Planımı değiştirmek zorunda kalacağım.I'm going to have to change my schedule.
Planımın nesi var?What's wrong with my plan?
Planımız tam olarak nedir?What exactly is our plan?
Ben zaten o planı düşündüm.I've already considered that plan.
Elbette bir planım var.Of course, I have a plan.
Planım mükemmel işe yaradı.My plan worked perfectly.
Planın ne olduğunu bilmiyorum.I don't know what the plan is.
Planın işe yarayabilir.Your plan just might work.
Planım mükemmel çalışıyor.My plan is working perfectly.
Temel olarak planını seviyorum.I basically like your plan.
Sana planın ne olduğunu söyledim.I told you what the plan was.
Onlara planın ne olduğunu söyledim.I told them what the plan was.
Ona planın ne olduğunu söyledim.I told him what the plan was.
Yerel polis ve FBI kaçakları yakalamak için bir araştırma planı hazırladı.The local police and the FBI formulated a search plan to capture the fugitives.
Tom bankayı soymak için Mary ile bir planı tartıştı.Tom discussed with Mary a plan to rob the bank.
Polis tarafından keşfedildiği zaman Tom'un planı başarısız oldu.Tom's plan failed when it was discovered by the police.
Tom, John'un bankayı soyma planı hakkında polise bilgi verdi.Tom informed the police about John's plan to rob the bank.
Dan, Linda'nın planına katılmak için isteksiz kaldı.Dan remained reluctant to take part into Linda's plan.
Dan planı mahvettiği için Linda'yı kovdu.Dan fired Linda for ruining the plan.
Dan planına devam etti.Dan went ahead with his plan.
Dan planını sürdürmeye karar verdi.Dan decided to go ahead with his plan.
Dan'in aklında başka bir planı vardı.Dan had another plan in mind.
Tom planına devam etmeye karar verdi.Tom has decided to go ahead with his plan.
Benim iş planım bu hafta çok dolu.My rota is very full this week.
Önümüzdeki haftanın iş planı henüz yayınlanmadı.The rota for the next week had not been released yet.
Biz insan kaynaklarına iş planı vermemiz gerekir.We need to give the rota to human resources.
Onun planı hakkında hiçbir şey bilmiyordum.I didn't know anything about his plan.
Dan onun hücre arkadaşlarından biriyle bir kaçış planı kurdu.Dan devised an escape scheme with one of his cellmates.
Planımız çalışıyor.Our plan is working.
O, planın bir parçası mıydı?Was that part of your plan?
Neden planı değiştirmedin?Why didn't you change the plan?
Neden planı değiştirdin?Why did you change the plan?
Bu, planın bir parçası değil.That's not part of the plan.
Bu, planın bir parçası değildi.That wasn't part of the plan.
Planım hakkında ne düşünüyorsunuz?What do you think of my plan?
O tam olarak benim planım değildi.That wasn't exactly my plan.
Gün için planınız nedir?What's your plan for the day?
Bu planın ana amacı nedir?What's the main purpose of this plan?
Planı devam ettirmeye karar verdi.He decided to continue the plan.
Cumhuriyet hükümeti, kriz planını değiştirmeyi tartıştı.The government of the republic discussed the exchange crisis plan.
Lütfen Tom'a planımızdan bahsetme.Please don't tell Tom about our plan.
Tom odadaki herkese planını açıkladı.Tom explained his plan to everyone in the room.
Tom Mary'nin planının iyi olmadığını düşündü.Tom thought Mary's plan wasn't any good.
Yeni bir işe başlayacaksan, bir iş planına ihtiyacın var.If you're going to start a new business, you need a business plan.
Senin deli saçması planına hiç bulaşmamam gerektiğini biliyordum.I knew I should never have gotten involved with your harebrained scheme.
Onun planı nedir?What's her plan?
Egzersiz planım üzerinde bir karara vardım.I came to a decision on my exercise plan.
Planımız çarpık gitti.Our plan has gone askew.
Planımı uygulayabileceğimi umuyorum.I hope that I can carry out my plan.
Sanırım planımızı yeniden düşünmek zorunda kalabiliriz.I think we may have to rethink our plan.
Bugün için başka bir planım yok.I don't have anything else planned for today.
Bu aptalca planı kim düşündüyse kovulması gerek.Whoever thought of this stupid plan should be fired.
Kaptan bu planı kabul etti mi?Did the captain approve this plan?
Tom bana bir planım olup olmadığını sordu.Tom asked me if I had a plan.
Bir pazarlama planı geliştirmemiz gerek.We need to develop a marketing plan.
Bu planın gerçekçi olmadığını düşünüyor musun?Do you think this plan is unrealistic?
Bizim bir acil durum planımız var mı?Do we have a contingency plan?
Onların yedek bir planı var mıydı?Did they have a backup plan?
Bir yedek planın var mı?Do you have a backup plan?
O planı seviyorum.I love that plan.