pi ile cümle
pi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tom çok iyi pişiremez bu yüzden çoğunlukla dışarıda yer.Tom can't cook very well, so he often eats out.
Tom piyanoyu notasız olarak oldukça iyi çalabilir.Tom can play the piano by ear quite well.
Tom yemek pişirebilir.Tom can cook.
Tom pijamaları ile alt kata geldiTom came downstairs in his pajamas.
Tom, akşam yemeğinde pişirmek için biraz pahalı et satın aldı.Tom bought some expensive meat to cook for dinner.
Tom Pazar günleri kurabiye pişirir.Tom bakes cookies on Sundays.
Tom karısına bir kabak böreği pişirdi.Tom baked his wife a pumpkin pie.
Tom bütün pizayı tek başına yedi.Tom ate the whole pizza by himself.
Tom onun kız arkadaşının onun için pişirdiği pastayı yemediğini itiraf etti.Tom admitted that he didn't eat the cake that his girlfriend had baked for him.
Eğer Tom onu yaparsa, pişman olacağından emin.If Tom does that, he's sure to regret it.
Tom'un karısı kadar iyi ya da daha iyi yemek pişirebildiğini duydum.I've heard that Tom can cook as well as, or better than, his wife.
Tom'un yaptığından pişmanlık duyup duymayacağını merak ediyorum.I wonder if Tom regrets what he did.
Görünüşe göre, Tom o albümü piyasaya çıkarmadan önce zaten ünlüydü.Apparently, Tom was already famous before he released that album.
Tom Mary'ye piyanonun nasıl çalındığını öğretti.Tom taught Mary how to play the piano.
Tom Mary'ye ekmek pişirmeyi öğretti.Tom taught Mary how to bake bread.
Mary pişirirken, Tom akşam yemeği için masayı hazırladı.Tom set the table for dinner while Mary cooked.
Tom telefon numarasını Mary'ye söylediğine pişman.Tom regrets telling Mary his telephone number.
Tom Mary'ye kaba davrandığı için pişman.Tom regrets having been rude to Mary.
Tom obua çaldı ve Mary piyanoda ona eşlik etti.Tom played the oboe and Mary accompanied him on the piano.
Tom Mary için yemek pişirmeyi sever.Tom likes cooking for Mary.
Tom, Mary'nin niçin Tom'la birlikte pikniğe gitmemeye karar verdiğini biliyor.Tom knows why Mary decided not to go on the picnic with him.
Tom mutfakta Mary ile birlikte akşam yemeği pişiriyor.Tom is in the kitchen with Mary cooking dinner.
Tom Mary ile yarın pikniğe gidiyor.Tom is going on a picnic tomorrow with Mary.
Tom Mary'nin piyano çaldığını duydu.Tom heard Mary play the piano.
Tom çok geçmeden Mary'nin piyano çaldığını duydu.Tom heard Mary play the piano not too long ago.
Tom Mary'ye akşam yemeğini pişirtti.Tom got Mary to cook dinner.
Tom tavuğu Mary'nin hoşlandığı şekilde pişirmektedir.Tom cooks chicken just the way Mary likes it.
Tom ve Mary yağmur yağdığı için pikniğe gidemediler.Tom and Mary couldn't go on a picnic because it was raining.
Tom ve Mary pazartesi günü akşam yemeğini pişirdiler.Tom and Mary cooked dinner on Monday.
Tom ve Mary pizza yemek için şehir merkezine gidiyorlar.Tom and Mary are going downtown to eat pizza.
Mary güveç pişiriyor ve Tom bir salata yapıyor.Mary is cooking stew and Tom is making a salad.
Mary Tom'un partisi için üç düzine kurabiye pişirdi.Mary baked three dozen cookies for Tom's party.
Tom'un Mary'den ayrıldığına pişman olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom ever regrets leaving Mary.
Benimle birlikte pikniğe gitmek istiyor musunuz?Do you want to go on a picnic with me?
Mary reçetesiz her şeyi pişirebilir.Mary can cook anything without recipes.
Aileme yemek pişirmek için gereğinden daha fazla zaman harcamayacağım.I didn't want to spend any more time than necessary cooking for my family.
Piyangoyu kazanmış olsan ne yapardın?What would you do if you won the lottery?
O piyano çalıyordu ve o şarkı söylüyordu.He was playing the piano and she was singing.
Hava dışında, harika bir piknikti.Except for the weather, it was a great picnic.
Pipo içerken oturuyordum.I was sitting while smoking a pipe.
Çoğu kişi yağla yemek pişirmek yerine tereyağıyla yemek pişirmeyi tercih eder.Many people prefer to cook with butter instead of oil.
Bu gece ben yemek pişireceğim.I will be the cook tonight.
Bu pisliği tuvalete kim bıraktı?Who left this mess in the toilet?
Dün akşam akşam yemeği pişirdim.I made tea last night.
Bu dükkâna her ne zaman gitsem, taze pişmiş taiyaki kekleri satıyorlar.Whenever I go to this store, they're selling freshly baked taiyaki cakes.
Bayan Wood yemek pişirmede çok iyiydi.Mrs. Wood was very good at cooking.
Karım yemekleri iyi pişirir.My wife cooks well.
Piyano pahalıdır.The piano is expensive.
Saygın bir insan bulmak bir piyango kazanmaktan daha zor.Finding a decent man is more difficult than winning a lottery.
Tom'un kısmi-zamanlı işi pizza teslimatıydı.Tom's part-time job is delivering pizzas.
Tom da pikniğe gitmek istiyor, onu davet etmeliyiz.Tom would like to go on the picnic, too. We should invite him.
Akşam yemeğini pişiren kişi Tom'du.Tom was the one who cooked dinner.
Tom piyanosunu taşımak için ona yardım edecek bazı kişiler arıyordu.Tom was looking for some people to help him move his piano.
Tom Mary'den piyanoda onun için bir şarkı çalmasını istedi.Tom wanted Mary to play a song for him on the piano.
Tom Mary'nin akşam yemeği pişirmesini istedi.Tom wanted Mary to cook dinner.
Tom Mary'nin gerçekten pinti olduğunu düşündü.Tom thought Mary was really mean.
Tom gece geç saatlerde verdiği karardan pişmanlık duyuyor.Tom regrets the decision he made late last night.
Tom, Mary'yi John'a tanıştırdığından pişmanlık duyuyor.Tom regrets having introduced Mary to John.
Tom pizzasına çok fazla acı sos koydu.Tom put too much hot sauce on his pizza.
Tom piyanoda birkaç melodi çaldı.Tom played a few tunes on the piano.