Ana içeriğe geç
Sözlük

pir ile cümle

pir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom köpeğine bir pire tasması taktı.Tom put a flea collar on his dog.
Bu bir piramit şeması değil.It's not a pyramid scheme.
Bu bir piramit şeması değil, bu bir hediye daire.It's not a pyramid scheme, it's a gifting circle!
Bu pirinç yapışkan.This rice is sticky.
Onun kuzu pirzolası var.He has mutton chops.
Yaşlı adam biraz pirinç lapası yedi.The old man ate some rice porridge.
O bir pirinç yetiştiricisi.He's a rice farmer.
Pirinç nemi sevmez. Onu iyi sakladığından emin ol.Rice does not like moisture. Be sure to store it well.
Bu pirinç ocağı bulanık mantık kullanır.This rice cooker uses fuzzy logic.
En son ne zaman pirinç yemeği yedin?When was the last time you ate paella?
Lütfen bana bir bardak pirinç verir misin?Please give me a cupful of rice.
300 gram pirinç pişir.Cook 2 Japanese cups of rice.
Yaklaşık bir buçuk fincan pirinç pişirin.Cook about one and a half cup of rice.
Pirinç, erişte ve patates tipik yan yemeklerdir.Rice, noodles, and potatoes are typical side dishes.
Avrupa'da hiç piramit yok.There are no pyramids in Europe.
Piramitler nasıl yapıldı?How were the pyramids built?
Hala yerel pirinç kekleri yemeyi seven insanlar var.There are still people who love eating native rice cakes.
Pirinç arsenik ile kirletilmiş.This rice is contaminated by arsenic.
Balık ve pirinç pilavı yedik.We ate fish and rice.
Pirinci seviyorum.I like rice.
Tom genellikle fasulye, pirinç patates ya da makarna yer.Tom often eats beans, rice, potatoes or pasta.
Onlar pirincin tadına bakıyorlar.They're tasting the rice.
Arjantin'de yüzmeye gidenler piranhalar tarafından saldırıya uğradı.Bathers in Argentina were attacked by piranhas.
Piranhalar büyük, obur ve keskin dişlidirler.Piranhas are big, voracious fish with sharp teeth.
Tom günde en az iki kez pirinç yiyor.Tom eats rice at least twice a day.
Daha fazla tuz gerekip gerekmediğini görmek için pirincin tadına bak.Taste the rice to see if it needs more salt.
Pirinç pilavı yediğimden beri iki hafta oldu.It's been two weeks since I ate rice.
Kızarmış pirinçli etin nasıl yapılacağını öğrenmek zorunda kalacağım.I will have to learn how to make beef fried rice.
Hangisini tercih edersin, beyaz pirinci mi yoksa kahverengi pirinci mi?Which do you like better, white rice or brown rice?
Japonya'da eskiden yedikleri kadar çok pirinç yemiyorlar.They don't eat as much rice in Japan as they used to.
Tom beyaz pirinçten çok kahverengi pirinç yiyor.Tom eats brown rice more often than white rice.
Tom pirinç yetiştiriyor.Tom grows rice.
Pireneleri geçerek Fransa'dan İspanya'ya gittik.We went from France to Spain by crossing the Pyrenees.
Japonya'da pirinç için talep önemli.The demand for rice in Japan is considerable.
Pireyi deve yapmayalım.Let's not make a mountain out of a molehill.
Asyalılar çok pirinç yerler.Asians eat a lot of rice.
Biri nişasta olmadan nasıl pirinç pilavı pişirir?How does one cook rice without starch?
Nişasta olmadan nasıl pirinç pilavı pişirirsin?How do you cook rice without starch?
Pirinç sipariş etmedim.I didn't order rice.
Tom muhtemelen nasıl pirinç pişireceğimi bilmediğimi düşünüyordu.Tom probably thought I wouldn't know how to cook rice.
Ülkemdeki en ünlü simge piramitlerdir.The most famous landmarks in my country are the pyramids.
Nehirde piranalar vardı.There were piranhas in the river.
Bu, pirinçten yapılmış.It's made of brass.
O biraz pirinç aldı.He bought some rice.
O biraz pirinç satın aldı.He bought some rice.
Benim kolaj için pirinç kullanacağım.I'm going to use rice for my collage.
Ben bir torba pirinç bir taşıyorum.I carry a bag of rice.
O, domuz pirzolası yiyor.He's eating pork chops.
Köpeklerle yatarsan pirelerle kalkarsın.If you lie down with dogs, you will get up with fleas.
Köpekle uyuyan pireyle kalkar.He who sleeps with dogs gets up with fleas.
Artık pirincimiz yok.We have no more rice.
Lanet olsun! Pirinç almayı unuttum.Damn! I forgot to buy rice.
Kaç tane domuz pirzolası satın aldın?How many pork chops did you buy?
Bizim biçtiğimiz pirinç boldur.The rice we harvested is bountiful.
Tom kızarmış pirinç yemek istiyor.Tom wants to eat fried rice.
Beş yuan paralar pirinç, ve on yuan paralar bronz dışında yapılır.The five yuan coins are brass, and the ten yuan coins are made out of bronze.
Kuşlar pirinci severler.The bird likes rice.
Tom muhtemelen pireyi deve yapıyor.Tom is probably just making a mountain out of a molehill again.
Büyük Giza Piramidinin nasıl yapıldığını hiç kimse bilmiyor.No one knows how the Great Pyramid of Giza was built.
Keops Piramidi Antik Dünyanın Yedi Harikası'ndan biridir.The Great Pyramid of Giza is one of the Seven Wonders of the Ancient World.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod