pisi ile cümle
pisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
8 dakikadan fazla pişirildiğinde dağılır.Вироблено понад 8 тис. пікапів.
Salatalar için 35 dakika, çorbalar için ise 50 dakika pişirmek gerekir.Для приготування супу – до 5-ти хвилин, для приготування з овочами – до 10-ти хвилин.
Yine köylü halkı ekmek pişirir.Жителі села займалися хліборобством.
Bölge mutfağı pek çok pişirme teknikleri ve malzemeler ihtiva eder.Колгосп придбав чимало техніки й інших засобів виробництва.
ABD'de yaygın olan pişirme stilleri, diğer Batı ülkelerindekilerine benzer.Традиції прийому їжі такі ж, як і в інших регіонах Іспанії.
Kahve makinesi, ayrı bir kapta su kaynatmayı gerektirmeyen kahve pişirme aracıdır.Кавова́рка — пристрій для приготування кави, без необхідності кип'ятіння води в окремій ємності.
Pişirilen yemekler yenir.Купують новий кухонний посуд.
İlk kez 1568 yılında pişirildi.Вперше згадується у 1568 році.
Bir saat kadar pişirilir.Певний час діяла їдальня.
Kızgın fırında 45 dakika pişirin.У 15 годин 40 хвилин тарілка антени закріплена на щоглі.
Küçük siniler pişirme kabı olarak da kullanılır.Також вона використовується як начинка для пирога.
Avrupa'da tüm pişirme yöntemleri ateşin kullanılmaya başlanması ile gelişti.Всі типи приготування їжі вимагали використання вогню.
Kim yemek pişirecek?Хто готуватиме?
Yemek pişireceğim.Я готуватиму.
Turta pişiriyorum.Я пеку пиріг.
Onlar yemek pişiriyorlar.Вони готують їжу.
Tom Mary için yemek pişirir.Том готує для Мері.
Ben kahvaltı pişirdim.Я приготував сніданок.
Tom kahvaltı pişirdi.Том приготував сніданок.
Tom, Mary için akşam yemeği pişiriyor.Том готує вечерю для Мері.
Tom yemek pişirmede benden daha iyidir.Том готує краще за мене.
Tom yemek pişirmede benden daha iyidir.Том готує краще, ніж я.
Tom yemek pişirmede benden daha iyidir.Том готує краще від мене.
Genelde yemek pişirmek için kullanılır.Používá se běžně při vaření.
Pişirmesi kolay, ekonomik ve besleyicidir.Vaříme zdravě, chutně a hospodárně.
Pişirmenin ötesinde, bu ateş ısı ve ışık kaynağı olurdu.Kromě vaření sloužil oheň též jako zdroj světla a tepla pro celou budovu.
Bir saat kadar pişirilir.Vaříme cca 3 hodiny.
Toplam pişirilmesi süresi yaklaşık yarım saattir.Celé dílo trvá asi půl hodiny.
Bundan dolayı basit pişirme yöntemleri kullanmak zorunda kaldılar.Proto musely přijít snáze pochopitelné metody měření.
Kahve makinesi, ayrı bir kapta su kaynatmayı gerektirmeyen kahve pişirme aracıdır.Kávovar je stroj určený pro přípravu kávy takovým způsobem, aby se voda nemusela vařit v oddělené nádobě.
HCV; sarılma, öpme ya da yeme ve pişirme malzemelerinin paylaşılması gibi gelişigüzel temas yoluyla bulaşmaz.HCV se nešíří příležitostnými dotyky jako je objímání, líbání či půjčování příborů či kuchyňských potřeb.
Türk kahvesi kabaca çekilmiş kahvenin cezve denilen uzun saplı kaplar içinde pişirilmesiyle hazırlanır.Turecká káva, tzv. „turek“ se připravuje slitím jemně namleté kávy v šálku.
Balığın ve deniz ürünlerinin uzun süre pişirilmemesi gerekir.Rybáři nesmí soukromě prodávat vlastnoručně ulovené ryby a mořské plody.
Kendin Pişir, Kendin Ye!Pomáhá tam i sám vaří.
Avrupa’daki gibi, üst sınıfların evleri yemek pişirme işi için ayrı bir odaya sahiptiler.Podobně jako v Evropě měly bohatší domácnosti samostatnou stavbu, která byla určena speciálně pro vaření.
Karıştırılarak pişirilir.Potrava je smíšená.
Kömür ateşinde pişirilir.Proč si zapálit uhlí pod nohama.
Burada biraz daha pişirilir.Ten se zde vaří dodnes.
Ancak bazı ülkelerde yemek olarak da pişirilir.V některých zemích se i žvýká po jídle jako digestiv.
Salatalarda kullanılır veya yeşillik olarak pişirilir.Konzumují se v salátech nebo vařené jako listová zelenina.
Öncelikle üzeri kızarana kadar fırında pişirilir.Na pečivo se sype před jeho pečením.
Ateşten yararlanmayı öğrendikten sonra besinleri pişirmeye başladılar.Tím, že byly odměňovány potravou, se naučily otvírat si klec.
Bu yiyecek daha çok özel günlerde olmakla beraber pişirilerek akrabalara komşulara sunulmaktadır.Tento systém znamená, že místo jednoho člověka připravuje nyní jídlo více kuchařů.
200 derece ısıtıp 40 dakika pişirin.Dort se peče při 200°C asi 35 minut.
Ekmek pişirme işi sobalarda ya da pileki adı verilen özel toprak kaplarda yapılmaktadır.Zapálit si cigaretu je dovoleno jen ve vymezených kuřárnách či na terasách restaurací.
Bu, uygun pişirme sağladı.Proslavila se svou dobrou kuchyní.
Bu gece yemek pişiriyor musun?Budeš dnes večer vařit?
Daha sonra etleri su ilavesi ile pişirin.Urmează apoi o spălare cu apă curată.
ABD'de yaygın olan pişirme stilleri, diğer Batı ülkelerindekilerine benzer.În general, bucătăria americană este asemănătoare cu cele ale altor țări occidentale.
Ayrıca ev işlerini ve yemek pişirmeyi sever.Îi place de asemenea să grădinărească și să gătească.
Izgarada pişirilmesi tercih edilir.Se preferă așadar cura la izvor.
Bir saat kadar pişirilir.Ceaiul a durat o oră.
Bu kıyma, bir gün dolapta bekletilir ve köfte ocağında pişirildikten sonra servis yapılır.De aceea cafeaua nu era niciodată preparată în bucătărie și apoi servită direct în ceașcă.
Kısık ateşte uzun sürede pişirilir.Ciorba se fierbe pe foc foarte mic și numai scurt timp.
Fazla pişirilirse tadı kaçabilir.Dar prin gătire, acest miros se pierde complet.
Avrupa'da tüm pişirme yöntemleri ateşin kullanılmaya başlanması ile gelişti.Această metodă de preparare a hranei s-a răspândit în întreaga lume odată cu descoperirea focului.
Malzemeleri pişirmek içni genellikle soya yağı kullanılır.Uleiul de soia este de obicei folosit pentru a găti ingredientele.
Kısık ateşte pişirilir.Focul pâlpâie în vatră.
Basketbol oynamaktan ve yemek pişirmekten hoşlanır.Îi place să joace baschet și face caiac.
Kağan bir koyun ve bir at pişirterek büyük bir ziyafet verdi.Au dat domniei mele un cal și o cupă.