pi ile cümle
pi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Alabalık pişirmek için favori tarzın nedir?What's your favorite way to cook trout?
Yemek pişirecek favori kişin kimdir.Who's your favorite person to cook for?
En sevdiğiniz piyanist kimdir?Who's your favorite pianist?
Ayrıca Piotr ve Lech de iyi arkadaşlardır.Also Piotr and Lech are good friends.
Hem Piotr, hem de Lech; Polonyalıdır.Both Piotr and Lech are from Poland.
Piotr futbola meraklıdır.Piotr is interested in soccer.
Piotr'un saçları siyahtır ama Lech'in saçları sarıdır.Piotr has black hair but Lech has blond hair.
Ania ve Piotr on iki yaşındadır.Ania and Piotr are twelve.
Lidia; Magdalena, Ania, Piotr ve Lech'e biraz yemek pişirebilir misin?Lidia, can you cook some food to Magdalena, Ania, Piotr and Lech?
Manga " One Piece " Malezya çok popüler.The "One Piece" manga is very popular in Malaysia
Babam yarın sabah bana lezzetli bir yemek pişirecek.My father will cook me a delicious meal tomorrow morning.
Pizzayı seviyorum.I like pizza.
Yemek pişirmeyi sever misiniz?Do you like cooking?
Yıllarca günde iki kez pirinç yedi.He ate rice twice a day for many years.
Bir saat önce bir arkadaşla birlikte büyük bir pizza yedim.I ate a large pizza with a friend an hour ago.
Birlikte pikniğe gittiğimiz zamanı hâlâ hatırlayabiliyorum.I can still remember the time when we went on a picnic together.
Ben pizzayı spagettiyi sevdiğimden daha çok sevmiyorum.I don't like pizza any more than I like spaghetti.
Ben artık pizzayı sevmiyorum.I don't like pizza anymore.
Bir piknik masası yapmanın bu kadar zor olacağını asla düşünmemiştim.I never thought it'd be this hard to build a picnic table.
Bir piknik masasını kurmanın bu kadar zor olacağını asla düşünmemiştim.I never thought it'd be this hard to build a picnic table.
Beyaz pirinç yemeği kahverengi pirinçten daha çok seviyorum.I think I like eating white rice better than brown rice.
Pirinç pilavını genellikle çubuklarla yerim.I usually eat rice with chopsticks.
Keşke annem kadar iyi yemek pişirebilsem.I wish I could cook as well as my mother.
2009 yılında, Yeni Zelanda'da bir adam evcil köpeğini pişirdi ve yedi.In 2009, a man in New Zealand cooked and ate his pet dog.
Pili değiştirmenin sorunu çözeceği olası değil.It's unlikely that replacing the battery will fix the problem.
Soğan çiğ ya da pişmiş yenilebilir.Onions can be eaten raw or cooked.
Pirinç pilavı Japonya'da genellikle çubukla yenir.Rice is usually eaten with chopsticks in Japan.
Benim şimdiye kadar yediğim en iyi kurabiyeler annenin benim için pişirmiş olduklarıdır.The best cookies I've ever eaten are the ones that your mother baked for me.
Son kez ne zaman evde pişirilmiş akşam yemeği yedin?When was the last time you ate a home-cooked dinner?
Biz piknikleri seviyoruz.We love picnics.
Biz piknikleri gerçekten çok severiz.We really like picnics a lot.
En tecrübeli pilotlar kokpitte binlerce saat mesafe katettiler.The most experienced pilots have logged many thousands of hours in the cockpit.
Ne pişirmeliyiz?What should we cook?
Gençliğini boş harcama, aksi durumda daha sonra pişman olursun.Don't waste your youth, otherwise you'll regret it later.
Görüntüyü büyütürsen pikselleşebilir.If you scale the image up it might pixelate.
Bizim sütümüz Piyemontece konuşuyor.Our milk speaks Piedmontese.
Akşam yemeği için ne pişireceğimi merak ediyorum.I'm wondering what to cook for dinner.
Onun annesi harika bir piyanist.Her mother is a wonderful pianist.
Bu, pil zayıf olduğu için çok iyi çalışmıyor.It doesn't work so well because the battery is low.
Radyonun pilini değiştirmek zorundayım.I have to replace the radio's battery.
"Kekleri kim pişirir?" "Onları Alessandra pişirir.""Who bakes the cakes?" "Alessandra bakes them."
"Kekleri kim pişirdi?" "Onları Alessandre pişirdi.""Who baked the cakes?" "Alessandre baked them."
Genellikle ayda beş dilimden daha fazla pizza yer misin?Do you usually eat more than five slices of pizza a month?
Tom piyanoları akort etmeyi öğrenmek için okula gitti.Tom went to school to learn how to tune pianos.
Tom haftada üç kez piyano dersleri alır.Tom takes piano lessons three times a week.
Tom söylediğine pişman oldu.Tom regrets what he did.
Tom hiç ara vermeden üç saat piyano çaldı.Tom played the piano for three hours without taking a break.
Tom helikopter pilotu olmaya karar verdi.Tom made up his mind to be a helicopter pilot.
Tom kamp ateşinde yemek pişirmeye alışkındır.Tom is used to cooking on a campfire.
Tom yemek pişirmede oldukça iyidir.Tom is quite good at cooking.
Tom piyano çalmayı öğreniyor.Tom is learning how to play the piccolo.
Tom annesinin pişirdiğinden başka bir şey yemez.Tom eats nothing but his mother's cooking.
Tom çok fazla esmer pirinç yer.Tom eats a lot of brown rice.
Tom bugünlerde piyano çalmıyor.Tom doesn't play the piano nowadays.
Tom keki kimin pişirdiğini bilmiyor.Tom doesn't know who baked the cake.
Tom akşam yemeğini pişirdi.Tom cooked dinner.
Tom piranalar tarafından canlı olarak yenilen bir adam gördüğünü iddia etti.Tom claimed that he saw a man being eaten alive by piranhas.
Tom hangi ping-pong raketinin onunki olduğunu hatırlayamıyor.Tom can't remember which ping-pong paddle is his.
Tom pikolo çalamaz.Tom can't play the piccolo.
Tom sırtı ağrıdığı için piyanoyu taşımaya yardım edemiyor.Tom can't help move the piano because he has a bad back.