pisi ile cümle
pisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Su ve salça ilave edildikten sonra tandırda köz haline gelmiş ateşin içine gömülerek pişirilir.Na de slacht en na het uitsnijden van de ham wordt deze bedekt met stro dat aangestoken wordt.
1913'te mekanik fırın açıldı ve 1940 yılına kadar ekmek okulda pişirildi.De dagbouw ontstond in 1913 en vanaf 1917 werd er bruinkool gedolven.
Genellikle açık havada odun veya meşe kömürü yakılmış bir ateşte pişirilir.Vaak is alleen een klein sfeer- of kookvuur toegestaan.
Yine köylü halkı ekmek pişirir.De bakker bakt het brood.
Bu yüzden leşler iyi pişirilir.Van zijn overblijfselen zal lijm gekookt worden.
Sıcak suyla pişirilerek kahve özünün suya geçmesi sağlanır.Pas dan kan er met heet water koffie van worden gezet.
Yeterince pişirilince zehiri geçer: Yanlış.Gebakken bladerdeeg is broos (het schilfert gemakkelijk).
Bunlara örnek olarak; soba=pöşkü, havlu=peşkir, kedi=pisik gösterilebir.Voorbeelden: a macskával = met de kat, az ablakkal = met het raam.
Sabaha karşı şehrin üzerine balçıktan pişirilmiş, kat kat taşlar yağdırılır.De volgende ochtend komt Hans in een tuin vol doornen en struikgewas.
Yemek pişirmekteyim.Ik ben aan het koken.
Yemek pişirmeyi severim.Ik hou van koken.
(Ne yapıyorsun), geliyirim (geliyorum), buliyir misin? (biliyor musun), büşürdün mü?(pişirdin mi).Seiyū: Asami Seto Izumi Miyamura (jap.
Café de olla (Kelime anlamıyla çömlek kahvesi) Meksika'nın geleneksel kahve pişirme metotudur.Café de olla (dosł. „kawa z garnka”) – tradycyjna meksykańska metoda parzenia kawy.
Pişirilen yemekler yenir.Odrzuca jakiekolwiek potrawy gotowane.
Kızgın fırında 45 dakika pişirin.44 minuty spędził na ławce kar.
Pişirme tarzına göre ekmekler ikiye ayrılır: Ev ekmeği, fırın ekmeği.Różnice semantyczne w diaforze mogą być słabo zarysowane, np.: Chleb jest chlebem codziennym.
Pişirme sırasında şişler sık sık çevrilir.Żyrafy często ślinią się podczas żerowania.
Yeterince pişirilince zehiri geçer: Yanlış.Ciasto na makaron należy cienko rozwałkować (na grubość ok.
Balık fırında pişirilebilir, ızgara yapılabilir ya da yağda kızartılabilir.Możemy złowić ryby, które później ugotujemy lub przyrządzimy na grillu.
(Yemekler yeni pişirildiğinde de lezzetlidir ancak kişi bu durumu yemekleri yerken keşfetmiştir.)(Wczoraj, podczas gdy jadłem obiad, słuchałem wiadomości w radio.).
Ayrıca gemisinde Bonsai ağaçları yetiştirmekte ve yemekleri de pişirmektedir.Poza tym przygotowuje posiłki dla załogi, a w wolnym czasie pielęgnuje drzewka bonsai.
Biçin/Meçin/Pisin/Pistin kelimeleri maymun anlamına gelir.Jest połączeniem słów maha oznaczającego wielki i Iśwara oznaczającego Bóg.
Diğer zamanlarda kayalar güneşte pişirme veya soğuk rüzgarlara maruz kalır.Poza tym skały wystawione są na działanie słońca i zimnych wiatrów.
Akşam başlayan pişirme işlemi sabaha kadar sürer.Trwają ostatnie przygotowania do wieczornej kolacji.
Pişince ateşten alınıp servis yapılır.I ten budynek został dotknięty pożarem, a następnie odbudowany.
Pişirilmiş kızıl tuğladan yapılmıştır.Wykonana jest z czerwonej cegły.
Törende yöre yiyeceği keşkek kazanlarla pişirilerek misafirlere ikram edildi..Podczas obiadów zaczęto podawać gościom potrawy w wyraźnie europejskim guście.
Buğulama yemeklerin su buharı yardımıyla pişirilmesidir.Herbata zaparzana jest przez gotowanie w wodzie.
Tom Mary'ye bir kek pişirdi.Tom upiekł dla Mary ciasto.
Ben yemek pişirmekten nefret ederim, ya sen?Nienawidzę gotować, a ty?
Izgarada pişirilmesi tercih edilir.Kokvattnet skall helst kasseras.
Diğer taraftan süzme, su ile ezilir, ateşte ısınıncaya kadar pişirilir (kaynamamalı).Förtätas luften, menade han, bildas vatten och jord; förtunnas den blir den eld.
Pişirilmiş kızıl tuğladan yapılmıştır.Tillverkad av rödaktig kalksten.
Bir saat kadar pişirilir.Detta ska sedan koka en timme.
Ancak bazı ülkelerde yemek olarak da pişirilir.I många länder till matlagning.
Kızgın fırında 45 dakika pişirin.Argao är indelat i 45 barangayer.
Terim Doğu Asyalılar tarafından Asya usulü yemek pişirme tekniklerinin karşıtı anlamında da kullanılır.Termen används av östasiater för att kontrastera mot asiatiska matvanor.
Kendin Pişir, Kendin Ye!Ät och må bra!
Orihime bazı normal yiyecekleri de sevmesine rağmen evde acayip yiyecekler pişirip yer.Orihime lagar och äter konstig mat hemma, även om hon också tycker om några vanliga livsmedel.
Köfteler pişirildikten sonra tavada da kızartılabilirler.Rötterna kan även efter kokning ätas direkt.
Yaprakları da sebze olarak pişirilir.De unga bladen kan kokas som grönsak.
Yumuşayana kadar pişirilir.Soppan sjuds tills kålen blir mjuk.
Toplam pişirilmesi süresi yaklaşık yarım saattir.Ofta tar hela pitchmötet mindre än en halvtimme.
Örneğin ham dökme demir yiyeceklerin pişirilmesinde yüzyıllardır kullanılmaktadır.Man har sedan århundraden tillbaka använt sig av is som kylmedel.
Daha sonra pişiriliyordu.Därefter kokas den.
Yiyecekler doğru şekilde pişirilerek ve yemekten önce eller yıkanılarak hastalıktan korunulur.Prevention sker genom att tillaga mat ordentligt och genom handtvätt före matlagning.
Güzel yemek pişirememekte ve elini yakmaktadır.De mosar sig inte vid kokning utan ska kokas väl.
Yastaki aile genelde yemek pişirmez ve temizlik yapmaz, bu iş ziyaretçilere düşer.En gäst bor eller arbetar vanligtvis inte på det stället som denne besöker.
Bazı yiyecekleri bambu sepetlere koyarak buharla pişirirler.Istället ångrostade de eller kokade sin mat i bamburör.
Mücver bu haliyle pişirilebilir.Påssjuka kan definieras så.
Mikrodalga fırınlar yiyecekleri içten dışa doğru pişirmez.Мікрохвильові печі не готують їжу зсередини.
Şavurmanın pişirilmesine çok benzer.Дуже схоже на збирання пазла, чи не так?
Orada yedi yıl kaldı ve Fransız Hıristiyanlarına zencefilli keki pişirmeyi öğretti.Він пробув там сім років, і вчив випічці імбирних пряників французьких християн.
Melody Valentine (Ashanti Bromfield): Popüler müzik grubu Josie ve Pisicikler'in davulcusu.Asha Bromfield у ролі Мелоді Валентайн: барабанщиця популярного музичного гурту Джозі та кішечки.
Kendin Pişir, Kendin Ye!Краще його готувати самим.
Kısık ateşte yaklaşık bir saat daha pişirilir.Каша готується на малому вогні близько півтори години.
Yaprakları da sebze olarak pişirilir.Молоді листя їдять як овочі.
Daha sonra biraz su eklenerek yumuşayıncaya değin pişirilir.До суміші після охолодження додають трохи води.
Daha sonra pişiriliyordu.Він продовжував готуватися.
Sert kabukları vardır ancak pişirildiğinde yumuşar.Непримхлива, але у посуху потребує поливу.