Ana içeriğe geç
Sözlük

plaj ile cümle

plaj kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Amalfi sahili boyunca en uzun plaj şeridi burada bulunmaktadır.Maiori heeft het langste zandstrand van de plaatsen aan de Amalfitaanse kust.
Bir marinası ve kumlu plajları vardır.Er zijn stranden en zonneweiden.
Eğlence mekânları, pubları, restaurantları, hotelleri ve plajı çok ünlüdür.Het is erg aantrekkelijk door de vele restaurants, hotels, bars en stranden.
Şehir, deniz yemekleri ve plajlarıyla ünlüdür.Het district is bekend om zijn stranden en badplaatsen.
Giriş ücretsiz; plaj hizmetleri ise ücretlidir.De toegang tot de tuin is gratis, maar voor de toegang tot de broeikassen moet wel betaald worden.
Oostende "Belçika plaj - deniz tatili şehirlerini kraliçesi" olarak nitelendirildi.Het schip werd vernoemd naar de Belgische "Koningin der Badsteden": Ostend Spirit.
Köy içinde dört adet plaj bulunmaktadır.Het beschikt over vier stranden.
Haydi plaja gidelim.Laten we naar het strand gaan.
Çocuklar plajda oynamayı gerçekten çok seviyorlar.Kinderen houden er echt van om op het strand te spelen.
Ben plajı seviyorum.Ik hou van het strand.
Bugün bir daha plaja gidecek misin?Ga je nog een keer naar het strand vandaag?
Kasaba plajında dalış yapmak mümkündür.Spotkanie na plaży Czekaj, ja ci pokażę!
Uzun bir plaja sahiptir.Posiada długie plaże.
1 adet mavi bayraklı plajı vardır.Wszystkie posiadają kategorię Błękitnej Flagi.
Plajları ücretsizdir.Wejście na plażę jest bezpłatne.
Bir grup sörfçü hem çalışmak hem de sörf yapmak için Gün Batımı Plajına gelirler.Czworo nastolatków wybiera się na odludną, nadmorską plażę, by tam spędzić dzień na zabawie i surfowaniu.
Turistler için görülecek yerleri uzun kumsal plajlar.Są często widywane przez turystów na plażach.
Lauren (Lo) Ridgemount : Lo, Plajın sahibinin kızıdır.Lauren 'Lo' Ridgemount – córka właściciela hotelu.
Bir marinası ve kumlu plajları vardır.Posiada port i piaszczyste plaże.
Plaj kulüpleri kurulmuştur.Powstaje prawdziwa plaża.
Köy içinde dört adet plaj bulunmaktadır.Znajdują się w niej 24 plaże.
Kumlu plajları bulunur.Występują tutaj piaszczyste plaże.
Jerry plaj sandalyesine oturmuş rahalıtlıyordur.Lecz Frank tylko goni Jerry'ego po całej plaży.
Ada plajlarıyla ünlüdür.Wyspa znana jest ze swoich plaż.
Kent Park’ta 350 metrelik yapay plaj yer almaktadır.Ponadto w Kenii znajduje się 536 kilometrów plaż z białego piasku.
Kentte daha uzun dönem tatil yapanların tercihi grootstrand (büyük plaj) dir.Część wodospadów w Peru, wśród których znajdują się jedne z najwyższych na Ziemi.
"İki Erkek Bir Plaj", 1909.Dwie wieże wodociągowe z 1909 r.
Plajda ücretli ve ücretsiz bölümler bulunur.Przy plaży mieści się kilka punktów gastronomicznych i handlowych.
Ben plaja gitmeyi severdim.Kochałam chodzić na plażę.
Şu anda Kaliforniya'daki Venice Plajı'nda ikamet etmektedir.Han bor för närvarande på Venice Beach, Kalifornien.
Neum, dik tepelere, kumlu plajlara ve birkaç büyük turistik otele sahiptir.Neum har branta kullar, sandstränder och flera stora turisthotell.
Plajlardaki çocukları nasıl öldürdüğünüzü, nasıl vurduğunuzu çok iyi biliyorum."Jag minns de barn som blev dödade på stränder..."
Birçok plaja sahiptir.Det finns flera stränder.
Gölün iki plajı, 22 adası ve pek çok kayalığı bulunmaktadır.Sjön har flera skärgårdar och totalt 22 000 öar.
Bitez plajı mavi bayraklıdır.Stranden är blue flag-klassificerad.
Ada plajlarıyla ünlüdür.Ön är känd för sina badstränder.
Defektif Griffin (Elisabeth Moss) bu sefer Bondi Plajı'nda bulunan Asyalı bir kızın ölümü soruşturuyor.Robin Griffin utreder då mordet på en anonym asiatisk flicka som hittas i en resväska på Bondi Beach.
Hirfanlı Baraj göleti sahili Toklumen'de doğal bir plaj görüntüsündedir.Första banan var en naturisbanan vid Strandbjörket.
İncekum PlajıSkummeslövsstrand
14 kilometrelik bir plaja sahip olan Netanya, çok popüler bir turizm şehridir.14-кілометрові пляжі Нетаньї зробили її популярним туристичним осередком.
Plajı ve denizi temizdir.Пляж чистий і облаштований.
Yükselmenin hızı şimdi deniz seviyesi üzerinde kalmış olan eski plajlardan anlaşılmaktadır.Морські акумулятивні рівнини являють собою підняті над сучасним рівнем моря ділянки древнього морського дна.
Kuzey Carolina'da bulunan Carolina Plajı'ndaki evinde 3 Ocak 2009 tarihinde öldü.Помер 3 січня 2009 у своєму будинку у Кароліна-Біч (штат Північна Кароліна), де він жив в останні роки.
Jaboatão plajı.Пляж санаторію.
Birkaç plajları, tatil köyleri ve oteller vardır.Він має кілька пляжів, курортів і готелів.
Plajların yıldızı.Зірки стадіонів.
Adanın harika plajları vardır.На острові розташовані безліч пляжів.
Adada aynı zamanda Katergo adında bir çıplaklar plajı bulunmaktadır.На острові також знаходиться маяк на мисі Саричеф.
Çocuklar bugün plaja gidiyorlar.Діти сьогодні йдуть на пляж.
Ben plajdayım.Я на пляжі.
O, plaj voleybolu oynuyor.Він грає у пляжний волейбол.
Tom plaj voleybolu izliyor.Том дивиться пляжний волейбол.
Plaj nerede?Де пляж?
Plaj nerede?Де знаходиться пляж?
Plaja gidiyorum.Я йду на пляж.
Şehir, deniz yemekleri ve plajlarıyla ünlüdür.Město je známé svým vínem a plážemi.
Plajların yıldızı.Miss Pláž .
Köy içinde dört adet plaj bulunmaktadır.V obci se nachází 24 pláží.
Plajları ücretsizdir.Prostory jsou bezbariérové.
Jerry plaj sandalyesine oturmuş rahalıtlıyordur.Jerry umírá téměř pokojně na lavičce.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod