pis ile cümle

pis kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Sana güzel sıcak akşam yemeği pişirdim.I've cooked you a nice hot dinner.
Hiç kimse Emily'den daha güzel elmalı turta pişirmez.No one bakes a finer apple pie than Emily.
Bütün hatalarına rağmen hiç bir pişmanlık hissetmedi.For all his failures, he did not feel so at all.
Pişman olacaksın!You'll regret that!
Bir gün buna pişman olacaksın.Some day you will regret this.
Onun kızı yemek pişirmede kötüdür.Her daughter is bad at cooking.
O evi satın almadığıma pişman oldum.I regret not having bought that house.
Yemek pişirebilir misin?Can you cook a meal?
İleride pişmanlık duymak istemiyorsan elinden geleni yapmalısın.You must do all you can lest you should regret later.
Nasıl balık pişireceğini biliyor musun?Do you know how to cook fish?
Okulundaki her erkek çocuk pişirmeyi öğrenmek zorunda mıdır?Does every boy have to learn cooking in your school?
Ben, sizin için alışveriş yapacağım, evi temizleyeceğim, ve akşam yemeği pişireceğim.I'll do your shopping, clean up the house, and cook your dinner for you.
Senin yemek pişirdiğini hiç görmedim. Hiç herhangi bir şey pişirebilir misin?I've never seen you cook. Can you cook anything at all?
Bundan pişman olduğun zaman gelecek.The time will come when you will regret it.
İki erkek çocuk yemeklerini kendi aralarında pişirdi.The two boys cooked their meal between them.
Sağlığımı ihmal ettiğim için pişmanım.I regret having neglected my health.
Yine de ona pişman olacaksın.You will yet regret it.
Bu akşam sana yemek pişireceğim.I'll cook for you tonight.
Şimdi yemek pişiriyorum.I am cooking now.
Karısı dışarıda olduğu için, kendisine akşam yemeği pişirdi.His wife being out, he cooked dinner for himself.
Karım dışarıda yemeyi sever ve bu yüzden yemek pişirmek zorunda değildir.My wife likes to eat out and so she doesn't have to cook.
Size katılamadığım için pişmanım.I regret not being able to join you.
Piskopos terk edilen göçmenlere acıdı ve onlara yardım etti.The bishop felt pity for the immigrants who were abandoned, and gave them help.
Kız kardeşim mutfakta yemek pişiriyor.My sister is cooking in the kitchen.
Ben akşam yemeğini pişirdim.I cooked dinner.
Eve geldiğimde, akşam yemeği pişiriyordu.When I came home, he was cooking dinner.
Eve geldiğimde kız kardeşlerim yemek pişiriyordu.My sisters were cooking when I came home.
Biz genellikle pişmiş balık yeriz.We usually eat cooked fish.
Kız kardeşim yemek pişirmeye alışkın değildir.My sister isn't used to cooking.
Pişirmede anneme yardım ettim.I helped my mother with the cooking.
Annem her sabah ekmek pişirir.My mother bakes bread every morning.
Annem akşam yemeği pişirmekle meşgul.My mother is busy cooking supper.
Bunu söylediğime pişmanım.I regret saying this.
Buraya geldiğime pişman değilim.I don't regret coming here.
Böyle bir şey yaptığıma pişmanım.I regret having done such a thing.
Bifteğimi orta pişmiş severim.I like my steak cooked medium well.
Öyle söylediğime pişmanım.I regret having said so.
Oraya gittiğime pişmanım.I regret going there.
Akşam yemeğini nasıl pişireceğimi biliyorum.I know how to cook dinner.
Tenis oynamaktan daha iyi yemek pişirebilirim.I can cook better than I can play tennis.
Doktorun tavsiyesini dinlemediğim için pişmanım.I regret not having taken my doctor's advice.
Okulda daha çok çalışmadığıma pişmanım.I regret not having studied harder at school.
Okuldayken tembel olduğum için pişmanlık duyuyorum.I regret having been lazy in my school days.
Bir öğretmen olduğuma pişmanım.I regret becoming a teacher.
Hatalı olduğunu söylediğime pişmanım.I regret saying that you were wrong.
Şu anda yemek pişirmekle meşgulüm.I am busy cooking at the moment.
Bugün akşam yemeği pişirmek zorundayım.I have to cook dinner today.
Dün ona söylediğimden gerçekten pişmanım.I really regret what I said to her yesterday.
Dün akşam akşam yemeğini pişirdim.I cooked supper last night.
Bazen akşam yemeği pişiririm.I sometimes cook dinner.
Kendim için yemek pişirmeye alışkınım.I'm used to cooking for myself.
Ben yaptığım şey hakkında pişman değilim.I have no regrets about what I did.
Yapmış olduğumdan hiçbir pişmanlık duymuyorum.I have no regrets for what I have done.
Hatamdan pişmanlık duydum.I came to regret my mistake.
Gençliğimde aylak olduğuma pişmanım.I regret having been idle in my youth.
Öğretmenime böyle bir şey söylediğime pişmanım.I regret having said such a thing to my teacher.
Oğluma akşam yemeğini pişirttim.I got my son to cook supper.
Ben çorbayı büyük tencerede pişiririm.I cook soup in a big pot.
Etimi iyi pişmiş severim.I like my meat well done.
Ona onu söylediğime pişmanım.I regret having said that to him.

İlgili Sayfalar