Çeşitli sahilleri ve çok sayıda plajları vardır.Побережье разнообразное и характеризуется многочисленными пляжами.
Birçok plaja sahiptir.Есть множество пляжей.
Plajda ücretli ve ücretsiz bölümler bulunur.В городской черте есть бесплатные пляжи.
Bitez plajı mavi bayraklıdır.Пляж имеет «Голубой флаг».
Turistler için görülecek yerleri uzun kumsal plajlar.Туристы приезжают сюда ради прекрасных песчаных пляжей.
Plajın uzunluğu 6,5 km'dir.Длина этого пляжа около 6,5 км.
Yaz aylarında ise amatör olarak plaj voleybolu oynuyordu.В летний период увлекается пляжным волейболом.
Bir başka değişik plaj ise Şifalı Su Plajı'dır.Лишь небольшая бухточка с пляжем представляет единственную удобную пристань.
Pichilemu'da pek çok geniş, koyu kumlu plaj bulunur.В Баттикалоа есть обширные песчаные пляжи.
Büyük bir lagünün etrafında kurulmuş olan şehir, geniş plajlara sahiptir.Город имеет необычную форму из-за включенных в его состав пляжей.
Ayrıca Full Moon Party isimli ünlü elektronik müzik partisi de bu adadaki Haad Rin plajında yapılmaktadır.Широко известен благодаря проводимой на нём ежемесячной вечеринке «Full Moon Party» на пляже Хаад Рин.
Buna benzer pozisyonlar sadece 2 km güneydeki plajlara da konuşlandırılmıştı.Похожим образом было создано ещё несколько таких позиций вдоль трёхкилометрового пляжа.
2010 yılı Asya Plaj Oyunları Muskat' ta gerçekleştirilmiştir.2010 год, Пляжные Азиатские игры в Маскате.
Kuzey Carolina'da bulunan Carolina Plajı'ndaki evinde 3 Ocak 2009 tarihinde öldü.Умер 3 января 2009 года в своем доме в Каролина-Бич (штат Северная Каролина), где он жил в последние годы.
"İki Erkek Bir Plaj", 1909.Бегущая собака», 1909 «Море.
Kumlu plajları bulunur.Встречаются песчаные пляжи.
Plaj ince kumlu olup, deniz sığdır.Её берега низкие, пляж узкий.
Küçük plajında denize girilebilir.На морском побережье располагается небольшой пляж.
Hem erkekler hem de bayanlarda düzenlenen dünya şampiyonalarının karşılaşmaları Lara plajında yapıldı.واقيمت مباريات البطولة العالمية التى نظمت للرجال والسيدات أيضا في شاطئ لارا.
14 kilometrelik bir plaja sahip olan Netanya, çok popüler bir turizm şehridir.جعل منها 14 كيلومتر (8.7 ميل) من الشواطئ مدينة منتجع سياحي شهيرة جدا.
Kentte daha uzun dönem tatil yapanların tercihi grootstrand (büyük plaj) dir.تشهد طَرْفَايَة فِي فصل الصيف ازديادًا كَبِيرًا فِي عدد الوافدين عليها، وخصوصًا مِن المُدن المُجاورة.
Ovanın sahili plajlı kıyı özelliğindedir.يقع في قلب فيلدين مع شاطئ خاص.
Adanın harika plajları vardır.وبالفعل يجدون الجزيرة المبهرة.
İnkumu plajıyla ünlüdür.تسمى بعروس البقاع.
Plaj, Türkçeye aynı anlamdaki Fransızca "plage" sözcüğünden geçmiştir.المصطلح مأخوذ من الكلمة الفرنسية Plage "الشاطئ" .
Plaj ince kumlu olup, deniz sığdır.شواطئ البحيرة عميقة وبالتالي البحيرة كاملة كذلك.
Yöredeki doğal plajlar, ülke turizmi açısından son derece önemlidir.الشؤاطى السياحية فالمنطقة تحظى بأقصى أهمية من حيث السياحة.
Ali plajda çalışmaktadır ve her yaz aşık olduğu kızın gelmesini beklemektedir.هرع إلى الشرفة كي يراه ثم راح ينتظره يمر كل مساء يعزف تحت شباك فتاة في الحي يحبها.
Bu çıkıntı oradaki plajlara karşı güzel bir görüş açısı sağlıyordu.O mirante oferece uma vista panorâmica dessas praias.
Sersemlemiş durumdaki Barton, elinde hâlâ paket olduğu halde plaja gider.Atordoado, Barton passeia em uma praia, ainda carregando o pacote.
Termiye, 70'ten fazla plaja ev sahipliği yapmakta olup birçoğuna karayolu ulaşımı bulunmamaktadır.Conta com mais de 70 praias, muitas das quais inacessíveis por estrada.
Koy sayesinde plajlarıyla turistlerin ilgisini çekmiştir.Atrai turistas de todas as partes devido às suas belas praias.
Fırtına dalgası kıyılarda plaj erozyonuna neden olmuştur.Além disso, a costa sofreu os efeitos da erosão da praia.
Geyleri mahalleler, parklar, barlar ve plajlardan kovmak için şehirler "sweeps" (temizlikler) yaparlardı.As cidades realizavam "varreduras" para "livrar" bairros, parques, bares e praias de pessoas gays.
Bir marinası ve kumlu plajları vardır.Há coqueiros e praias de areia branca.
Ayrıca kayıkla Limanağzı plajı'na gidilebilir.Se pode chegar andando ou de carro a praia das conchas.
Plajda feci görüntü!".«Extensão da praia».
Birçok plaja sahiptir.É cercada por muitas praias.
Plajların yıldızı.Guia de Praias.
Spor salonlarında, plajda veya çimde oynanabilir.No desenho, você pode ver Trotro na praia ou na escola.
Aynı ismi taşıyan bir plajı vardır.O local abriga uma praia de mesmo nome.
Birkaç güzel plajı vardır.Aparecem também belas praias.
Turistler için görülecek yerleri uzun kumsal plajlar.Outros pontos visados pelos turistas são as praias do estado.
Golovinka termal tesisleri ve plajlarıyla gözde bir turizm merkezidir.Bohol é um destino turístico popular com as suas praias e igrejas.
Plajın uzunluğu 6,5 km'dir.A extensão da praia é de 3,5 km.
Diğer popüler plajları ise Karon ve Kata plajlarıdır.Alguns plasmas comuns são as estrelas e placas de neônio.
1978 yapımı Zuma Beach dizisinde plajdan söz edilmektedir.Seu primeiro projeto foi o telefilme Zuma Beach, em 1978.
Bir başka değişik plaj ise Şifalı Su Plajı'dır.Trata-se de uma pequena praia de águas calmas.
Çeşitli sahilleri ve çok sayıda plajları vardır.Inclui também algumas colinas e praias.
Ayrıca yirmi kez plaj voleybolunda oynamıştır.Ela também é vista várias vezes brincando na Sunnyside.
Mactan plajıPraias de Manaus
Daha sonra bir plaja inen Tolga aracı bir tamirciye götürür.Por fim aparece um modelo dirigindo uma caminhonete.
20. yüzyılı 30'lu yıllarında, kadınların hafif bir tatil giysisi olarak plaj pijaması giymeleri moda oldu.No século XIX, as mulheres faziam uso de calções bufantes por baixo de túnicas para frequentar as praias.
En sevdiği mevsim yaz ve en çok sevdiği şey plajda olmak.Gosta muito do verão e de festas na praia.
Bu otobüs plaja gider mi?Este ônibus vai à praia?
Bu çıkıntı oradaki plajlara karşı güzel bir görüş açısı sağlıyordu.Deze geeft een mooi uitzicht over het strand.
Plajların yıldızı.De stranden.
Birkaç güzel plajı vardır.Het heeft ook talloze prachtige stranden.
Adanın harika plajları vardır.Verder heeft het eiland mooie stranden.
Terk edilmiş plaj tabanlı çevre savunma taktikleri ve pervasız Banzai Saldırıları terk edildi.Het team rekende af met de verdediging op de stranden en de roekeloze banzai-aanvallen.