Tom'un planı parlak bir şekilde çalıştı.Tom's plan worked brilliantly.
Tom'un planı aslında çalıştı.Tom's plan actually worked.
Şansımıza bir planımız var.Luckily, we have a plan.
Bir planın var, değil mi?You have a plan, right?
Bizim bir planımız olmak zorunda.We have to have a plan.
Tom bu planı reddetti.Tom rejected this plan.
Onların başka bir planı var.They have another plan.
Tom'un bir planı olacak.Tom will have a plan.
Planımız yok.We have no plan.
Tom'un planı kabul edeceğine dair bir ihtimal var mı?Is there any chance that Tom will agree to the plan?
Saldırgan bir eylem planına ihtiyacımız var.We need an aggressive plan of action.
Girişken bir eylem planına ihtiyacımız var.We need an aggressive plan of action.
Yönetim kurulu üyeleri planı kabul etti.Board members adopted the plan.
Planınız işe yaramayacak.Your plan won't work.
Planın işe yaramayacak.Your plan won't work.
Yarın gece için planın var mı?Do you have plans for tomorrow night?
Boston'a geri dönmek için herhangi bir planın var mı?Do you have any plans to come back to Boston?
Tom'un planının iyi olduğunu düşündüm.I thought Tom's plan was a good one.
Tom bir planı olmadığını söyledi.Tom said he didn't have a plan.
Tom'un bir planı olsa iyi olur.Tom had better have a plan.
Tom'un bir planı yoktu.Tom didn't have a plan.
Tom'un bir planı var, değil mi?Tom has a plan, right?
Herkes planı anladı mı?Does everyone get the plan?
Birçok Boston sakini belediye başkanının planına karşı çıkıyor.Many Boston residents oppose the mayor's plan.
Yakında bir orman olduğu için Mary'nin bir çalı yangını planı var.Because there is a forest nearby, Mary has a bush fire plan.
O dört yıllık planın onaylanması gerekiyor.That four-year plan has to be approved.
Başarı için üç aşamalı bir planım var.I have a three-stage plan for success.
Acil durum planın var mı?Do you have a contingency plan?
Acil durum planınız var mı?Do you have a contingency plan?
Mevcut bir acil durum planın var mı?Do you have a contingency plan in place?
Mevcut bir acil durum planınız var mı?Do you have a contingency plan in place?
Ben planı hiç anlamıyorum.I don't understand the plan at all.
Bizim patron planımızı onayladı.Our boss approved our plan.
Senin planının çok hırslı olduğunu düşünüyorum.I think your plan is too ambitious.
Senin planının gerçekçi olmadığını düşünüyorum.I think your plan is not realistic.
Aklımda bir planım var.I have a plan in mind.
Bu kilo kaybı planını izlersen çalışmak garantidir.If you follow this weight loss plan, it's guaranteed to work.
O, planını uygulamada başarısız oldu.He didn't succeed in carrying out his plan.
Bu planın nesi var?What's wrong with this plan?
Tom'un planı basittir.Tom's plan is simple.
Tom oyun planını anlıyor.Tom understands the game plan.
Onun planı bana ilginç görünüyordu.His plan seemed interesting to me.
Tom'un planı başarılıydı.Tom's plan has been successful.
Tom planı değiştirdi.Tom changed the plan.
Tom'un daha iyi bir planı varTom has better plan.
Tom'un bir planı var gibi görünüyor.Tom seems to have a plan.
Tom bir planı var gibi görünüyordu.Tom seemed to have a plan.
Tom bir planı olduğunu söylüyor.Tom says he has a plan.
Ben onların planına katılıyorum.I agree with their plan.
Tom'un planı başarısız oldu.Tom's plan failed.
Tom'un planı işe yaramaz.Tom's plan won't work.
Tom'un planı reddedildi.Tom's plan was rejected.
Tom'un planı berbattı.Tom's plan was horrible.
Tom'un planı işe yaramıyor.Tom's plan isn't working.
Bunu yapmak için herhangi bir planım yok.I don't have any plans to do that.
Bir tane satın almak için bir planım yok.I have no plans to buy one.
Hâlâ bir planım yok.I still don't have a plan.
Benim hiç planım yok.I don't have any plans.
Ben bu planın işe yarayacağını umuyorum.I hope this plan works.
Benim yedek planım yok.I have no backup plan.