Bir şeyin aksama ihtimaline karşın Tom'un bir yedek planı vardı.Tom had a back up plan in case something went wrong.
Başka bir planın var mı?Do you have another plan?
Onlar senin planını reddetti.They rejected your plan.
Bana planı göster.Show me the plan.
Tom'la ilgili planın nedir?What's your plan with Tom?
Benim planım hâlâ seninkinden daha iyi.My plan is still better than yours.
Bir planın yok, değil mi?You don't have a plan, do you?
Planımız işledi.Our plan has worked.
Planımız çalıştı.Our plan worked.
Planım işe yaradı.My plan worked.
Tom'un planı asla işe yaramazdı.Tom's plan never would've worked.
Planın işe yaramayacağından endişe eden tek kişi ben miyim?Am I the only one worried that the plan won't work?
Tom'un zaten bir planı var.Tom already has a plan.
Tom'un planı harika.Tom's plan is perfect.
Tom bu planı hiç sevmiyor.Tom doesn't like that plan at all.
Tom'un planını Mary'ninkinden daha çok seviyorum.I like Tom's plan better than Mary's.
Gerçekten senin planının gerçekçi olduğunu düşünüyor musun?Do you really think that your plan is realistic?
Tom benim planımın işe yaramayacağını söyledi.Tom said my plan wouldn't work.
Tom'un alternatif bir planı olmalı.Tom must've had an alternate plan.
Tom sanki bir planı var gibi görünüyor.Tom looks as though he's got a plan.
Yarın akşam için hiç planın var mı?Do you have any plans for tomorrow evening?
Yarın akşam için herhangi bir planın var mı?Do you have any plans for tomorrow evening?
B planı yoktur, çünkü B gezegeni yoktur.There is no Plan B because there is no Planet B.
Tom'la planı tamamen tartışmak için zamanım yoktu.I haven't had time to fully discuss the plan with Tom.
Planın sadece Tom'la konuşmak olduğunu düşündüm.I thought the plan was to just talk to Tom.
Planın erken geleceğini düşündüm.I thought the plan was to arrive early.
Mandarin Çincesini teşvik etmek, Çin'in ulusal planıdır.Promoting Mandarin Chinese is China's national plan.
Telefon şirketiyle 2 yıllık arama planı için sözleşme imzaladım.I signed up for the 2-year calling plan with the phone company.
Tanrının sizin için bir planı var.God has a plan for you.
Allah'ın senin için bir planı var.God has a plan for you.
Tom planı destekleyen bir konuşma yaptı.Tom made a speech in support of the plan.
Sana planından bahsedince şaşırdın mı?When she told you her plan, were you taken aback?
Daha sonra herhangi bir planın var mı?Do you have any plans later on?
O kimin planıydı?Whose plan was that?
Tom'un yaşarken bir planı yoktu.Tom never had a plan in his life.
Senin küçük planın hakkında her şeyi biliyorum.I know all about your little scheme.
Tom'un her şey için bir planı vardır.Tom has a plan for everything.
Tanrı'nın senin için bir planı var, Tom.God has a plan for you, Tom.
Bu, planın bir parçası.That's part of the plan.
Belki de Tom orijinal planın üzerinde sebatla çalışmıyordu.Maybe Tom wasn't sticking with the original plan.
Bizim bir ana planımız vardı.We had a master plan.
Planına eşlik edeceğiz.We're going to go with your plan.
Sadece planının ne olduğunu merak ediyorum.I'm just curious what your plan is.
Benim planıma ne diyorsun?What do you say to my plan?
Planım çok etkiliydi.My plan was very effective.
Sanırım senin bu planın iyi.That plan of yours is good, I think.
Tom planı sevdiğinden emin değildi.Tom wasn't sure he liked the plan.
Başka bir planım var.I have another plan.
Tom planımla ilgili ne düşündüğünü bana söyledi.Tom told me what he thought of my plan.
O benim planım.That's my plan.
Bu benim planım.This is my plan.
Tom bana planını sevip sevmediğimi sordu.Tom asked me whether I liked his plan or not.
Tom'un planı en iyi görünüyordu.Tom's plan seemed the best.
Tom'un planı en iyi görünüyor.Tom's plan seems the best.
Yarın için hiç planım yok.I have no plans for tomorrow.
O kimin planı?Whose plan is it?
Bir emeklilik planın var mı?Do you have a retirement plan?
Neden arka planında Boston manzarası olan kendine ait bazı resimler çekmiyorsun?Why don't you take some pictures of yourself with scenery of Boston in the background?
Şu an için bir planım yok.For the time being, I don't have a plan.
Benim planım çalışıyor.My plan is working.