Ana içeriğe geç
Sözlük

piknik ile cümle

piknik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom ve Mary bir ağacın altında piknik öğle yemeği yiyerek oturdu.Tom and Mary sat under a tree eating a picnic lunch.
Parkta bir piknik yapacağız.We'll have a picnic in the park.
Bir piknik için güzel bir gün.It's a good day for a picnic.
Piknik için kesinlikle güzel bir gün.It certainly is a good day for a picnic.
Piknik yapamadık.We couldn't picnic.
Dün akşam sahilde piknik yapamadık.We couldn't picnic on the beach yesterday.
Piknik için büyük göle gittik.We went to big lake for picnic.
Geçen hafta sonu piknik için dağlara gittim.Last weekend I went for a picnic in the mountains.
Tom bir piknik battaniyesinin üzerinde oturuyor.Tom is sitting on a picnic blanket.
Piknik yapmak için daha iyi bir yer düşünemedim.I couldn't think of a better place to have a picnic.
Piknikte çok eğleneceğini düşünüyorum.I think you're going to have a lot of fun at the picnic.
Piknikte birçok erkek yoktu.There weren't many boys at the picnic.
Piknikten hoşlanacağınızı düşünüyorum.I think you'll enjoy the picnic.
Piknik bütün gün sürdü.The picnic lasted the whole day.
Dün piknik nasıldı?How was the picnic yesterday?
Piknikte bir sürü güzel yiyecek olacağını biliyorum.I know that there will be a lot of good food at the picnic.
Bu, piknik için harika bir yer gibi görünüyor.This looks like a great place for a picnic.
Piknik nerede olacak?Where will the picnic be?
Bu piknik yapmak için mükemmel bir gün gibi görünüyor.It looks like a perfect day for a picnic.
Tom ve Mary şelâlenin yanında piknik yaptı.Tom and Mary had a picnic by the waterfall.
Tom piknik masasında Mary'nin karşısında oturdu.Tom sat across the picnic table from Mary.
Piknik oldukça eğlenceliydi.The picnic was quite fun.
Piknik iptal edilmedi.The picnic hasn't been cancelled.
Ailem piknikten hoşlandı.My family enjoyed the picnic.
Biletler 13 dolar ve oyundan sonra bir piknik öğle yemeği dahildir.Tickets are $13 and include a picnic lunch after the game.
Hava iyi olursa pazar günü piknik yapacağız.We'll have a picnic on Sunday, weather permitting.
Piknik için mükemmel bir gün.It's a perfect day for a picnic.
Yarın bir piknik yapacağız, hava müsait olursa, elbette.We'll have a picnic tomorrow, weather permitting, of course.
Piknik yağmur nedeniyle iptal edildi.The picnic was canceled because of rain.
Piknik alanına kara yolu ile kolayca ulaşılabilir.The picnic area is easily accessible by road.
Kendi piknik yeğini getir.Bring your own picnic lunch.
Biz küçük bir tepe üzerindeki bir yeşil alanda piknik yaptık.We had a picnic in a green field on a small hill.
Nehrin yanında piknik yapabiliriz.We could have a picnic by the river.
Biz nehir kenarında bir piknik yaptık.We had a picnic by the river.
Biz arka bahçede bir piknik yaptık.We had a picnic in the backyard.
Kendi piknik sepetini getir.Bring your own picnic basket.
Bugün piknik yapmayacaksın, Anne Shirley. Bu cezanız olacak.You'll go to no picnic today, Anne Shirley. That shall be your punishment.
Tom ve Mary'yi yarın piknik için plaja götürmeye söz verdim.I've promised to take Tom and Mary to the beach for a picnic tomorrow.
Piknikten hoşlandın mı?Did you enjoy the picnic?
Sahada bir piknik yaptılar.They had a picnic in the field.
Tom piknik sepetinden bir sandviç çıkardı ve Mary'ye uzattı.Tom took a sandwich out of the picnic basket and handed it to Mary.
Tom piknik sepetinden bir sandviç çıkardı ve onu yemeye başladı.Tom took a sandwich out of the picnic basket and started eating it.
Tom piknik sepetinden iki sandviç çıkardı ve birini Mary'ye verdi.Tom took two sandwiches out of the picnic basket and handed one to Mary.
Hepimiz piknikten zevk aldık.We all enjoyed the picnic.
Tom ve Mary piknik masasında oturdular.Tom and Mary sat at the picnic table.
Tom ve ben piknikte eğlendik.Tom and I enjoyed ourselves at the picnic.
Hadi piknik yapalım.Let's go on a picnic.
Yarın bir piknik yapıyoruz.We're having a picnic tomorrow.
Bugün piknik için mükemmel bir gün.Today is a perfect day for a picnic.
Köydeki herkes piknikte olmayı planlıyor.Everyone in the village plans to be at the picnic.
Piknik yapmaktan zevk alır mısınız?Do you enjoy going on picnics?
Yağmur yağarsa, piknik iptal edilecek.If it rains, the picnic will be canceled.
Piknik yapabileceğimiz sessiz bir plaj bulalım.Let's find a quiet beach where we can have a picnic.
Burada çevre köylerden gelen insanlar piknik yapmaktadır.Here people of near by villages come for picnic.
Doktor, Amy ve Rory 2012 yılında New York'ta Central Park'ta piknik yapmaktadır.In 2012, The Doctor, Amy, and Rory enjoy a picnic in Central Park.
Park, gençler için gözde bir buluşma merkezi, aileler için ise bir piknik alanıdır.The park has become a popular meeting place for young people and a picnic area for families.
Örneğin piknik sahnesinde Mayhew Barton'a sorar: "Yazmak huzur verici, değil mi?"During the picnic scene, for example, Mayhew asks Barton: "Ain't writin' peace?"
Piknik alanları bulunmaktadır.There are picnic tables.
Parklarda piknik yapanların sandviçlerini bile aşırdıkları görülmektedir.They are even known to snatch sandwiches from picnickers.
Çevresi piknik alanı olarak düzenlenmiştir.It is developed as picnic spot.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod