pis ile cümle
pis kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom bir elmalı tart pişirdi.Tom baked an apple pie.
Tom buna pişman olacak.Tom will regret this.
Tom bana akşam yemeği pişirdi.Tom cooked me dinner.
Tom yemek pişirmeyi seviyor.Tom loves to cook.
Tom yemek pişiremeyecek kadar çok tembel.Tom is too lazy to cook.
Yemek pişirmene yardım edebilir miyim?Can I help you cook?
Yumurta sıcak suda pişmeyecek.The egg won't cook in warm water.
Ben bir tane pişirdim.I baked one.
Bir şey pişirmedin.You baked nothing.
O, eti pişirdi.She cooked the meat.
Hayır, senin için yemek pişirmeyeceğim.No, I won't cook for you.
Hiç kimse Emily'den daha iyi elmalı kek pişiremez.No one can bake apple cake better than Emily can.
Biraz kurabiye pişirdim.I baked some cookies.
Bu pisliği temizle.Clean up this mess.
Kalk Ronald! Annen sana bir tatlı çörek pişirdi.Get up, Ronald! Your mother has cooked you a sweetroll.
Yumurtayı kaç farklı yolla pişirmeyi biliyorsun?How many different ways do you know how to cook eggs?
Bir yumurtayı pişirmenin kaç farklı yolunu biliyorsun?How many different ways do you know how to cook an egg?
Ben ekmek pişirebilirim.I can bake bread.
Pastam pişerken düştü.My cake fell while it was baking.
Pist dışında kayak yaparken düştü.He fell while skiing off-piste.
Hem Tom hem Mary yemek pişirmede iyi değildir.Both Tom and Mary aren't very good at cooking.
Yemek pişirmede bu kadar iyi olduğuna dair hiçbir fikrim yoktu.I had no idea you were so good at cooking.
Tom'u işe aldığıma pişman olmaya başlıyorum.I'm beginning to regret hiring Tom.
Bu öneriyi yaptığıma pişman olmaya başlıyorum.I'm beginning to regret making that suggestion.
Tom sözünü tutmazsa pişman olur.If Tom breaks his promise, he'll regret it.
Tom Mary'den ayrılırsa pişman olur.If Tom breaks up with Mary, he'll regret it.
Tom Mary ile ilişkisini bitirirse pişman olur.If Tom breaks up with Mary, he'll regret it.
Tom yapması gerekeni yapmazsa pişman olur.If Tom doesn't do what he's supposed to do, he'll regret it.
Tom yapmasını istediğimiz şeyi yapmazsa pişman olur.If Tom doesn't do what we've asked him to do, he'll regret it.
Hepimiz olanlara pişmanız.We all regret what happened.
Bundan pişman olabiliriz.We might regret this.
Evrakının kabul edilmediğini sana bildirdiğimize pişmanız.We regret to inform you that your paper has not been accepted.
Bundan asla pişman olmayacaksın.You'll never regret this.
Tom ve Mary öğleden sonrayı bal kabaklı turta pişirerek geçirdiler.Tom and Mary spent the afternoon baking pumpkin pies.
Tom bazı kekler pişirdi.Tom baked some muffins.
Tom yaklaşık haftada bir kez ekmek pişirir.Tom bakes bread about once a week.
Tom çok iyi yemek pişiremez.Tom can't cook very well.
Tom Mary ve kendisi için özenle hazırlanmış bir yemek pişirdi.Tom cooked an elaborate meal for Mary and himself.
Tom yaptıklarını yaptığına çok pişman oldu.Tom deeply regretted doing what he had done.
Tom yapmaktan hemen pişman olduğu bir şey yaptı.Tom did something he immediately regretted doing.
Tom söylediğine hemen pişman oldu.Tom instantly regretted what he said.
Tom ailemizde yemek pişirmede biraz iyi olan tek kişidir.Tom is the only one in our family who is any good at cooking.
Tom kaseyi mikrodalgaya koydu ve pişirmeyi başlatmak için düğmeye bastı.Tom put the bowl into the microwave and pushed the button to start it cooking.
Tom Mary'nin duygularını incittiğine pişman oldu.Tom regretted hurting Mary's feelings.
Tom Mary'nin pişirmesinden etkilendi.Tom was impressed by Mary's cooking.
Tom yemek pişirmede çok iyi değildi.Tom was never very good at cooking.
Yaptıklarımdan dolayı pişmanlığım yok.I have no regrets for what I've done.
O pis pis sırıttı.He grinned sheepishly.
Onun için öğle yemeği pişirdi.He cooked dinner for her.
Tom Mary için yemek pişirdi.Tom cooked dinner for Mary.
O, annesinin hindi pişirmesine yardım etti.She helped her mother cook the turkey.
Tom Çin yemeği pişirmekle ilgilenmiyordu. Sadece yemek istiyordu.Tom wasn't interested in learning how to cook Chinese food. He just wanted to eat it.
O dövmeyi yaptırdığına pişman mısın?Do you regret getting that tattoo?
Tom o dövmeyi yaptırdığına pişman oldu bu yüzden onu çıkarttırdı.Tom regretted getting that tattoo, so he had it removed.
Tom bundan pişman olacak.Tom is going to regret it.
Tom onu yaptığına pişman olacak.Tom is going to regret doing that.
Tom benim için bir şey pişirmesini isteyip istemediğimi sordu.Tom asked if I wanted him to cook something for me.
İleride pişman olacağın bir şey söyleme.Don't say something you'll regret later.
İleride pişman olacağın bir şey yapma.Don't do something you'll regret later.
Daha sonra pişman olacağın bir şeyi yapma.Don't do something you'll regret later.