pirinç ile cümle
pirinç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tatlı pirincin yaklaşık altı saat ıslatılmasıyla yapılır.Готуються шляхом замочування солодкого рису протягом близько шести годин.
Pirinç temel üründür.Основним продуктом є рис.
Beyaz pirinç tüketiminin çok olması da riski artırmakta rol oynamaktadır.Є теорія, що значна кількість білого рису в харчуванні також відіграє свою роль в підвищенні ризику.
Pirincin mayalanma için kullanılmamasının ilk örneği budur.Є першою платівкою без продакшену Rikanatti.
Pek çok Uzak Doğu mutfağında olduğu gibi, pirinç Tayland mutfağının da başlıca hububatıdır.Як і в інших країнах Південно-Східної Азії, основною їжею для камбоджійців є рис.
“Tteok” pirinç keki ve “guk” ise çorba anlamına gelmektedir.Буквально «кукпап» означає «суп з рисом».
Bölgenin en güzel pirinçleri burada yetişir.В провінції вирощується найбільша кількість рису в країні.
Ayrıca Kili, Ukrayna' nın pirinç üretimi olarak en büyük merkezlerindendir.Кілія — найбільший в Україні центр із вирощування рису.
(Naisok) (pirinç) (yemek).«Риса» (І.
Bu yapışkan pirinçten yapılan gerçek mochiden farklıdır.Відрізняється від справжнього мочі, зробленого з клейкого рису.
Bunun yanı sıra uzakdoğuda yaygın bir şekilde pirinç şarabı da tüketilir.Серед напоїв дуже популярним є вино з рису.
Bu bağışlar arasında 2 ton pirinç, 300 kg yumurta, 300 kg hayvan yemi de vardı.З двору треба було здати 200 штук яєць, 40 кг м'яса, інші податки.
Pirincin fiyatı yüzde 3 arttı.Ціна на рис виросла на три відсотки.
Pirinci seviyorum.Мені подобається рис.
Pirinci seviyorum.Я люблю рис.
Beyaz pirinç tüketiminin çok olması da riski artırmakta rol oynamaktadır.Zdá se, že i konzumace většího množství bílé rýže hraje při zvýšení rizika roli.
Pirinç sütü, pirinçten elde edilen bir tahıl sütüdür.Rýžové mléko je rostlinné mléko vyrobené z rýže.
Kore mutfağı büyük ölçüde pirinç, sebze ve ete dayanmaktadır.Korejská kuchyně je z velké části založena na rýži, zelenině a masu.
Pirinç tarımının önemli bir merkezidir ve yaz aylarında su basan pirinç tarlalarıyla çevrilidir.Je významným centrem pěstování rýže, a je obklopeno rýžovišti, která jsou v létě zaplavována.
Çoğunlukla kahverengi pirinçten yapılır ve genellikle şekersizdir.Nejčastěji je vyrobeno z hnědé rýže a většinou je nasládlé.
Özellikle pirinç yetiştirilir.V provincii se pěstuje zejména rýže.
1795 - Pirinç geçici metre çubuk yapılmıştır.1795 – zhotovena provizorní metrová tyč z mosazi.
Beta pirinçleriyse daha az sünek, fakat daha dayanıklıdır.Chuťově přijatelnější než odvary, ale méně účinné.
Bunun yanı sıra uzakdoğuda yaygın bir şekilde pirinç şarabı da tüketilir.Zároveň se nepozorovaně naplnil i sud s vínem.
Pirinç temel üründür.Nejdůležitější plodinou je rýže.
Ülkede pirinç fiyatları son durumda %15 düşürüldü.Inflace spotřebitelských cen se v následném období pohybovala pod 5% hranicí.
Sake Japonların pirinç ve tahıl tozundan yapılan ulusal içkisidir.Pivní pocházejí z kvasinek evropského hroznového a asijského rýžového vína.
2014'ten sonra Güney Kore pirinç pazarı tamamen açılacaktı.V roce 2014 proběhla kompletní revitalizace Řepského potoka.
Asya’da pirinç ve leblebi sık sık anafilaksiye neden olur.În Asia, orezul și năutul provoacă deseori anafilaxia.
Beyaz pirinç tüketiminin çok olması da riski artırmakta rol oynamaktadır.Se pare că și consumul ridicat de orez alb joacă un rol în creșterea riscului.
Su kanallarının yapılmasıyla halk tütünün yanında çeltik(pirince) yönelmiştir.Cel care dă gol e omul care aduce ploaia!”
MÖ 2500 : Malezya'da pirince rastlandı.2500 î.Hr.: Orezul a fost introdus în Malaezia c.
Kore mutfağı büyük ölçüde pirinç, sebze ve ete dayanmaktadır.Bucătăria coreeană se bazează în mare parte pe orez, legume și carne.
Özellikle Japonya ve Çin'de pirinç pilavı çok tüketilir.În China și Japonia s-au folosit paie de orez.
Pirinç sütü, pirinçten elde edilen bir tahıl sütüdür.Orezul cu lapte este un desert făcut din orez fiert în lapte.
Para toplamak için daimyo, henüz hasat edilmemiş pirinci satmak için vadeli sözleşmeler yaptı.Aerostar nu a reușit să obțină nici un contract de vânzare pentru APR Aurora până în prezent.
(Naisok) (pirinç) (yemek).Lagosta)și Mljet (it.
Yanı sıra köy halkı Pirinç yetiştiriciliğinden geçim sağlamaktadır.E interesant de menționat faptul că țăranii trebuiau să cultive orez în mod obligatoriu.
Suşi pilavı, kısa boylu Japon pirinci kullanarak hazırlanır.Orezul folosit pentru sushi este din varietatea japoneză, cu bobul scurt.
Pirinç pilavını genellikle çubuklarla yerim.De obicei eu mănânc orezul cu bețișoarele.
Pirinç pilavını genellikle çubuklarla yerim.De obicei eu mănânc pilaful cu bețișoarele.
Pirinç pilavı Japonya'da genellikle çubukla yenir.În general, în Japonia, orezul se mănâncă cu bețișoare.
Pirinç üretimi azaldı.Producția de orez a scăzut.
Asya’da pirinç ve leblebi sık sık anafilaksiye neden olur.Ázsiában a rizs és a csicseriborsó okoz gyakran anafilaxiát.
İnsanların %80 kadarı pirinç çiftçisiydi.Az emberek körülbelül 80%-a rizsfarmer volt.
Bu alanların % 80'inde pirinç üretilir.A földek 80%-án rizst termesztenek.
Pirinç temel üründür.A fő élelmiszer a rizs.
Pirinç unundan yapılan gözleme de yaygın olarak yenir.A rizst az utolsó szemig meg szokás enni.
Mercimek ve pirinç de tüm ülkede çok yaygın kullanılır.Szintén gyakori a lazac fogyasztása az egész országban.
Pirinç üretimi yükselirken nüfusun çok değişmemesi sonucunda refah arttı.A rizstermesztés folyamatosan nőtt, de a népességszám változatlan maradt, így megnövekedett a jólét.
Amazake (Japonca: 甘酒), fermente pirinçten yapılan düşük alkollü tatlı bir geleneksel Japon içeceğidir.Amazake (甘酒) a tradicionális édes, kis alkohol mennyiséggel rendelkező Japán ital, érlelt rizsből.
Bazen pirinç ve buğday kullanılabilir.Növényeket, rizst néha búzát termesztettek.
Bölgenin en güzel pirinçleri burada yetişir.Az ország legtermékenyebb talajai találhatók itt.
Çoğunlukla kahverengi pirinçten yapılır ve genellikle şekersizdir.Többnyire barna rizsből készül, cukor hozzáadása nélkül.
Pirinç ekonominin temeliydi.A korban a gazdaság alapját a rizs adta.
Yemek olarak ise pirinç atılır ve sadece balık yenir.Eredetileg csak a halat fogyasztották el, a készítéséhez használt rizst eldobták.
Pirinç yiyorum.Rizst eszek.
Pirinç, Edo’da Fudasashi pazarında satılırdı.Riisi myytiin fudasashi-markkinoilla Edossa.
Bazen düz pirinç veya onigiri üzerine serpilir.Sitä ripotellaan myös toisinaan tavallisen riisin tai onigirin päälle.
Ayrıca Hubei sıklıkla Balık ve Pirinç memleketi olarak da anılır.Hubeita nimitetään myös kalan ja riisin kotipaikaksi.
İlgili Sayfalar