Ana içeriğe geç
Sözlük

pi ile cümle

pi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Piyanoda oturan kız benim kızımdır.The girl sitting at the piano is my daughter.
Sadece pilav değil, kebap da yedim.Not only did I eat pilaf, but I also ate kebabs.
Piyangoda on milyon dolar kazansan, o parayla ne yaparsın?If you won ten million dollars in a lottery, what would you do with that money?
Karım şimdi yemek pişiriyor.My wife is cooking right now.
İş piyasası doymuş değil.The job market is not saturated.
Pisagorun gizemli yoluna ve rakamların gizli büyüsüne sık sık hayran olurum.I have often admired the mystical way of Pythagoras, and the secret Magic of numbers.
Ne kadar iyi yemek pişirdiği hakkında övünür.She brags about how well she can cook.
Biz piknik için dışarıda iken, bizim evin kilidi bir hırsız tarafından açıldı.While we were out for a picnic, our house's lock was picked by a thief.
Okula git! Seni tembel piç.Go to school! You lazy bastard.
Mary annesinin yemek pişirmesine yardımcı oldu.Mary helped her mother cook.
Pilavımız dört yuandır.Our pilaf is four yuan.
Çok pis sıcak.It's fucking hot.
Etli pilav sekiz yuan. Vejetaryen pilav sadece dört yuan.The pilaf with meat is eight yuan. The vegetarian pilaf is only four yuan.
Ama nasıl kebap pişirileceğini bilmiyorum!But I don't know how to cook kebabs!
Ne pislikmiş!What an asshole!
O yemek pişirmeyi sever.He likes to cook.
Bana piyanoyu nasıl çalacağımı öğretir misin?Could you teach me how to play the piano?
Ben Picasso olmak istiyorum.I would like to be Picasso.
Ne pişiriyorsun?What are you cooking?
Dick piyano çaldı ve Lucy seslendirdi.Dick played piano and Lucy sang.
Bizim kaz pişiriliyor.Our goose is cooked.
Mary neden onunla pikniğe gidiyor?Why is Mary going with him to the picnic?
Uzağa gittiğim için pişmanım.I regret that I am going away.
O nasıl piyano çalacağını bilmiyor.He doesn't know how to play the piano.
Yemek pişiriyorum.I'm doing the cooking.
Pek çok yerde kör kişiler piyango bileti satarlar.In many places blind persons sell lottery tickets.
Pinochet kalp sorunları nedeniyle hastanede kalıyor.Pinochet remains in hospital due to heart problems.
Onun adı Mei. O, mutfakta yemek pişiriyor.She is called Mei. She is cooking in the kitchen.
Teresa hatalarına pişman oldu.Teresa regretted her errors.
Fırın Pino caddesindedir.The bakery is on Pino Street.
Adamın biraz pirinci var.The man has a little bit of rice.
Et yeterince iyi pişirilmemiş.The meat is not well enough cooked.
Pirinç lezzetlidir.The rice is delicious.
Pikasonun skeçleri hakkında özel bir sergi var.There's a special exhibit of Picasso's sketches.
Pişirmeden önce tavuğun sakatatını çıkarın.Remove the chicken's giblets before cooking.
Babam, pizza seviyorMy father loves pizza.
Yarın hava güzel olursa, piknik yapacağız.If the weather is nice tomorrow, we will have a picnic.
O piyanoyu benden daha iyi çalar.He plays the piano better than I do.
Mary pişirmede annesine yardım etti.Mary helped her mother with the cooking.
Angelica Pickles çok bencildir.Angelica Pickles is very selfish.
Piller için ekstra ücret ödemeniz gerekir.You need to pay extra for the batteries.
Odaya girdiğimde, piyano çalıyordu.When I entered the room, she was playing the piano.
O,ailesi için yemek pişirmeyi sever.He likes cooking for his family.
Bu pilavın harika tadı var.This pilaf tastes great!
Bir gün bundan pişman olursun.Someday you'll regret this.
Bir insanın asla pişman olmayacağı tek şey onun hatalarıdır.The only thing one never regrets are one's mistakes.
Bu gece yemek pişireceğim.I'll cook tonight.
Aşkım, yemeği pişirmeyi bitirdim.My love, I've finished cooking the food.
Piyano çalabilirim.I can play the piano.
Tek bir tane pirinci israf etmeyin!Waste not a single grain of rice!
PIN numaramı unuttum!I forgot my PIN number!
Pislik! Onun tuzağına düştüm!Crap! I fell for his trap!
Pijamalarımla kahvaltı yaptım.I ate breakfast in my pajamas.
Odada bir piyano vardı ama hiç kimse onu çalmıyordu.There was a piano in the room, but no one was playing it.
Bir pire kendi yüksekliğinde 200 kere atlayabilir.A flea can jump 200 times its own height.
Miho, Noriko'dan daha iyi piyano çalar.Miho plays piano better than Noriko.
Ben bile öyle bir piçten sosis kabul etmezdim.I wouldn't even accept kielbasa from a bastard like that.
O, yaptığına pişmandır.He regrets what he did.
Meksika'da Mısır'da olanların herhangi birinden daha büyük bir piramit var.There's a pyramid in Mexico bigger than any of those in Egypt.
Senin yemek pişirmeni gördüm.I saw you cooking.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
pi ile cümle - Sayfa 13 - pi kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App