pis ile cümle
pis kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'a bir bıçak vermekten pişman olacağımızı biliyordum.I knew we'd regret giving Tom a knife.
Buna pişman olacağımı biliyorum.I know I'm going to regret this.
Her türlü yemeği pişirmeyi severim.I like to cook all kinds of food.
Ailem için yemek pişirmeyi seviyorum.I love cooking for my family.
Yemek pişirmeni izlemeyi seviyorum.I love watching you cook.
Bunu yaptığıma pişman olabilirim.I may regret doing this.
Bunu yaptığıma pişmanım.I regret doing that.
Bu karara pişmanım.I regret that decision.
Ben sadece yemek pişirmekten daha fazlasını yapabilirim.I can do more than just cook.
Tom'un sevdiği yemeklerden biri domates çorbası ile ızgarada pişirilmiş peynirli sandviç.One of Tom's favorite meals is a grilled cheese sandwich with tomato soup.
Yangın alarmımız annem mutfakta yemek pişiriyorken bazen çalar.Our fire alarm sometimes goes off when my mother is cooking something in the kitchen.
Tom gerçekten iyi elmalı turtalar pişirebilir.Tom can bake really good apple pies.
Tom akşam yemeğini pişirdiği için Mary'ye teşekkür bile etmedi.Tom didn't even thank Mary for cooking dinner.
Tom daha çok çalışmadığı için pişmanlık duyuyor.Tom regrets not having studied harder.
Söylediğime pişman oldumI regret what I said.
Sanrı kısa ömürlüdür ama pişmanlık uzun bir zaman sürer.Delusion is short-lived, but remorse lasts a long time.
Ben spagetti pişirmede oldukça iyiyim.I'm pretty good at cooking spaghetti.
Hiçbir şey için pişman değilim.I regret nothing.
Bir pislik gibi davranmayı kes.Stop acting like a jerk.
Her gün fırında pişirir misin?Do you bake every day?
Tom bana bir pislik dedi.Tom called me a scumbag.
O yemek pişirmeyi bilmiyor.She doesn't know how to cook.
Bu kurabiyeleri senin için pişirdim.I baked these cookies for you.
Makarna pişirmek kolaydır.Cooking pasta is easy.
Tom nasıl makarna pişireceğini bilmiyor.Tom doesn't know how to cook pasta.
Yavaş pişiren bir ocak aldım.I bought a slow cooker.
Tom'un saçı daima yağlı ve pis.Tom's hair is always greasy and dirty.
O er ya da geç buna pişman olacak.He'll regret it sooner or later.
Babanın gitarını satarsan pişman olacağını düşünüyorum.I think you'll regret it if you sell your father's guitar.
Daha çok Fransızca çalışmadığıma pişman olmaya başlıyorum.I'm beginning to regret not studying French harder.
Okuldan ayrılırsan pişman olacağını düşünüyorum.I think you'll regret it if you drop out of school.
Tom'u Mary'nin pişirdiği hiçbir şeyi yememesi konusunda uyardım.I warned Tom not to eat anything Mary cooked.
Sanırım bizimle gitmezsen pişman olacaksın.I think you'll regret it if you don't go with us.
Tom ve Mary şimdi pisliği temizliyor.Tom and Mary are cleaning up the mess now.
Pişirdiğin hiçbir şeyi yemeyeceğim.I'm not going to eat anything you cook.
Tom onun için pişirdiğim hiçbir şeyi yemeyecek.Tom won't eat anything I cook for him.
Tom er ya da geç pişman olacaktır.Tom will regret that sooner or later.
Keşke Tom bize biraz ekmek pişirse.I wish Tom would bake us some bread.
Tom Çin yemeği pişirmeyi sever.Tom likes to cook Chinese food.
Tom, Mary'nin akşam yemeği pişirmesini istedi.Tom asked Mary to cook dinner.
O pisliği temizlemiyorum.I'm not cleaning up that mess.
Tom pişirmeyi bilmiyor.Tom doesn't know how to cook.
Yaptığım şeyden pişmanım.I'm sorry for what I've done.
Buna pişman olurdun, sanırım.You'd regret that, I think.
Tom, Mary'ye pis pis baktı.Tom gave Mary a dirty look.
Tom Mary için bir pasta pişirdi.Tom baked a cake for Mary.
Ben bir şey pişirmiyordum.I wasn't cooking anything.
Ben akşam yemeği pişireceğim.I'm going to cook dinner.
Bunu yaptığına pişman olurdun.You'd regret doing that.
Tom nasıl pişirildiğini bilir.Tom knows how to cook.
Sana akşam yemeği pişireceğim.I'll cook you dinner.
Tom'un odası pis.Tom's room is dirty.
Turta pişiriyorum.I'm baking a pie.
Bundan pişman olurdun.You'd regret it.
Ev pis kokuyordu.The house stank.
Tom bir pisliktir.Tom's a jerk.
Daha sonra bundan pişman olmam.I wouldn't regret this later.
İyi pilav pişirebilir misin?Can you cook rice well?
Senin için bir kek pişirdim.I've baked a cake for you.
Zerre pişman değilim.I don't regret it one bit.