pis ile cümle

pis kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Hayatımın geri kalanını pişman olarak geçirmek istemiyorum.I don't want to spend the rest of my life regretting it.
Hava o kadar sıcak ki bir arabanın kaputunda yumurta pişirebilirsiniz.It's so hot that you could cook an egg on the hood of a car.
Kahretsin, gecenin bir yarısında beni aramaya cesaret eden pislik kim ?!Holy crap, who's the asshole who dares call me in the middle of the night?!
Eti nasıl pişireceğinizi biliyor musunuz?Do you know how to cook meat?
Er ya da geç, bu başıboşluğundan pişman olacaksın.Sooner or later, you will regret your idleness.
Sana söylediğime pişmanım.I regret that I told you.
Sana söylediğim şeyden dolayı pişmanım.I regret that I told you.
Sana fasulye pişireceğim.I'll boil you the beans.
Yaptığına pişman olacağın bir zaman gelecek.A time will come when you will regret your action.
Buna pişman olacağın zaman gelecek.The time will come when you'll regret it.
Son zamanlarda pişirmedeki becerisini geliştirdi.She has improved her skill in cooking recently.
Ben geçen baharda bir aşçılık dersi aldım ve ekmek pişirmeyi öğrendim.I took a cooking class last spring and learned to bake bread.
Okul günlerimde aylak olduğum için pişmanım.I regret having been idle in my school days.
Okul günlerimde başıboş olduğum için pişmanım.I regret having been idle in my school days.
Dışarısı sıcak olduğunda yemek pişirmeyi sevmiyorum.I don't like to cook when it's hot outside.
Çok pis dövüştükWe fought a hard battle.
Son pişmanlık fayda etmez.It is no use crying over spilt milk.
Mutfakta ne pişiyor?What is cooking in the kitchen?
Pis su borusu iyi çalışıyor.The drain is running freely.
Tuz, yemek pişirmek için gereklidir.Salt is necessary for cooking.
Ona pişman olmayacaksın.You won't regret it.
Onun nasihatını dinlemediğim için pişmanım.I regret not having taken his advice.
Benimkini az pişmiş istiyorum.I would like mine rare.
Daha sıkı çalışmadığıma pişman oldum.I regret that I did not work harder.
Az pişmiş et ve bir patates, lütfen.Medium-rare and a potato, please.
Bob yemek pişirebilir.Bob can cook.
Paula ve ben pazar günü akşam yemeği pişirdik.Paula and I cooked dinner on Sunday.
Bu balığı Fransa’da nasıl pişiriyorsunuz?How do you cook this fish in France?
Brian onunla bir ilişki başlattığına pişman ve ondan kaçmak istiyor.Brian regrets starting a relationship with her and wants to escape from her.
Ekmek bir fırında pişirilir.Bread is baked in an oven.
Doğru, yemek pişirme hakkında çok şey biliyor, ama iyi bir ahçı değil.It's true that she knows a lot about cooking, but she isn't a good cook.
Tom hayatının büyük kısmını boşa geçirdiğine pişman oldu.Tom regretted having wasted a great deal of his life.
Sukiyakinin nasıl pişirileceğini lütfen bana anlat.Please tell me how to cook sukiyaki.
Sınav için çok çalışmadığıma pişmanım.I regret not having studied hard for the test.
Soğanlar patateslerden daha çabuk pişer.Onions cook more quickly than potatoes.
O sözleri söylediğine pişman olacaksın.You'll regret having said those words.
O, yağda pişirildi.That was cooked in oil.
Turtayı gerçekten kendin mi pişirdin?Did you really bake the pie by yourself?
Biftek iyi pişmiş.The steak is well done.
Bu istiridyeleri yediğim için pişmanım.I regret eating those oysters.
Parayı boşa harcadığıma pişmanım.I regret that I wasted the money.
Peki, ben ekmek pişiriyorum.Well, I bake bread.
Bifteğimi az pişmiş severim.I like my steak rare.
Bifteğinizi nasıl pişmiş istersiniz.How would you like your steak done?
Jack bizim için yemek pişirmekle meşgul.Jack is busy cooking for us.
Jack, derinden pişman olmuş gibi görünüyor.Jack seems to regret it deeply.
Jane bana yemek pişirmek isteyip istemediğimi sordu.Jane asked me if I would like to cook.
İşte annemin pişirdiği balık.Here is the fish my mother baked.
Pilavı pişirme şeklimiz budur.This is how we cook rice.
Bu yemekler bana annemin yemek pişirmesini hatırlatıyor.These dishes remind me of my mother's cooking.
Et sadece yarı pişirilir.The meat is only half cooked.
Bu tarz pişirme Çin'e özgüdür.This style of cooking is peculiar to China.
Bu balık iyi pişmiş.This fish is done.
Bu biftek pişmiş mi?Is this steak done?
Bu eti biraz daha pişirir misin?Could you cook this meat a little more?
Aşçı eti ızgarada pişirdi.The cook broiled the meat.
Benim balık pişirme şeklim budur.This is how I cook fish.
Genellikle balık pişirme tarzım budur.This is how I usually cook fish.
Gazla mı yoksa elektrikle mi yemek pişirirsin?Do you cook by gas or electricity?
Sana güzel bir akşam yemeği pişireceğim.I'm going to cook you a nice dinner.

İlgili Sayfalar