pis ile cümle
pis kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Pişmiş et hala ettir.Cooked meat is still meat.
Gerçekten kim olduğumu sana anlattığıma beni pişman etme.Don't make me regret telling you who I really am.
Burada kalmana izin verdiğime pişman etme.Don't make me regret letting your stay here.
Sana bu parayı ödünç verdiğime beni pişman etme.Don't make me regret lending you this money.
Tom bize bisküviler pişirirdi.Tom used to bake us cookies.
Tom bana nasıl yemek pişireceğimi öğretti.Tom taught me how to cook.
Tom Mary'ye nasıl pişirmeyi öğretti.Tom taught Mary how to cook.
Tom bir pislik gibi davrandı.Tom acted like a jerk.
Marc hatasından pişmanlık duyuyor.Marc regrets his mistake.
Onları nerede pişirdin?Where did you cook them?
Tom Mary'nin akşam yemeğini pişirmeye bile başlamadığını fark etti.Tom noticed Mary hadn't even started to cook dinner.
Tom'un pişirdiği keki denedin mi?Did you try the cake that Tom baked?
Sana bir somun ekmek pişirdim.I baked you a loaf of bread.
Sana biraz çikolatalı kek pişirdim.I baked you some brownies.
Ben sana bazı kurabiyeler pişirdim.I baked you some cookies.
O bir pislik.He's a jerk.
Bunu biraz daha uzun pişirmen gerekiyor gibi görünüyor.It looks like you need to cook this a bit longer.
Bu tavuk çok pişmiş.This chicken is overcooked.
Şimdi her şeyi anlıyorum ve Tom'un şimdi burada benimle olmadığına pişmanım.I understand everything now and I regret that Tom is not here with me now.
Bir yüzme havuzu ve bir bovling pisti var.There's a swimming pool and a bowling alley.
O buna pişman olacak.He will regret this.
Tom tam bir pislik.Tom is full of shit.
Sen pis bir yalancısın.You're a filthy liar!
O pis bir yalancı.He's a filthy liar.
O bir pis yalancı.She's a filthy liar.
O, pisliği temizlememe yardım etti.She helped me clean up the mess.
Yemek pişiremem.I can't cook.
Tom'un bir pislik olduğunu düşünüyordum.I thought Tom was a jerk.
Tom'un bir pislik olduğunu söylediğini sandım.I thought you said Tom was a jerk.
O acımasız bir pislik.He's a cold-hearted jerk.
Bunu nasıl pişirdin?How did you cook this?
Çok iyi yemek pişirebildiğini bilmiyordum.I didn't know you could cook so well.
Et pişiyor.The meat is cooked.
Pişman olacağımız bir şey yapmayalım.Let's not do something we'll regret.
Bir doğum günü pastası pişirelim.Let's bake a birthday cake.
Yemek pişirmeyi sever misin?Do you like to cook?
Sizin için yemek pişirmek istiyorum.I want to cook for you.
Senin için yemek pişirmek istiyorum.I want to cook for you.
Benim için akşam yemeği pişirirsen onu isterim.I'd like it if you would cook dinner for me.
Tom Mary'nin onun bir pislik olduğunu düşünmesini istemedi.Tom didn't want Mary to think he was a jerk.
Bu pis iş ve onu yapmak istemiyorum.That's a filthy job and I don't want to do it.
Senin pis işini benim yapmamı istiyorsun, değil mi?You want me to do your dirty work for you, don't you?
Bir yengeci nasıl pişireceğini biliyor musun?Do you know how to cook a crab?
Bir ıstakozu nasıl pişireceğini biliyor musun?Do you know how to cook a lobster?
Tom Mary'nin onun yumurtalarını pişirme tarzından mutlu değildi.Tom wasn't happy with the way Mary cooked his eggs.
Sabahleyin bundan pişman olacaksın.You'll regret this in the morning.
Marco aç olduğu zaman bir kilo pişmiş ürünü aç kurt gibi yiyebilir.When he's hungry, Marco is capable of wolfing down a kilogram of baked goods.
Marco aç olduğunda bir kilo pişmiş yiyeceği tıka basa yiyebilir.When he's hungry, Marco is capable of stuffing himself with a kilogram of baked goods.
Yemek pişirmeyi öğrenmek zorunda kalacaksın.You'll have to learn to cook.
O, pişman olacağın bir şey.That's something you'll regret.
Pişman olacağın bir şey yapma.Don't do something you'll regret.
Pişman olacağınız bir şey yapmayın.Don't do something you'll regret.
Sana bir şey pişirmeye gelmemi ister misin?Do you want me to come cook you something?
Böyle bir pislik olduğun için sana ödeme yapılıyor mu?Do you get paid for being such an asshole?
Tom yemek pişiriyor.Tom's cooking.
Tom çok pis.Tom's filthy.
Karım lezzetli bir yemek pişirdi.My wife has cooked a delicious meal.
Yemek pişireceğim.I'll cook.
Dün Mantarlı hamur işleri pişirdim.Yesterday I baked pastries with mushrooms.
Ben oraya gitmediğime pişmanım.I regret that I didn't go there.