pi ile cümle

pi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tom pikniği iptal etmek zorunda kalabilir.Tom may have to cancel the picnic.
Tom nasıl spaghetti pişireceğini biliyor.Tom knows how to cook spaghetti.
Tom Çin yemeği pişirme hakkında bir şey bilmiyordu.Tom knew nothing about cooking Chinese food.
Tom babası Vietnam Savaşında bir helikopter pilotu olan bir adam tanıyordu.Tom knew a man whose father was a helicopter pilot during the Vietnam War.
Tom, babası Vietnam Savaşı sırasında helikopter pilotluğu yapmış bir adam tanıyordu.Tom knew a man whose father was a helicopter pilot during the Vietnam War.
Tom'un akşam yemeği için kuzu pirzola, patates ve mantar çorbası vardı.Tom had lamb chops, potatoes and mushroom soup for dinner.
Tom piyangoyu kazanacağını ummuştu.Tom had hoped that he would win the lottery.
Tom yaptığından pişmanlık hissetti.Tom felt remorse for what he had done.
Tom soğuk pizza bile seviyor.Tom even likes cold pizza.
Tom en az günde bir kez pirinç pilavı yer.Tom eats rice at least once a day.
Tom her gün en az üç kase pirinç pilavı yer.Tom eats at least three bowls of rice every day.
Tom pijama giymez. O çıplak uyur.Tom doesn't wear pajamas. He sleeps in the nude.
Tom'un canı yemek pişirmek istemiyor.Tom doesn't feel like cooking.
Tom Mary'nin onun bir pısırık olduğunu düşünmesini istemiyordu.Tom didn't want Mary to think he was a wimp.
Tom Mary'nin yemek pişirmeyi sevdiğini bilmiyordu.Tom didn't know that Mary liked to cook.
Önemli bir iş toplantısı olduğundan dolayı Tom bizimle pikniğe gidemedi.Tom couldn't go on the picnic with us today because he had an important business meeting.
Tom mutfakta pişen yemeğin kokusunu alabiliyordu.Tom could smell breakfast cooking in the kitchen.
Tom bütün kendi yemeklerini pişirdi.Tom cooked all his own meals.
Şu anda kendine ait bir piyanosu olmasa bile Tom hâlâ piyano çalabiliyor.Tom can still play the piano even though he doesn't own one now.
Tom çok iyi yemek pişirebilir.Tom can cook very well.
Tom bir piyango bileti satın aldı.Tom bought a lottery ticket.
Tom bir ekstra-baharat kovası, kızarmış piliç ve bir konteyner lahana salatası ısmarladı.Tom bought a bucket of extra-spicy fried chicken and a container of coleslaw.
Tom ve arkadaşlarının üçü pikniğe gitti.Tom and three of his friends went on a picnic.
Tom ve Mary tüm sabahı kekler pişirerek geçirdi.Tom and Mary spent all morning baking cupcakes.
Tom ve Mary öğle yemeklerini yerken boyanmamış bir piknik masasında oturdular.Tom and Mary sat at an unpainted picnic table eating their lunch.
Tom ve Mary boş bir piknik masası bulamadı.Tom and Mary couldn't find an empty picnic table.
Hiç kimse Tom'un yapabildiği kadar iyi pizza yapamaz.Nobody can make pizza as well as Tom can.
Tabakta bir parça piliç, bir patates ve biraz yeşil bezelye vardı.On the plate was a piece of chicken, a potato and some green peas.
Pirinç pilavı bir balık yemeği ile güzeldir.Rice is nice with a dish of fish.
Pierrot kaçıktır.Pierrot is crazy.
Şimdiye kadar yediğim en iyi kekler, annemin pişirdikleridir.The best cakes that I have ever eaten are those that my mother baked.
Benim için yemek pişir.Cook for me.
Ben hala kahverengi pirinç pişiriyorum.I'm still cooking the brown rice.
Ben senin duygularını incitmek istemedim ve yaptığıma pişmanım.I didn't want to hurt your feelings, and I regret that I did.
Pizza ve bira getir!Bring pizza and beer!
Yemek pişirmek istemiyorum.I don't want to cook.
Evde yemek pişirmek bir lokantada yemek yemekten daha sağlıklıdır.Cooking at home is healthier than eating out at a restaurant.
Benim en sevdiğim pizza, Pizza Hawaii'dir.My favorite pizza is Pizza Hawaii.
Oğlum onun pişirdiklerini yemekten hoşlanan tek kişi değil.My son isn't the only one who enjoys eating her cooking.
Kazaya sebep olduğuma son derece pişmanım.I deeply regret having caused the accident.
Tom piyango tarafından seçildi.Tom was chosen by lottery.
Tom gaz ile pişirir.Tom cooks with gas.
Pil düşük olduğunda benim cep telefonu bip sesi verir.My cellphone beeps if the battery is running low.
Düşmanını affet ama o piçin adını unutma.Forgive your enemy, but remember the name of that bastard.
O, bir pilot olmak için kararını verdi.He made up his mind to become a pilot.
Tom, bir kaseye biraz pirinç koydu.Tom put some rice in a bowl.
Tom notasız piano çalmada oldukça iyidir.Tom is pretty good at playing piano by ear.
Tom bir pısırıktır.Tom is a wimp.
Yaptığıma pişman değilim.I don't regret what I've done.
Kızarmış pirinç yedim ve biraz bira içtim.I ate fried rice and drank some beer.
Ben iyi Tok Pisin konuşamıyorum.I can't speak Tok Pisin well.
Tom'un bir kalp pili var.Tom has a pacemaker.
Tom'un çok sayıda pişmanlıkları var.Tom has many regrets.
Tom herhangi bir pişmanlığı yok.Tom has no regrets.
Tom bu akşam akşam yemeğini pişirmek zorunda.Tom has to cook dinner tonight.
Tom yıllarca piyano çalmadı.Tom hasn't played the piano in years.
Tom Mary'ye pişirdiği kekin tadının iyi olduğunu söyledi.Tom told Mary that the cake she baked tasted good.
Piyanoda benden daha iyidir.He's better at the piano than I am.
Benden daha iyi piyano çalabilir.He can play the piano better than I can.
Çocukluğundan beri bir pilot olmak istedi ve oldu.Since his childhood he wanted to become a pilot, and he did.

İlgili Sayfalar