.O plano de Candy funcionou.
Binası yeterlidir, İmar planı vardır.É bastante frequentada e tem uma estrutura hoteleira.
ABD'nin Marshall Planı da çok yardımcı oldu.Para isso contribuiu o apoio dos Estados Unidos através do Plano Marshall.
2005’te Universal Müzik Grubu, Tokio Hotel ile sözleşme imzalar ve bir satış planı geliştirir.Em 2005, a Universal Music Group apareceu com um plano de marketing e um contrato para os rapazes.
Barack Obama'nın Guantanamo Üssü'nü kapatma planına karşı çıktı.Amnesty International Obama ordena o fechamento do centro de detenção de Guantánamo.
Batman onun planını engeller.Superman frustra seus planos.
Kilisenin planı Yunan haçı biçimindedir.A igreja tem a planta baixa em forma de cruz grega.
Yapının planı Latin haçı biçimindedir, haçın kollarının kesişme noktası üzerinde bir kubbe bulunur.Tem a planta em forma de cruz latina e é coberto por uma cúpula.
Bu, Bagration planının birincil amacıydı.Aparentemente esse era o plano cylon.
Bu taktik Scipio’nun o yıl içinde sonuç alıcı bir savaş yapma planını bozar.Esta estratégia foi frustrada com a estratégia de Cipião de forçar uma batalha decisiva desse mesmo ano.
Kapı oturuş planında; bir kale kapısından ziyade han veya çarşı kapısı durumundadır.As portas da cidade ou portas da vila faziam parte das muralhas de uma cidade ou vila|fortificada]].
Theon ardından Robb Stark'a babasının Kuzeye saldıracağı planını yazar fakat mektubu sonra ateşe atar.Ele escreve uma carta para Robb avisando sobre os planos de seu pai, porém a queima antes de enviá-la.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod